Bu kanun neyin nesidir?
Terörizmin Finansmanları'nın kurutulması adı altında Birleşmiş Milletler tarafından sunulan yasanın Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmasıyla ilgili sorumuza cevap veren Latif Selvi, “İslami yardımlara engel olacak bu kanun neyin nesidir” dedi.
28 Şubat'ın yıldönümünde Konya'daki sivil toplum kuruluşları (STK), karanlık günlerin bir daha yaşanmaması ve kısıtlanan özgürlüklerin giderilmesi amacıyla basın toplantısı düzenledi. Birçok STK temsilcisinin katıldığı toplantıda konuşan Konya Sivil Toplum Kuruluşları İcra Heyeti Başkanı Latif Selvi, geçmişte travma oluşturmuş olayların tekrarlanmamasını önlemek için önlemler alınması gerektiğini söyledi. Selvi, “Dün kara bir gün olan 28 Şubat'ın yıldönümüydü. Kimilerimiz; dün neredeydiniz sizi korkaklar, bakış açısıyla yorum yaparken 28 Şubat eleştiricisi dindarları tenkit ediyor, kimilerimiz; tarihin denizlerine atılmış, bir daha gelemeyeceğini umduğu kötü günler ve onun aktörlerinden bahsediyor. Konya STK'ları olarak o günlerin bir daha yaşanmamasını diliyoruz” dedi.
BU KANUN NEYİN NESİ?
Terörizmin Finansmanları'nın kurutulması adı altında BM tarafından sunulan yasanın Cumhurbaşkanı tarafından onaylanmasıyla ilgili sorumuza cevap veren Selvi, “Bugün terörün kaynaklarını kurutuyoruz derken, İslami hassasiyetiyle mağdur ve mazlum insanların yardımına koşan STK'ları BM Güvenlik Konseyi gibi bugüne kadar emperyalist devletlerin siyasi, askeri ve ekonomik çıkarlarına hizmetten başka bir şey yapmayan her İslami çalışmayı kolayca terör damgasıyla yaftalayan bir kuruma bırakmak, 1999 yılında 28 Şubat ürünü bir koalisyonun imza kaymasına atfen kanun çıkarmakta neyin nesi. Yasa hakkında herhangi bir ılımlaştırılma ve hükümet tarafından tepki olmazsa STK'ların genel merkezleri harekete geçecektir” diye konuştu.
BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI TAMAMEN KALKSIN
Günümüzde bir takım zorbalıklardan kurtulduk demenin fazla iyimser bir söylem olacağını savunan Selvi, şunları kaydetti: “O günün darbecileri, bir takım enstrümanları kullanarak, tüm sivil ve resmi kurumları sorgulayıp, fişleyerek elde edilen envanter üzerinden siyaset, kamu yönetimi, ekonomi, hukuk ve sosyal faaliyette bulunan yapıları baskı altına alarak kontrol etti, suçladı ve etkisizleştirdi. Dini yaşam suç unsuru haline getirildi. Bu karanlık tablodan bir grup mutlu azınlıktan başka tüm kesimler mağdur oldu. En büyük mağduriyeti de eğitim öğretim hayatının bireyleri yaşadı. Özellikle başörtüsü yasağının oluşturduğu yasaklar, ayrımcılıklar tamamen sorgulandığında 28 Şubat'ın izlerinin silinme eğiliminde olduğunu hissedeceğiz. 2013 yılının başörtüsü zulmünün ortadan kalktığı bir yıl olmasını istiyoruz.”
İBRAHİM ÇİÇEKÇİ merhabahaber.com





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.