Bu kez haddinizi aştınız
Hz. Mevlana, 'Gel, ne olursan ol yine gel. İster kafir, ister mecusi. İster puta tapan ol yine gel. Bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir. Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel' diyerek tüm insanlığı doğru yola, hak yoluna yani İslamiyet'e davet ederken, onun bu felsefesi çarpıtılabiliyor. Hz. Mevlana, dostlarıyla birlikte sohbet toplantıları düzenliyerek, bu toplantılarda dini konuşmalar yaparak, insanlığı İslamiyet'e davet ederken, onun felsefesiyle yoğrulduklarını söyleyen bazı kişi ve kurumlar ise Hz. Mevlana'nın fikirlerini çarpıtarak sunuyor. Bu da İslamiyet'in yanlış anlaşılması gibi çok büyük bir tehlikeyi ortaya çıkarıyor.
FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN
SEMA, DANS ETMEK DEĞİL!
Hz. Mevlana'nın Konya'dan tüm insanlığa yaymaya çalıştığı ilahi ışığı günümüzde farklı yönlere çekenler, Mevleviliğin ne olduğunu tam kavrayamadıkları gibi sema adı altında yaptıkları dans ile de Mevlevilik tarikatını, dolayısıyla da İslamiyet'i yanlış tanıtmış oluyor. Üstelik bu faaliyetler Konya'da, Hz. Mevlana'nın dergahının çok yakınında olan bir iş yerinde yapılıyor. Dünyanın dört bir yanından akın akın Konya'ya gelenler ve özellikle İslamiyet dışındaki dinlere mensup olanlar, düzenlenen bu tür sözde sema törenlerine katılıyor. Yapılan etkinliklere bakıldığında ise İslami hiçbir figürün olmadığı gibi, İslamiyetle de bağdaşmayan şeylerin yapıldığı ortaya çıkıyor. Zaman zaman Konya'ya gelen bu gruplar, yaptıkları faaliyetleri de sosyal paylaşım sitelerinde paylaşıyorlar.
Çekilen görüntü ve fotoğraflara bakıldığında ise yaptıklarının ne kadar ahlaksızca ve haddi aşan şeyler olduğu anlaşılıyor. Sema adı altında yapılan etkinlikte mevlevi demeye bin şahit isteyen birisi bulunulan ortamın orta yerinde kendisinden geçmişçe dönüyor. Nereye döndüğünü, niye döndüğünü kendisi dahi bilmeyen bu kişinin etrafında ise kadınlı erkekli çok sayıda kişi onu izliyor. Ayrıca çeşitli müzik aletleri ile ortada dönen kişiye tempo tutuluyor. Her yaştan insanın bulunduğu bu ortamda özellikle yabancıların yer alıyor olması ise dikkatlerden kaçmıyor.
ÇENGİ OYNUYOR, SEMA DİYE İZLENİYOR!
Hz. Mevlana, "Ben yaşadıkça Kuran'ın bendesiyim. Ben Hz. Muhammed'in (sav) ayağının tozuyum. Biri benden bundan başkasını naklederse, ondan da bizarım, o sözden de bizarım (şikayetciyim)" diyor. Hz. Mevlana'yı ve Hz. Mevlana'nın felsefesini sözde diğer insanlara nakledenler ise, İslam dininin tamamen yasakladığı, Kur-an'ı Kerim'de ayetlerle ve Peygamber Efendimiz'in de hadisleri ile uyardığı konuları İslam üzerinden işlemeye çalışıyorlar. Yaptıkları yanlışların en önemli boyutlarından bir tanesi de bu etkinliklerde salonun ortasına bir çenginin çıkması. Üzerine semazeni andıran bir şeyler giyen ancak vücudunun tüm hatları belli olan kadın, salonun ortasında döndükçe kendinden geçiyor. Etrafındakiler pür dikkat onu izlerken, def çalınıp ney üfleniyor. Dönen kadının etrafındakiler de alkış tutarak, bu kısır döngüye tempo tutuyor. Bunun adına da sema töreni deniliyor. Bu ortamlarda etkinliği yapanların Türk olmasına karşılık, etkinliğe katılanların ise yabancı olması akıllara bir soruyu daha getiriyor. İslamiyet dışında bir dine mensup olan fakat, kendi dininden çıkıp başka bir dine mensup olmak isteyenlerin de bu etkinliklere katıldığı ve İslamiyet'i böyle bir şey olarak algıladıkları ifade ediliyor. Bu olaylar, 'Ben Hz. Muhammed'in ayağının tozu, Kur-an'ın bendesiyim diyen Hz. Mevlana'nın adeta toprağın altında kemiklerini sızlatıyor.
DALGA GEÇMEKTEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL!
Paylaşılan fotoğraflara bakıldığında dikkat çeken konulardan bir tanesi de ince bir çizgi şeklinde sakalı olan bir kişinin postnişin gibi durması ve başına sikke geçirmiş olan kadınların bu kişiden icazet alarak dönmesi. Kadınların sema yapmasının doğru olmadığı böyle bir şeyin Mevlevilik'te bulunmadığı herkes tarafından bilinirken, Mevlevilik'le uzaktan yakından ilgisi olmayan kişilerin bu işe soyundukları da bu fotoğraftan anlaşılıyor. Yaptıkları bu etkinlikle adeta Mevlevilik'le dalga geçiyorlar.
Bir başka fotoğrafta ise yine kalabalık bir grup, duvarları halı ve kilimlerle süslenmiş olan bir mekanda oturup sözde sema töreni icra ediyor. Kadınlı erkekli bir arada bulunan bu kişilerin içerisinde küçük yaştaki çocuklar da bulunuyor. Paylaşan bir videoya bakıldığında ise toplananların müzik eşliğinde eğlenip dans ederken, 'lailaheillallah' nidaları atması ise kabul edilebilecek hiç bir tarafı olmayan bir konu olarak yorumlanıyor.
MEVLANA'YLA ALAKASI OLMAYAN HAREKETLER
Selçuk Üniversitesi Mevlana Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Nuri Şimşekler de, görüntülere tepkili. Yapılan gösterilerin Mevlana'nın düsturu ile alakası olmadığını dile getiren Şimşekler, “Tasavvuf da zikir denilen bir şey var. bu ziki bazen gizli bazen açık olarak yapılır. Bu görüntülerin Hz. Mevlana ve mevlevilikle alakası yok. Mevlevilikte aşırı gitme yoktur. Onun yolunda en aşırı olay semadır. Onda da aşırılık yoktur. Belirli bir düzende yapılır. Semazenler 360 derece, 3 etapta Allah kelimesini çekerler. Allah kelimesi de gizli çekilir. 3. selam semanın en coşkulu anıdır. Orada bile bu zikir içten çekilir. Sonunda da Kur-an'ı Kerim okunur. Aşırılık yoktur.
Mevlevilikte de 'kanını içine akıt' diye bir tabir vardır. Eğer bir kişi duygularına hakim olamazsa, aşırı giderse semanın dedesi yanına gider ve 'kanını içine akıt' der” dedi.
KADIN-ERKEK KARIŞIK SEMA YAPILMAZ
Kadınlar geçmişte sema yaptığını fakat, erkeklerin kadınları kesinlikle görmediğini ifade eden Şimşekler, “Kadınların erkeklerle birlikte sema yapması kesinlikte yoktur, olamaz. Kadınlar geçmişte, dışarıya kapalı gizli alanda kendi içinde sema yapmışlar. Erkeklerle iç içe sema olmaz. Kadınları seması da kesinlikle halka açık olmaz, yanlıştır” ifadelerini kullandı.
SEMA EHLİYLE YAPILMALI
Sema yapacak kişinin ehil olması gerektiğini savunan Şimşekler, şunları kaydetti: “Sema, Sema Dedesi'nden öğrenilmiş olmalı. Nerede ve nasıl yapılacağı bilinmeli. Sadece sema ile de bu iş olmaz. Bu sadece unsur. Onunla beraber dini bilgilere hakim olunması gerekir. Mevlana kadar olmaza bile onun düsturuna uyulmalıdır. Zaten tekke ve zafiyelerin kapatılması ile Mevlevi olma yolu kalmamıştır. Bu resimlerde Hz. Mevlana'ya dair bir unsur yok. Kendi çaplarında bir şey yapıyorlar” diye konuştu. Semanını dans olarak aksedilmesinin de kesinlikle yanlış olduğunu belirten Şimşekler, kültürel değerlerin korunması için kanun çıkarılması gerektiğini ifade etti.
TEK KELİMEYLE İĞRENÇLİK!
Konuyla ilgili görüş bildiren Konya Kültür Sanat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Çipan da, “Bu fotoğraflara ve yapılan işlere tek kelimeyle iğrenç derim. Bu yapılanlar, İslam'dan bihaber olan, Mevleviliğin bir İslam kültürü olduğunu bilmeyen bir güruhun yerli işbirlikçileri ile Mevlevilik üzerinden İslam'ı yozlaştırma çabasından başka bir şey değildir. Gerçek Mevleviler ve Mevlevilik disiplini göz ardı edilip, görüşleri alınmadan yapılan program ve etkinliklerin bir sonucu olarak bugün bunlar yaşanmaktadır. Yarın bu kişiler, yaptıkları hadsiz işleri kurumsal bir hale getirecek ve buna kimse müdahale edemeyecektir. Bu nedenle şimdiden en ciddi önlemlerin alınması bir zorunluluktur” ifadelerini kullandı.
Mevlevi olmayanların 'Mevlevilik, dinler üstüdür' ifadelerine itibar edildiğini ve bu tür rezilliklere zemin hazırlandığını dile getiren Çipan, “Mevlevilik, İslam'ı yaşama şekillerinden biridir. Hz. Mevlana, bir İslam alimidir. Mevleviler, Müslüman'dır. Mevlevilik, sunni bir tarikattır. Hanefi mezhebine bağlıdır. Gel çağrısı ise kesinlikle ve sadece İslam'adır” dedi.
YASAYLA GÜVENCE ALTINA ALIN
Hz. Mevlana ve Mevleviliğin, doğru şekilde anlatılması gerektiğine vurgu yapan Mehmet Çipan, “Öncelikle, Mevlana Kültür Merkezi'nde yapılan sema törenlerinin aslına daha uygun bir yapıya kavuşturulmasının sağlanması lazım. Ezan, sala, tekbir ve salat-ı ümmiyenin yeniden sema törenlerinde yer alması gerekmektedir. Ayrıca, bu bir kültürse Kültür Bakanlığı, gerçek Mevlevileri muhatap alıp, bir yasa ya da yönetmelikle bu kültürü koruma altına almalıdır. Burada en büyük görev de bu şehrin yöneticilerine, valisine, belediye başkanına düşmektedir” diye konuştu.
RASİM ATALAY / İBRAHİM ÇİÇEKÇİ merhabahaber.com





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.