3 aylar coşkuyla karşılandı
Üç ayların gelmesi ile birlikte Konya sokaklarında hareketlilik başlıyor. Recep ayında şivlilik ile başlayan bu gelenek, Ramazan ayının sonuna kadar devam ediyor. İnsanlar arasındaki ilişkiler değişse de, Konya'ya has olan bu gelenekler hala sürdürülüyor
Konya'da üç ayların girmesi ile birlikte Regaip Kandili'nden önceki gecede ve o günün gündüzünde çeşitli etkinlikler yapılıyor. Bu etkinlikerin başında ise, fener alayı, şivlilik ve bişi dağıtma geliyor. Günümüzde ise fener alayı geleneği birçok yerde eski fener kutlamalarından daha farklı yapılıyor. Konya'ya has olan bu gelenekler ile ilgili olarak Konya Ansiklopedisi Yayın Kurulu Üyesi Ali Işık gazetemize bilgi verdi. Dünyanın her yerinde yörelere özgü adetlerin bulunduğunu belirten Işık, bu değerlerin ihtiyaç ya da bazı değerlerin yüceltilmesinden dolayı meydana gelmediğini söyleyip, bir takım inançların artıkları olduğunu ve isimlerinin değişebileceğini belirtti. Şivlilik ve namaz'ın Konya'ya özgü adetlerden olduğunu söyleyen Işık, namazın ileri yaştaki insanları özellikle de Konyalı kadınları ilgilendirdiğini, şivliliğin ise, Konyalı çocuklara ait gelenek olduğunu dile getirdi. Işık, “Namaz, İslâm dinince kutsal ‘üç aylar’ın ilk ikisi olan Recep ve Şaban Ayları'nın Konya merkezindeki adıdır. İslâm dininde ayrıcalıklı bir zaman dilimi olan üç ayların başlangıcı olan Recep ayının ilk perşembesi, gecesi, Regaip Kandili olan bu gün, Konya’da büyüklerden çok küçükleri heyecanlandırır. Konyalılarca 'ilk namaz' Recep, 'orta namaz' da Şaban ayıdır. Namaz'a daha bir aydan fazla zaman olmasına rağmen Konya çarşı, pazar ve evlerinde bir hazırlıktır başlar” dedi. 40-50 yıl önce Regaip Kandili'nden birkaç gün önce, akşam yemeğinden sonra trampet seslerinin duyulduğunu söyleyen Ali Işık, bu seslerin artık duyulmaz olduğunu belirtti. Işık, “O zamanlar Konyalı çocuklar, Namaz’dan birkaç hafta önce, Kapı ve Aziziye Camileri arasında bulunan Bulgur Tekkesi civarındaki çarşılara gider, oradan birer trampet alır, ölçüsüz bir sevinç ve coşku içerisinde evlerine gelir, akşamı iple çekerlerdi. Aceleyle yenen akşam yemeğinden sonra el yıkama gereği dahi duymadan sokağa fırlarlardı. Trampetli, kavallı, fenerli, maşallalı çocuklarla alay düzülünce gece yarılarına kadar sokakları bir curcuna kaplardı. Bu fener alayları esnasında çocukların mahalle kavgaları olmazsa olmaz şartlardandı. Bu işin garip yanı, Recep ayının ilk perşembe gecesi yani mübarek Regaib Kandili’nde bu kavgalar kızışır. Zira bu gece kavgaların artık son bulacağı gecedir diye konuştu.
ŞİVLİLİK ÜÇ AYLARIN GELİŞİNİ GÖSTERİR
Konyalı çocukların topladığı şivlilik adetinin Konya'da üç ayların geldiğini gösterdiğini ifade eden Işık, “Sade Konya’ya mahsus olmak üzere, Konyalı çocukların bir başka Namaz âdeti de Şivlilik’tir. Günümüzde de üç ayların, hususiyle Regaip Kandili’nin gelişini çarşı, pazarda dükkân önlerine çıkmış gofret, bisküvi kutularından, kırık leblebi, leblebi şeker ve kuru üzüm çuvallarından anlarız. Geçmişte Şivlilik çerezi olarak genellikle kırık leblebi, siyah kuru üzüm, leblebi şeker, akide veya peynir şekeri ile mevsim durumuna göre meyveler, meyve kuruları ve kakları çocuklara dağıtılırdı. Konyalı, zenginlik, fakirlik gözetmeksizin, hâlince, şivliliklerini namazdan önce evlerinde hazır bulundururdu” dedi. Işık, Konyalı çocukların şivlilik gününü iple çektiklerini söyleyerek, çocukların kahvaltı yapmadan ellerine şivlilik torbalarını alarak sokaklara çıktıklarını ve çocukların yaş ayrımı yapmadan tüm arkadaşları ile şivliliklerini topladıklarını belirtti.
BİŞİ KONYA GELENEĞİDİR
Konyalı kadınlara has önemli adetlerden olan bişi geleneğinin, sosyal dayanışmayı artırdığını belirten Işık, “Namaz’da Konyalı annelere ait önemli bir âdet de 'bişi'dir. Regaip Gecesi’nin gündüzünde Konya evlerinde bir bişi telâşı başlar. Kabarıp kızaran bişiler alınarak önceden ıslatılmış yufkaların içerisine dört köşe sarılır. Böylece hazırlanan bişiler kaplara istiflenerek en yakın komşudan başlayarak uzakta oturan hısım akrabaya kadar dağıtılır. Bu dağıtım esnasında da zengin fakir ayrımı yapılmazdı” ifadelerini kullandı.
ÜÇ AYLARDA ZİYARETLER ARTAR
Konya halkı açısından üç ayların büyük önemi oluduğunu vurgulayan Ali Işık, üç aylarda ziyaret sayısının da arttığını söyledi. Işık, “Evlenip baba evinden ayrılanlar, kendi çocuklarını alarak anne ve babalarını, büyüklerini ziyaret ederler. Onların namazlarını tebrik ederler. Bu tebrik Namazın müberek olsun şeklindeki temenniyle yapılır. Bu ziyaretler sırasında anneler-kayınvalideler, evlat ve torunlarına zengin yöresel yemekler ikram ettikleri gibi, yemekten sonra da evde bulunan bütün çerez ve meyve çeşitlerinden bir çetnevir sofrası hazırlayarak şivlilik ikramı yaparlar. Konya’da ebeveynin, hısım-akrabaların Namaz mübareğini ihmal etmek önemli bir kusurdur. Günümüzde zayıflayan insani ilişkilerin yanı sıra, başka yörelerden alınan göçler sebebiyle birtakım eski, ancak güzel âdetlerimiz kaybolur gibi oluyorsa da, hakiki Konyalılar'ın mahalle ve hanelerinde hâlâ inatla sürdürülmektedir” ifadelerini kullandı.
MUSTAFA ÖZÇELİK merhabahaber.com





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.