ABDdeki Abdülmecid Tuğrası!

ABD’nin yeni Başkanı Barack Hüseyin Obama; görev süresi içinde Afganistan ve Irak’ta uyguladığı kanlı işgâl ve sürdürdüğü zulümle kendi halkının bile nefretini toplayan George Bush’un dünyada oluşturduğu olumsuz havayı dağıtacak gibi görünüyor. Marmara depremi sırasında ülkemizi ziyaret eden Bush’tan önceki başkan Clinton’ın halkın arasına karışarak bir çocuğu kucağına alıp sevmesi, çocuğun da Clinton’ın burnunu sıkması bütün Türkiye’de büyük bir sempatiye yol açmış ve aylarca gündemde kalmıştı. Bill Clinton’la meydana gelen sempatiden sonra insanların ABD’ye bakış açısı eskisi gibi olmadı. Bu nedenle Obama’nın ziyaretinin ABD’ye sempatiyi artırması bekleniyor.

Meclis’teki konuşmasında ABD’nin, İslâm dünyası ile savaş hâlinde olmadığını, bundan sonra da olmayacağını belirten Obama, “İslâm inancına olan saygımızı göstermeliyiz. İslâm dünyası yüzyıllar boyunca dünyanın şekillenmesine katkıda bulundu. ABD, Müslüman Amerikalılar tarafından zenginleşti. Pek çok Amerikan ailesinde Müslüman üyeler var, bunu iyi biliyorum. Çünkü benim ailem de Müslüman” diye diyerek, Türk halkının ilk defa duyduğu bir açıklamada şunları söylemişti:
“Benim ülkemin demokrasisinin de öyküsü var tabii ki. Amerikan devrimi sırasında başkanlık eden George Washington’dur. Ankara’daki gibi biz de kurucumuza büyük bir anıt yaptık. Washington Anıtı Beyaz Sarayın penceresinden her gün gördüğüm bir anıt. Bunu inşa etmek on yıllar aldı. Zaman içinde çok sık gecikmeler yaşandı. Anıtın yapımında yardımımıza koşan dostlar oldu. Washington’a saygı göstermek için bu çabayı gösterdiler. Bunlardan bir tanesi de İstanbul’dan geldi. Osmanlı Sultanı Abdülmecit, anıtın inşasına yardımcı olmak için mermer bir plaka gönderdi. Plaka üzerinde ‘Dostluğumuzu güçlendirmek için’ cümlesiyle ifade edilen kısa bir şiir yazıyordu. O günden beri 150 yıl geçti, ülkelerimiz pek çok anlamda farklılaştı. Dostluğumuz daha da güçlendi, müttefikliğimiz devam ediyor.”
169 metre yüksekliğinde, İstanbul Sultanahmet Meydanı’ndaki Dikilitaş’ı andıran taştan yapılmış olan Amerika’nın kuruluşunu simgeleyen Washington Anıtının 159. metresine monte edilen ve kısa şiirin yanına Sultan Abdülmecit’in Tuğrası işlenmiş olan, Obama’nın “Bir dostluk nişânesi” olarak bahsettiği nadide mermer parçası gemi ile ABD’ne gönderilmiş. Osmanlıdan başka hiçbir milletin mesajının yer almadığı Washington Anıtı’nda tuğralı bir dostluk nişânesi gönderildiği bugüne kadar duyulmuş değildi. Nitekim, Türk tv’leri ve köşe yazarları “Biz de bu vesile ile duymuş olduk” derken, tarihçilerden de pek fazla bilenin olmadığı anlaşıldı.
Padişah II. Mahmud’un oğlu olan Osmanlı Devleti’nin 31. padişahı Abdülmecid, 23 Nisan 1823’te doğdu ve 25 Haziran 1861 tarihinde veremden öldü. 3 Temmuz 1839’da 16 yaşında iken tahta oturan Abdülmecid’in saltanatı vefat edinceye kadar 22 yıl sürdü. Islahata samimi taraftar olduğu bildirilen, döneminde Dolmabahçe Sarayı, Guraba ve Haseki Hastanesi, Hırka-i Şerif, Ortaköy ve Teşvikiye camileri, Yahya Efendi Dergâhı, Harbiye ve Bahriye mektepleri, Mecidiye Kışlası gibi binaları yaptıran, Avrupa ile ticarî ve malî münasebetleri artıran Sultan Abdülmecid, tahta çıktığında devletin türlü tehlikeler içinde olduğu kaydediliyor. Nazik ve zekî bir insan olan Abdülmecid’in, saltanatında Mustafa Reşid, Ali ve Fuad paşaları işbaşına getirip, hamiyetli devlet adamlarından yararlanmaktaki dirayeti sayesinde devletin itibarlı bir dönem geçirdiğini öğreniyoruz. Vefatından sonra oğullarından V. Murad, II. Abdülhamid, V. Mehmed Reşad ve VI. Mehmed Vahdeddin tahtı çıkmıştır. Saltanatı sırasında Tanzimat Fermanı ilân edilen Abdülmecit, Sultan Selim Türbesi’ne defnedilmiştir.
Türk halkının bugüne kadar habersiz olduğu, Başkan Obama tarafından dile getirilen ve üzerine bir Osmanlı Sultanının tuğrasının hakkedildiği nadide bir mermer parçası ABD gibi uzak bir ülkede bir anıtın tepe noktasında yer alırken, 600 yılı aşkın 3 kıt’aya hükmeden bu büyük ülkede ecdad yâdigârı birçok Osmanlı eserinin yıkılarak yok edildiğini, emsâlsiz birer mühür olan padişah tuğralarının kazınmış olduklarını görmek insanı son derece üzüyor. Osmanlıya yüzyıllarca başkentlik yapmış olan İstanbul’da tarihî çeşmelerdeki altın yaldızlı tuğralar ve İstanbul Üniversitesi’nin giriş kapısının üzerinde yer alan tuğra da artık yok. Şehrimizde 1883’te Vali Said Paşa tarafından inşasına başlanıp, 1887’de Vali Sururi Paşa tarafından tamamlanan hükümet konağının giriş kapısı üzerindeki Sultan II. Abdülhamid’in tuğrası, 1901’de Vali Avlonyalı Ferid Paşa tarafından yaptırılan ve halen Anıt alanının doğusunda bulunan “Feritpaşa Çeşmesi” ndeki tuğra ve kitabe de kazınmış bulunuyor. 100 yıl önce Lise’nin yerindeki “Belediye Bahçesi” nde yer alan zarif ahşap köşk ve üzerindeki nadide hat örneği yazıların ne yazık ki yerinde yeller esiyor. PTT’nin yanındaki “Hoca Hasan Camii” nin mihrabındaki 4 ayetin ise, cami 1950 öncesi kütüphane yapıldığı zaman kazındığı belirtiliyor.
Ne diyelim, tarihî geçmişi yeni olan batı bize hayran iken, ecdadımız Osmanlı’nın izlerini silip yok etmede üzerimize gelir yok!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi