Ayasofya'yı halka sorun
Saadet Partisi İl Teşkilatı Haziran Ayı Genişletilmiş Divan Toplantısı gerçekleştirildi. Düzenlenen toplantıya çok sayıda partili katıldı. Toplantının basına açık olan kısmında Saadet Partisi Genel Başkan Başdanışmanı ve Konya Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanı Mustafa Özkafa, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özkafa, gündemde bulunan meselelerin, gündem değiştirmek için yapıldığını söyledi. İstanbul Taksim'de meydana gelen olayların 2013 yılında meydana gelmesine rağmen altında yatan oyunların görülmesi gerektiğini belirten Özkafa, bu olayların hepsinin kendine göre önemlerinin olabileceğini ancak, büyük resimde İslam aleminin, insanlık aleminin tahrip edildiğini söyleyip, Türkiye'nin sıkıntılar yaşadığını ifade etti.
Son günlerde Başbakan Erdoğan'ın Taksim'de meydana gelen olaylar sonrasında söz konusu alan için referandum yapılabileceğini söylediğini hatırlatan Özkafa, kendilerinin asıl referandumu Ayasofya için istediklerini belirtti. Özkafa, “Suni gündemler ile kimseyi oyalamayalım. Başbakan İstanbul'da Topçu Kışlası için referandum yapılabileceğini söyledi. Referandum yapmak, halkın görüşünü almak önemlidir. İstanbul'da illa referandum yapılıp, mühim karar verilmesi gerekiyorsa, biz Ayasofya'nın açılıp açılmamasını soralım diyoruz. Bu konuyu Sayın Başbakan'a sorduklarında 'Önce Sultan Ahmet doldu mu da, Ayasofya'yı açacağız' demişti. Biz de kendisine soruyoruz, askerlere talim yaptıracaksınız da, Topçu Kışlası'ndan başka yer mi kalmadı?” dedi.
11 YIL SONRA FAİZ LOBİSİNİ İTİRAF ETTİLER
Başbakan Erdoğan'ın son günlerde gündeme getirdiği ve bir çok konuşmasında bahsettiği faiz lobisine ilişkin olarak da değerlendirmede bulunan Özkafa, faiz lobisini Milli Görüş'ün 40 yıldır insanlara anlatmaya çalıştığını belirtti. İktidarın 11 yıl sonra faiz lobisini gündeme getirdiğini belirten Özkafa, hükümetin bu zamana kadar, 550 katrilyon faiz ödediğini dile getirerek, 11. yılda faizden şikayet edemeyeceğini ifade etti. Özkafa, “2002'den bu yana aziz milletimiz 550 katrilyon devlet bütçesinden faiz ödedi. Türkiye'nin bu yıllarda yıllık bütçesi 400 katrilyon olduğuna göre, bir buçuk yıllık Türkiye bütçesi bir avuç kan emiciye 10 yılda pompalandı. Buna ilaveten bankaların son yıllarda yıllık kazançları 25 katrilyon. İktidarda bulundukları 10 yıl içinde 550 katrilyon ödeyenler, her yıl bankaların kasasına 25 katirilyon hediye edenler, 11. yılında faizden şikayet edemezler. Türkiye'nin hem siyasi hem de ekonomik olarak aklını başına alması, bunlardan vazgeçmesi lazım” diye konuştu.
Türkiye'nin 2012 yılı Vergi Rekortmenleri içerisinde bulunan kurumların ilk onunda bankaların ve telefon şirketlerinin bulunduğunu belirten Özkafa, “Son bir buçuk iki ayda, Başbakan IMF'ye borç verir hale geldiğimizi söyledi. Bizim borcumuz kalmadıysa, biz bu 50 katrilyonu neden ödüyoruz. 600 katrilyon borç var ki, 50 katrilyon borç ödüyoruz. Türkiye özelleştirmeler ile faiz ile soyuluyor.10 gün önce, Türkiye'nin vergi rekortmeleri açıklandı. İlk 10'daki kuruluşların 8'i banka, ikisi de telefon kuruluşu. Bunun espisiri, 75 milyon ahali, bankanın ön kapısından girmiş arka kapısından çıkmış durmadan lakırtı yapmıştır olarak düşünülebilir. Almanya'da rekortmenler, bünyesinde 300 bine yakın işçi çalıştıran araba firmaları oluyor, biz de ise, bankalar oluyor. Milli gelirİ 10 bin dolar olan bir ülkede alışverişte sürekli olarak kredi kullanıyoruz. Bazen bin TL için cepte bulunan 10 tane kredi kartı kullanılıyor. Biz de milli gelirimize seviniyoruz” ifadelerini kullandı.
Petrol düzenlemesinde yapılan değişikliğe de değinen Özkafa, “Bu hengame arasında Alkol Düzenlemesi Kanunu arasında Petrol Kanunu çıktı ve bizim yüz yıllık haklarımız Batılılar'a devredildi. Türkiye petrol aramalarında milli değerlerini menfaat edebilecek mi bunlar tartışma konusu bile olmuyor. İnsanlık aleminin bir an önce Milli Görüş'e, Saadet Partisi'ne kulak verip düşünmesi gerekiyor. Mühim hadiseler cereyan ediyor. Aziz milletimiz isabetli kararlar vermek zorunda” ifadelerini kullandı.
MİLLİ GÖRÜŞ'Ü BİTİREMEZSİNİZ
Türkiye'nin kurtuluşu için Milli Görüş'e ihtiyacı olduğunu belirten Saadet Partisi Genel Başkan Başdanışmanı Mustafa Özkafa, Milli Görüş hareketinin hiçbir zaman bitirilemeyeceğini, tekrar yükselişe geçeceğini dile getirdi. Özkafa, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Parlementoda olan partilere özellikle iktidara yıllık 400-500 trilyon para veriliyor. Oysa tüm kanallar Başbakan'ın konuşmalarını yayınlıyor. Meramını anlatmak için paraya pula ihtiyacı yok. Ama en büyük icraatları yapmış, ağır sanayi hamlesini başlatmış, motor ve traktör imal eden dev tesisleri kurmuş, en büyük imkanları sağlamış, zaman zaman da engellemelere rağmen, ciddi oylar almış Milli Görüş hareketine tek kuruş para vermediler. Para puldan değil meramını anlatmak için yapılanlarda da sesi kesilmeye çalışıldı. Duyulması engelleniyor. Haziran ayında sıcak günde düğünlerin, dernek toplantılarının olduğu bir günde salonu böyle tıklım tıklım dorduran parti varsa çıksın karşımıza. Biz 550 katrilyonu ifade etmek ortaya koymak durumundayız. Ama bunu söylerken, dağlardan ses geliyor, onlardan hiç ses yok. Parasını keserek Milli Görüş'ü ortadan kaldıracağına inananlar yanılır. Milli Görüş bir yolunu bulur, tekrardan dirilir.”
MUSTAFA ÖZÇELİK





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.