AİLECEK İZLİYORUZ-2

Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi olanınızdır. Ben de ailesine karşı en iyi olanınızım! “ (Tirmizi, Menakıb,63)

 

 

Aile yapımızı ele aldığımız bu yazılarımızda aslında kendimizi öz eleştiriden geçirmek suretiyle, yanlışlarımızın farkına varmak ve bu yanlışlardan bir an evvel ama incitmeden, kırmadan parçalamadan dönebilmenin yollarını aramak olacaktır.

 

***

Öncelikle şunu açıkça kabullenmekten başlamamız yerinde olacaktır. Bizi biz yapan manevi değerlerimizde değişme var mıdır? Evet vardır. Buna sebep olan etmenlerden birçoğunu burada zikredebiliriz ama en önemlisi bana göre “Ekranların” hayatımıza yön vermesi, bizi şekillendirmesi, bizi özendirmesi ve bizi buna mecbur etmesidir. Buna karşı ailemize, çocuklarımıza bizler nasıl kalkan olmalıyız? Dikkatinizi çekmek istediğim nokta ise budur. Allah muhafaza bizim kalkanımız da delik ise ne ailemize, ne çocuklarımıza ne de kendimize bir yararımız dokunacaktır.

 

***

Haydi, gelin hep beraber aileyi koruyan bu kalkanlardan yani bizi biz yapan temel değerlerimizden bahsedelim. Neydi Bunlar?

En başta bir ailenin olmazsa olmazı sevgidir. Sevgi ile tohumlanmamış bir çiçek dahi kururken, sevgisiz kurulan bir ailede daha baştan yıkılmaya mahkûmdur. Sevmek, sevilmek bir tebessümü dahi ailemizden esirgememektir. Peygamber Efendimiz sevgiye dair bizlere dikkat çekici nasihati vardır : “İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olmazsınız.” (Müslim, iman,93) hal böyle iken mü’min kardeşimize sevgi bu derece değerli iken ailemize, çocuklarımıza ve büyüklerimize sevgi dilini kullanmamak ne garip şeydir.

 

***

Diğer bir temel değerimiz saygıdır. Aile yapımızda gözden kaçırdığımız bir olgudur aslında bu. Kendimizin olmazsa olmazları varsa ailemizdeki bireylerin de kendine göre olmazsa olmazları vardır. Bu durumda “Her zaman benim dediğim olacak!” anlayışı asla kabul edilemez. Bu anlayış karşımızdaki muhatabımızda yer yer çözümsüz yaralar açmakta ve daha da ilerleyerek ailemizdeki sevginin ortadan kalkmasına sebebiyet vermektedir. “Mü’min asla ayıplayıcı, lanet edici, kaba, çirkin ve fahiş sözlü ve hayâsız değildir.” (Tirmizi, Birr,48) sözüyle Peygamber Efendimiz bir mü’minin genel hatlarıyla nasıl olmaması, nasıl bir davranış içerisinde bulunmaması gerektiğini açıkça çizmiştir. Bizler yakınlarımıza saygı duymaz, onların fikirlerini küçümser, hoş olmayan bir tavır takınırsak kendi ölçülerimizin tersine hareket etmiş olur ve böylece kendi kimliğimizden uzaklaşmış oluruz.

 

***

Diğer bir değerimiz ve olmazsa olmazımız ise merhametli olmaktır. Yazımızın başında da vurguladığım Hadis-i Şerifte Peygamber Efendimiz (s) : “Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi olanınızdır. Ben de ailesine karşı en iyi olanınızım!” (Tirmizi, Menakıb,63)” buyurmak suretiyle Allah’ın birer emaneti olarak aldığımız eşlerimizi ve çocuklarımızı merhametten yoksun bırakmak düşünülemez bir davranış olacaktır. Peygamber Efendimizin bizlerin kulaklarına küpe etmemiz gereken Hadis-i Şerifleri ile yazımıza son verirken haftaya aynı konudan devam edeceğiz inşallah.

"Yeryüzündekilere merhamet ediniz ki, gökyüzündeki- ler (melekler) de size merhamet etsin." (Ebu Davud, Edeb, 66) "insanlara merhametli olmayanlara Allah da merhametli davranmaz." (Buhari, Tevhid, 2) "Merhamet etmeyene merhamet olunmaz." (Bu- hari, Edeb, 27)

 

***

Selam, dua ve muhabbetlerimle.

 

Bayram MİROĞLU

Önceki ve Sonraki Yazılar