Ciğerci Fatih: Şarkı söylemek ve resim yapmak benim için bir rehabilitasyon
Konyalıların damak tadına hitap eden, güler yüzlülüğüyle tanınan Ciğerci Fatih lakaplı Fatih Gülmez, sadece ciğerciliği ile değil, elinden düşürmediği fırçası ve şarkılarıyla da konuşuldu. Sanatın ruhu beslediğini ifade eden Fatih Gülmez, çizdiği resimlerin hepsinin bir anlam taşıdığının altını çizdi.

‘ÇOCUĞUM SAYESİNDE HEVESLENDİM’
Her şeyin bir baba-oğul diyaloguyla başladığını söyleyen Fatih Gülmez, sanata giriş hikâyesinin tamamen tesadüf ve heves üzerine kurulu olduğunu belirtti. Normal şartlarda çizimle uzaktan yakından alakası olmadığına değinen Gülmez, o süreci şu sözlerle aktardı: “Ben normalde çizim yeteneği hiç olmayan bir adamım, çizim yeteneğim sıfırdır. Bir gün çocuğum resim çizmek istediğini söyledi. Gittim ona tam 40 tane tuval aldım. Sonrasında bir baktım, içimde bir heves uyandı. Çocuğum sayesinde heveslendim. 'Ben de yapabilir miyim?' dedim ve birkaç bir şey denemeye başladım. Hoşuma gidince işi yerinde öğrenmek istedim ve çizim kursuna gittim. Kendimce teknikleri öğrendikten sonra, çocuğum için aldığım o 40 tuvalin 38’ini ben doldurdum. Tuval yetmedi, gidip 40 tane daha aldım. Satıcı bile şaşırdı, 'Abi ne yapacaksın bu kadar tuvali?' dedi. Dedim sen ver, ben çizeceğim."

‘ÇİZİMDE RUH HALİM ÇOK ÖNEMLİDİR’
Kısa sürede onlarca esere imza attığına vurgu yapan Gülmez, azmin ve merakın birleştiğinde ortaya nasıl bir üretkenlik çıkabileceğini tüm Konya’ya gösterdi. Ciğerci Fatih olarak bilinen Gülmez, resimlerinin sadece birer görsel figürden ibaret olmadığını dile getirdi. Gülmez, “Her çizdiğim resim anlamlıdır. Anlamlı olmayan hiçbir çizimim yoktur benim. Kullandığım renklerin dahi bir dili var. Mesela o gün karamsarsam, içimde bir sıkıntı varsa gökyüzünü maviye boyamam; siyah ve beyaz kullanırım. Ama sarı renk benim için bambaşkadır. Sarı, benim için umudu ve gelecekle alakalı bir ümidi ifade eder. Fırçayı elime aldığımda o anki ruh halim neyse, tuval de ona bürünür. Çizimimde ruh halim çok önemlidir" ifadelerini kullandı.

‘SANATI ÇOK SEVİYORUM’
Resmin yanı sıra müzikle de derin bir bağ kuran Ciğerci Fatih, şarkı söylemenin ve resim yapmanın kendisi için birer rehabilitasyon olduğunu belirtti. Toplumdaki ön yargılara da değinen Fatih Gülmez, bir esnafın, bir ciğercinin sanatla uğraşmasının insanlara şaşırtıcı gelmesine anlam veremediğini ifade etti. Fatih Gülmez, sözlerini şu cümlelerle noktaladı: “İnsanın her zaman bir hobisi olmalı. Evet, ben Ciğerci Fatih’im; bu benim mesleğim, ekmek teknem. Ancak benim de bir sosyal hayatım, kendime göre hobilerim var. İnsanlar 'Ciğerci adam ne alaka müzik, ne alaka resim?' diye bakıyorlar. Alışık değiller bu duruma. Hâlbuki bunlar sanat ve ben sanatı seviyorum. Her şeyin en güzeli hobi, samimiyet ve dürüstlüktür. Ben mutfakta ciğerimi yaparken ne kadar samimiysem, tuvalin başında da o kadar kendimim. Sanatı çok seviyorum"
Kaynak:Erkan Asan





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.