Belediyeler Niçin Bu Hâle Geldi?
Yayınlanma:
Şehirler, ilçeler ya da nüfusu 2 bini aşan beldelerde çeşitli hizmetleri yerine getirmek amacıyla teşkil edilen idareye “Belediye” adı veriliyor. Bu kuruluşların âmiri konumundaki başkanlar eskiden tâyin yoluyla belirlenirken, çok partili dönemle birlikte seçimle işbaşına gelmeye başladı. Bu makama oturacak kişi şehrin tanınmış, okumuş yazmış, yâni belli bir kültüre sahip olanlar arasından seçilir, konumu itibariyle halk arasında itibar ve hürmet görürdü. Demokrat Parti, 14 Mayıs 1950’de iktidara geldikten 6 ay sonra CHP’li Samet Kuzucu’nun Belediye Başkanlığı görevi sona erdi. Daha sonra 1950-1954’te DP’li Rüştü Özal, 1954-1955’te DP’li İbrahim Aşçıgil, 1955-1957’de DP’li Nafiz Tahralı, 1958-1960’ta DP’li Sıtkı Bilgin, 1963-1970’te Adalet Partili Ahmet Hilmi Nalçacı, 1970-1977’de Adalet Partili Yılmaz Kulluk, 1977-1980’de Millî Selâmet Partili Mehmet Keçeciler, 1984-1989’da Anavatan Partili Ahmet Öksüz, 1989-1999’da Refah Partili Halil Ürün, 1999-2004’te Refah Partili Mustafa Özkafa ve 2004’te koltuğa oturan Ak Partili Tahir Akyürek, 29 Mart 2009’te yeniden seçildi. 1957-1958’de Vali Cemil Keleşoğlu, 1960 darbesinden sonra geçiş döneminde vali muavini Rifat Öngay ve vali muavini Macit Öngen ile askeri vali Tuğgnl. Sait Orhan, Vali Muhlis Babaoğlu ve Vali Rebii Karatekin 1 gün ile 3 ay arasında, 1980 darbesinden sonra geçiş döneminde 1984’e kadar Vali Lütfi Tuncel 4 yıl, Başkan yardımcısı Hüseyin Polat da 1 ay başkanlığa vekâlet etti.
1989’da Büyükşehir Belediyesi statüsü kazanan şehrimizde Refah Partisi’nin adayları Halil Ürün’ün yanısıra merkez ilçe hâline getirilen Meram, Karatay ve Selçuklu’da da Veysel Candan, Mustafa Özkafa ve İsmail Öksüzler’in başkan seçilmeleriyle Konya’da yeni bir dönem başladı. 15 yıl süren bu dönemde Meram’da Mustafa Özkan, Selçuklu’da Adem Esen, Karatay’da Mehmet Şen de görev yaptılar. 59 yılda 20 kişinin başkanlık yaptığı, son yıllarda çekişmeli seçimler yaşanan Büyükşehir ve merkez ilçe belediyelerimizin adı bugüne kadar herhangi bir yolsuzlukla anılmayışı sevindirici oldu. Ulaşım, imar ve fen işleri, itfaiye, zabıta, cenaze hizmetleri, mezarlıkların bakımı, temizlik, asfalt, şehrin yeşilliği, yol, su, alt ve üst geçit yapımı, eğlence yerleri, fırın ve lokanta denetimi, park ve bahçe tanzimi, çarşı-pazar düzeni, sosyal ve kültürel faaliyetler, işyeri açma ruhsatı verme ve daha başka birçok görevleri olan belediyelerin seçilmiş başkanları bugüne kadar şehrimizin gelişip, güzelleşmesi için ellerinden gelen çabayı gösterdiler ve göstermeye de devam ediyorlar.
Konya belediyecilik hizmetlerinden açısından şanslı sayılırken, bazı şehir, ilçe ve belde belediyeleri yolsuzluk nedeniyle gündeme geliyor. 4 dönem Adana Belediye başkanlığı yapan, ancak Ak Parti aday göstermediği için MHP’den aday olup, az farkla seçildiği açıklanan Aytaç Durak’ın durumu tartışma konusu olmaya devam ediyor. Ak Parti ve CHP’nin itirazı üzerine Yüksek Seçim Kurulu tarafından oyların yeniden sayılmasına karar verilmesinden sonra, Durak’ın Seyhan Barajı kıyısında 3 milyon lira değerindeki belediyeye ait 13 bin 200 metrekarelik arsayı damadına 278 bin liraya satarak yolsuzluk yaptığı iddiası ile mahkemece ihtiyati tedbir kararı alındı. Bu arada, Seyhan’da 2 defa sayım yapılmasına rağmen farklı sonuçlar çıkmış, oy torbalarının açılarak tutanakların değiştiği güvenlik kameralarına yansımıştı. Seçimden önce Ankara Çankaya Belediyesi’nde meydana gelen skandallarla ilgili olarak eski Başkan Muzaffer Yılmaz’ın, bazı belediye meclis üyeleri hakkındaki Türkiye’yi sarsan rüşvet iddiası ve kullandığı “Yamyamlar” şeklindeki ifadeye rağmen hiçbir işlem yapılmayışı hafızalarda tazeliğini koruyor.
Hakkında soruşturma başlatıldığı bildirilen Beylikdüzü’nde eski başkana ait 5 tabanca ve 277 mermi ele geçirildiği, Batman ili Bedirhan beldesi belediye ve muhtarlık seçimlerinin hileli oy kullanıldığı gerekçesiyle iptal edildiği, bazı belediyede başkanlar ve çalışanlarlar yolsuzluk iddiasıyla gözaltına alındığı yolunda medyada haberler çıkmıştı. Bilindiği gibi geçmişte de güneydeki kıyı şeridinde bazı belediyelerde yolsuzluk tesbit edilmiş, görevden alınan başkanlar olmuştu. Sık sık haddini aşan sivri beyanatlar veren Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in, hükümet güçleriyle çarpışırken ölen PKK militanlarının cenazeleri için defalarca devlete ait ambulansları tahsis etmesine soruşturma açılmayışı halkımızın tepkisini toplamış, hatta belediyeden bazı PKK yandaşlarına sosyal yardım yapıldığı ileri sürülmüştü.
