Bir beyaz hikâye

Kar yağıyor bu arlar memleketime. Yavaş yavaş, sessiz, sakin, narin… Aynı anda aynı hızla süzülüyorlar gökten. Birbirlerine hiç değmeden, birbirlerini incitmeden aynı zamanda da birbirlerinden hiç ayrılmadan düşüyor kar taneleri toprağa.

**

Doğanın tükenmeyen güzelliklerine bir yenisi daha ekleniyor bu aralar. Caddeler, sokaklar, bahçeler ahenkle bürünüyorlar beyaza. Kartpostal gibi, şiir gibi ama gerçek…

**

Her mevsimi severim de karlı kışları bir başka severim. Bir sokak lambasının aydınlattığı karanlık odamda pencere önünden izlerim kar tanelerinin sessiz dansını. “Ne de güzel yaratmış Mevla” diyerek. Şairane bir koku yayılır ben çayımı yudumlarken geceye. İşte burada bir sır var. Bakmayı değil de görmeyi becerebilsek aslında karın yağışından öğreneceğimiz o kadar çok şey var ki.

**

Yeryüzünün büyüklüğü gökyüzünün büyüklüğü kadar… Göğe bakmayan yer yok. Gökten düşen kar tanelerine baktıkça yeryüzündeki insanlar gelir aklıma. Söze başlarken de söylemiştim. Aynı anda aynı hızla yere düşer kar taneleri.

**

Birbirine hiç değmeden ve birbirlerinden hiç ayrılmadan hem de. Yağdıkça bir bütün oluştururlar. Kocaman beyaz bir örtü… İnsanlara benzettiğim kısmına gelecek olursam; insanlar da yeryüzünün kar taneleri gibidir.

**

Biz gökten yağmıyor olabiliriz ama her gün bir yenisi ekleniyor ülkemin insanlarına. Bir araya gelince kocaman bir millet oluyoruz. Ama kar taneleri gibi birbirimize değmeden, zarar vermeden yapamıyoruz bunu ne yazık ki.

**

Kar yağarken göğe de yere de sığdırabiliyor kendini. Biz doğarken de yaşarken de sığdıramıyoruz birbirimizi. Kar yere düşünce solduruyor beyazlığını. İnsan nefrete düşünce soluyor. Kar taneleri gibi insanlar da mevsimlik.

**

Şimdi gelin beraber söndürelim odaların ışıklarını. Perdeleri aralayıp oturalım pencere önlerine. Sokak lambasının ışığında dans eden kar tanelerini izleyelim yudumlarken tavşankanı çaylarımızı. Eminim siz de göreceksiniz anlatmak istediklerimi. Belki de bir yenisini ekleyeceksiniz bu hikâyeye. Ya da bir kar tanesine tutunup yepyeni hikâyeler yazacaksınız.

**

“Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş; eşini gaib eyleyen bir kuş gibi kar. Geçen eyyamı nevbaharı arar.” (Cenap Şahabettin)

 

 

                                                                                             

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi