Baba dedi, babası oldu

Baba dedi, babası oldu

Esnaf Bekir Boyalı (47) ile eşi, 3 yaşında yurda verilen 9 yaşındaki zihinsel engelli Ramazan Tosun'un gönüllü aileliğini yaparak, örnek oluyor

Lokanta işleten Boyalı yaptığı açıklamada, yaklaşık 3 yıl önce arkadaşları ile yurtta kalan çocuklara iftar yemeği verdiklerini söyledi.

80 çocuğun katıldığı bu iftar yemeğinden çok etkilendiklerini ifade eden Boyalı, ertesi yıl kendisi ve eşinin benzer bir uygulama yapmak için yurda geldiğini anlattı. Yurdun bahçesine girdiğinde Ramazan Tosun'u bir köşede ağlarken bulduğunu belirten Boyalı, şunları kaydetti:
''Yanına yaklaştım ve niye ağladığını sordum. 'Git' diyerek beni itti. Yanımda getirdiğim çikolatayı verdim, başını okşadım. O anda bana karşı daha sıcak davranmaya başladı. Akşam oldu ve yemek programı sona erdi. Öğretmenleri 'çocuklar hadi gidiyoruz' dediğinde Ramazan, bacaklarıma sarılarak 'baba gitme' dedi. 1 yıl arayla ikinci görüşmemizde Ramazan'ın bana 'baba gitme' demesi beni çok duygulandırdı ve şaşırttı. Ama ayrılmak zorundaydık. Evime gittiğimde saatlerce neden bana baba dediğini düşündüm. Babasına benzediğim için olduğunu sandım ancak daha sonra böyle olmadığını öğrendim. Ertesi gün tekrar yurda geldiğimde 'baba' diyerek bana koştu. Yurt görevlileri Ramazan'ın sabaha kadar uyumadığını söyledi. Yurttan ayrılışım sırasında yine 'baba gitme' dedi. Daha önce konuşmayan Ramazan'ın bu davranışının ardından babası olmaya karar verdim. Demek ki beni kendisine yakın buldu o yüzden baba dedi.''
Yurt görevlileri ile yaptığı görüşmenin ardından gerekli prosedürleri yerine getirerek eşiyle birlikte 2 yıldır Ramazan Tosun'un gönüllü aileliğini yaptığını, onun birçok ihtiyacını karşıladığını dile getiren Boyalı, Ramazan ile aralarındaki duygusal bağın ve onunla ilgilenmenin tarif edilemez bir duygu olduğunu bildirdi.
RAMAZAN'DAKİ GELİŞME
Bugüne kadar 3 çocuk büyüttüğünü, 3 de torunu olduğunu vurgulayan Boyalı, şöyle devam etti:
''Çocuk hasreti çektiğim için Ramazan'ın babası olmadım. Ramazan'ın baba, anne sevgisine ve şefkatine ihtiyacı olduğu için babası oldum. 3 çocuğumun burnunu bile silmedim ama Ramazan'ın altını temizledim. Onunla çok yakından ilgilendim. 2 yıl önce altına yapan Ramazan, ilgi sayesinde bu sorunu aştı. 2 haftada bir eve götürüp 2 gün ilgileniyorum. İlk eve götürdüğümde sabaha kadar uyumuyor, beni seviyor, yanaklarımı okşuyor, sürekli öpüyor. 'Babam' deyip boynuma sarılması beni çok duygulandırıyor. Sabahları işime uykusuz gidiyorum ama hiç önemli değil. Ramazan için değer. İlk başlarda çocuklarımın tepkisi oldu ama onlar da ne yaptığımın farkına vardılar.''
Kendisi var oldukça Ramazan'ın baba şefkatinden mahrum kalmayacağını ifade eden Boyalı, ''Gönlü olan her aileyi gönüllü aile olmaya çağırıyorum. Sağlıklı çocuğa herkes bakar. Engelli çocukları topluma kazandırmak sadece devletin değil bizim de görevimiz. Çok değil, 2 haftada 2 gün bir engelli ile ilgilenmenin çok zor olmadığını gördüm. Ramazan, bizimle olmaya başladığından bu yana inanılmaz gelişti. Konuşmaya çalışıyor, sosyal hayata daha iyi hazırlanıyor'' dedi.
Sosyal Hizmet İl Müdürü İzzet Güneş ise engelliliğin, çocukların terk edilmesindeki nedenlerden birisi olduğunu söyledi.
Yurtta 12 zihinsel engelli çocuk bulunduğunu ve bunlardan sadece Ramazan'ın gönüllü ailesinin bulunduğunu dile getiren Güneş, şunları kaydetti:
''Ramazan, yurda 2002 yılında 3 yaşında iken geldi. Babası öldürülmüş, ailesi ise dağılmıştı. O dönemde yetersiz beslenme ve bakımsızlık nedeniyle çok zayıftı, yürüyemiyordu. Yurttaki görevliler sayesinde hayata tutundu. Yoğun çalışmalar sonucunda yürümeye başladı, fiziksel olarak biraz toparlandı. Özellikle son 2 yıldır Ramazan'daki gelişmeyi anlatmak mümkün değil. Biz bile şaşırıyoruz. Anne ve baba sevgisinin bir çocuğu hangi düzeye getirdiğinin en güzel örneği Ramazan oldu. Birçok aile gönüllü aile olabilir. Bunu yapmak zor değil. Onlara aile şefkati ve sevgisi verebilirsiniz. Bir çocuğun geleceğini hazırlayabilir, onu topluma kazandırabilirsiniz.''
Bekir Boyalı'nın engelli bir çocuğun gönüllü aileliğini üstlenerek  örnek olduğunu belirten Güneş, aileleri yurtta kalan çocukların yetiştirilmesinde devletle birlikte hareket etmeye çağırdı.
Güneş, gönüllü ailelikte çocuğun yurtta kaldığını, ailenin belirli aralıklarla çocuğu alıp evine götürdüğünü ve yakından ilgilendiğini kaydetti.

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.