Bu Adamlar Nereye Bakıyor?
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım…
**
Turgut Uyar’ın aşina olduğumuz bir şiiri. Göğe Bakma Durağı. Ne düşünerek yazılmış bir şiir bilmiyorum fakat okudukça okuyasım geliyor. Her dize benden bir şeyler alıp götürüyor. Mesela “Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım/İnecek var deriz otobüs durur ineriz.” dizesine anlam veremememe rağmen ezberimde olan nadir dizelerdendir. Şiir ezberleyemiyorum. Okurum ama. Ezberlemek şiire haksızlık etmektir bence. Elimin altında durmalarını aklımda olmalarından daha çok önemserim. Başucu şiirlerinin olması taraftarıyım. Konuyu dağıtmayalım konumuz Göğe Bakma Durağı. “Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum/Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun/Herkes uyusun bir seni uyutmam birde ben uyumam/Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım.” Geceyi sevmek böyle bir şey olsa gerek. Gece sevmek. Şehir uyuduğunda uyanık olmanın tadını almış şairlerden olsa gerek Turgut Uyar. Sokak lambalarıyla dertleştiği de olmuş mudur? Odasına sızan ışığı en iyi şekilde ağırlamak için o da uğraş vermiş midir? Bunların hepsini yapmıştır bence. Çünkü şair olmak bunu gerektirir; hayata farklı bakmak, kimsenin görmediklerini görmek.
**
“Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım.” Hiçbir şey bilmezler şairler. Her şeyi sorgular, merak için de etrafı süzerek bir çocuk gibi dolaşırlar. Ve bundan rahatsız değillerdir. Hoşnutsuzluk göremeyiz bundan dolayı. Kesin hüküm vermek şairlere göre değildir. Göğe bakar onlar. “Seni aldım bu sunturlu yere getirdim/Sayısız penceren vardı bir bir kapattım/Bana dönesin diye bir bir kapattım.” Kıskançlık mı şimdi bu? Sanmam. Duyguların dibini ekmekle sıyıran insanlardır şairler ve sevmek, bağlanmak gibi hisleri en iyi şekilde yaşamak isterler. Sadece beni gör, sadece bana bak, hayatında benden başka kimse olmasın demenin şiircesidir bu dize. Böyle olmasa şair olunmazdı dünyada. Kelimeleri eğip bükmek, yeni anlamlar yüklemek, üstü kapalı olsa da hissettiğini açıklayabilmek usta şairlerin en iyi yaptıkları işlerdendir. Turgut Uyar bunu başarabilmiştir.
**
“Şimdi otobüs gelir biner gideriz/Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç.” Ayrılma vakti geldi göğe bakma durağından. Dönmemek üzere veda etmek şehre zordur fakat yanında sevgili olduktan sonra gözü hiçbir şey görmez adamın. Şiir yazar, atar tutar, hayaller kurar. Yeter ki sen ol, gerisi teferruat diyebilmektir şair olmak. Kelime dizerken yârin gerdanına incitmekten korkarak, acaba yanlış anlar mı düşüncesiyle yavaşça fısıldamak cümleleri. Gözlerinde ışığa bakıp dünyayı yakarım senin için diyebilmek. Şairler fedaidir. Kahramandır şiirlerde. Her şeye gücü yetendir. Sizin de bir kahramanınız var mı?
**
“Bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin/Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat/Durma kendini hatırlat/Durma göğe bakalım.” Şiir böyle bitti. Durma kendini hatırlat dizesi iki kere tekrar edilmiş. Ben sayısız okuyorum. Durma göğe bakalım kısmına geçemediğim bile oluyor. Siz de okuyun. Durmayın haydi. Bu adamlar nereye bakıyor böyle desin insanlar. Göğe bakalım, yüzümüz varsa.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.