Sanıyorum, son yıllarda belediyeler hakkında ortaya atılan iddialar böylesine artmamıştı. Şayiaların belediye gelirlerinin yerli yerinde kullanılmayışından ileri geldiğini belirtmek gerek. Belediyelerde meydana gelen yolsuzlukların bazıları için “Yağma Hasan’ın böreği” olarak mütalâa edildiğini öne sürmek herhalde yanlış olmaz. Hâl böyle iken, belediyelerin üniversite öğrencilerine verdiği belli miktardaki bursların CHP’nin başvurusu üzerine iptâl edilmesine bilmiyorum ne demeli?
1989’da Büyükşehir Belediyesi statüsü kazanan şehrimizde Refah Partisi’nin adayları Halil Ürün’ün yanısıra merkez ilçe hâline getirilen Meram, Karatay ve Selçuklu’da da Veysel Candan, Mustafa Özkafa ve İsmail Öksüzler’in başkan seçilmeleriyle Konya’da yeni bir dönem başladı. 15 yıl süren bu dönemde Meram’da Mustafa Özkan, Selçuklu’da Adem Esen, Karatay’da Mehmet Şen de görev yaptılar. 59 yılda 20 kişinin başkanlık yaptığı, son yıllarda çekişmeli seçimler yaşanan Büyükşehir ve merkez ilçe belediyelerimizin adı bugüne kadar herhangi bir yolsuzlukla anılmayışı sevindirici oldu. Ulaşım, imar ve fen işleri, itfaiye, zabıta, cenaze hizmetleri, mezarlıkların bakımı, temizlik, asfalt, şehrin yeşilliği, yol, su, alt ve üst geçit yapımı, eğlence yerleri, fırın ve lokanta denetimi, park ve bahçe tanzimi, çarşı-pazar düzeni, sosyal ve kültürel faaliyetler, işyeri açma ruhsatı verme ve daha başka birçok görevleri olan belediyelerin seçilmiş başkanları bugüne kadar şehrimizin gelişip, güzelleşmesi için ellerinden gelen çabayı gösterdiler ve göstermeye de devam ediyorlar.
Konya belediyecilik hizmetlerinden açısından şanslı sayılırken, bazı şehir, ilçe ve belde belediyeleri yolsuzluk nedeniyle gündeme geliyor. 4 dönem Adana Belediye başkanlığı yapan, ancak Ak Parti aday göstermediği için MHP’den aday olup, az farkla seçildiği açıklanan Aytaç Durak’ın durumu tartışma konusu olmaya devam ediyor. Ak Parti ve CHP’nin itirazı üzerine Yüksek Seçim Kurulu tarafından oyların yeniden sayılmasına karar verilmesinden sonra, Durak’ın Seyhan Barajı kıyısında 3 milyon lira değerindeki belediyeye ait 13 bin 200 metrekarelik arsayı damadına 278 bin liraya satarak yolsuzluk yaptığı iddiası ile mahkemece ihtiyati tedbir kararı alındı. Bu arada, Seyhan’da 2 defa sayım yapılmasına rağmen farklı sonuçlar çıkmış, oy torbalarının açılarak tutanakların değiştiği güvenlik kameralarına yansımıştı. Seçimden önce Ankara Çankaya Belediyesi’nde meydana gelen skandallarla ilgili olarak eski Başkan Muzaffer Yılmaz’ın, bazı belediye meclis üyeleri hakkındaki Türkiye’yi sarsan rüşvet iddiası ve kullandığı “Yamyamlar” şeklindeki ifadeye rağmen hiçbir işlem yapılmayışı hafızalarda tazeliğini koruyor.
Hakkında soruşturma başlatıldığı bildirilen Beylikdüzü’nde eski başkana ait 5 tabanca ve 277 mermi ele geçirildiği, Batman ili Bedirhan beldesi belediye ve muhtarlık seçimlerinin hileli oy kullanıldığı gerekçesiyle iptal edildiği, bazı belediyede başkanlar ve çalışanlarlar yolsuzluk iddiasıyla gözaltına alındığı yolunda medyada haberler çıkmıştı. Bilindiği gibi geçmişte de güneydeki kıyı şeridinde bazı belediyelerde yolsuzluk tesbit edilmiş, görevden alınan başkanlar olmuştu. Sık sık haddini aşan sivri beyanatlar veren Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in, hükümet güçleriyle çarpışırken ölen PKK militanlarının cenazeleri için defalarca devlete ait ambulansları tahsis etmesine soruşturma açılmayışı halkımızın tepkisini toplamış, hatta belediyeden bazı PKK yandaşlarına sosyal yardım yapıldığı ileri sürülmüştü.
Sanıyorum, son yıllarda belediyeler hakkında ortaya atılan iddialar böylesine artmamıştı. Şayiaların belediye gelirlerinin yerli yerinde kullanılmayışından ileri geldiğini belirtmek gerek. Belediyelerde meydana gelen yolsuzlukların bazıları için “Yağma Hasan’ın böreği” olarak mütalâa edildiğini öne sürmek herhalde yanlış olmaz. Hâl böyle iken, belediyelerin üniversite öğrencilerine verdiği belli miktardaki bursların CHP’nin başvurusu üzerine iptâl edilmesine bilmiyorum ne demeli?





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.