Çocuğum Neden Hırçın? -3

Çocuğun kardeşinin olması durumunda, aşırı kıskançlık yaşaması çocuğu rahatsız edebilir. Kardeş kıskançlığının farkına varılmadığı, ilgi alakanın yoğun bir şekilde ilk çocuğa yöneltilip, diğer çocuğun ihmal edildiği durumlarda çocuk ilgi çekebilmek için hırçın davranışlar sergilemeye başlar. Kardeşine zarar vermemesi için yapılan yanlış müdahale yöntemleri ise çocuğun hırçınlığını daha da artırmaktadır. Ebeveynler, kardeş kıskançlığına zemin oluşturacak şekilde hareket etmemeleri, çocuğu anladıklarını ve desteklediklerini göstermeleri halinde hırçınlıkları azalacaktır.

Egosantrik (benmerkezci) dönem dediğimiz, 2-4 yaşları arasında, çocuk yavaş yavaş bağımsız olmaya başladığında, ben duygusu hâkim olur. Herşeyin onun olduğunu, dünyanın onun etrafında döndüğünü zannettiği bu evrede istekleri yerine gelmeyen çocuklar hırçınlaşırlar. Bu evrenin farkında olan ebeveynlerin göstereceği doğru yaklaşımlarla, çocuklar bu evreyi daha sakin geçirebilirler.

Çocukların çocuklarla bir araya gelmediği, devamlı yetişkinlerle büyüyen, akranlarıyla oyun oynamayı, paylaşmayı bilmeyen çocuklarda da hırçınlık gözlenebilmektedir. Çocuğun çocuklarla buluşabileceği oyun alanlarına gidilmesi, imkân ve ihtiyaç halinde, kreş veya anaokuluna gitmesi ile birlikte bu problem yavaş yavaş sönecektir.

Dil gelişimi zayıf, kekemelik yaşayan, kendini ifade etmekte zorlanan çocuklar, anlaşılmadıkları için öfke patlamaları yaşayabilir. Bu durumlarda, öfke hissetmesinin, hırçın davranmasının normal olduğunun bilinciyle çocuğun desteklenmesi gerekmektedir. Olaylar karşısında çocuğun duygularını paylaşmak, onu dinlemek ve anlamaya çalışmak öfkesini sağlıklı bir şekilde ifade etmesini sağlayacaktır.

Anne baba tutumlarından kaynaklanan davranış bozuklukları olabildiği gibi, bazı çocuklar davranışlarını kontrol etme güçlüğü yaşayabilir. Hiperaktif çocuklar diye adlandırdığımız bu çocuklarda öfke nöbetleri yaşayabilir. Etrafındaki eşyalara ve kişilere zarar verme eğiliminde olurlar. Sürekli hareket halinde olan bu çocuklar engellenmeye tahammül edemezler. Bu gibi durumlarda da kararlı olmak ve bir uzmandan yardım almak gerekir.

Çocuğun sürekli eleştirilmesi, arkadaşları ya da başkalarının yanında kıyaslanması, alay edilmesi, hırpalanması çocuğun hem size hem de çevresindeki kişilere karşı öfke duymasına sebep olacaktır. Kendine güvenmeyen bir çocuk kendini ifade etmekte güçlük çekebilir. Kendini ifade edemediği içinde anlatamadığı ve anlaşılamadığı içinde çevresine öfke geliştirir.

Devamlı engellenen, “yapma, etme, dokunma, koşma, zıplama, tutma, atma, inme, çıkma vs vs..” denilen çocuklar, zamanla bu ifadelere karşı duyarsızlaşır ve tepki ortaya koymaya başlarlar. Çocukları engellemek yerine, yapabileceklerine müsaade etmek, zıtlaşmak yerine onları anlamaya çalışmak hırçınlıklarının azalmasını sağlayacaktır.

İhmal edilen, ihtiyaçları görülmeyen, ilgisiz ailede büyüyen, şiddet gören çocuklarda değersizlik hissi oluşur. Ebeveynlerin problem çözmek için birbirlerine, çocuklarına ve çevrelerine karşı şiddete başvurmaları durumunda çocuklar bunu modelleyebilirler. Değersizlik duygusu ile baş edebilmek veya yanlış rol model olunan çocuklar, var olduklarını gösterebilmek adına tepkisizleşebilir veya aşırı tepkiler gösterebilirler. Aile içerisinde sağlıklı iletişimin kurulması, problemlerin görülmesi durumunda çocuk normal davranmaya başlayacaktır.

Ayrıca şu durumlarda da çocuklar hırçın davranışlar gösterebilir;

Yeni bir eve taşınma, göç, ölüm, kayıp, bitmeyen yas vb çocuğun psikolojisini etkileyen olaylar,

Akranlarından ilerde ya da daha geride bir zeka gelişimine sahip olmak,

Okul fobisin oluşması, okulda yaşanan sorunlar veya sınav kaygısının oluşması,

Genetik yatkınlık nedeniyle, bazı çocuklar şiddete meyilli bir fıtrata sahip olması,

Anne babaların çocuğuna tutarsız davranışlar göstermesi, bazen aşırı şımartmaları, bazen aşırı tepki göstermeleri,

Dövüş ve kavga gibi şiddet içeren filmlerin çok izlenmesi de çocukları izlediklerini taklit etmesi,

Çocuğun şiddet içeren bilgisayar oyunları çokça oynaması onu normal hayatta hırçın yapabilir.

Ezcümle, çocuklarımızı yetiştirirken ne yapmamız gerektiğini önce araştırmamız, sonra aile tutumlarımıza dikkat etmemiz gerekiyor. Ortada bir problem varsa, yüksek bir oranda bu ailenin eseridir. Aile kendini düzeltmediği müddetçe, çocukta düzelme olmaz. Mutlu bir aile varsa, güvenli, başarılı bir çocuk vardır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.