14 gün gözetimde kaldım: Korona’nın yayılmasını istiyoruz

Koronavirüs ülkemize yeni giriş yaptığı zamanlarda yurda dönüş yapan umrecilere yetkili isimler 14 gün evinizden çıkmayın diye rica ediyordu (!) Daha sonra artan vakalardan da anlaşıldı ki bu iş tavsiye ile olmuyor, umreciler devletin yurtlarında 14 gün, hatta daha fazla bir süre karantinaya alındı. Böylece olası bir vaka kontrol altına alınacaktı.

Tavsiye ile bu kadar ciddi bir salgının önüne geçemeyeceğiniz aşikar. Biz de yanlıştan dönüldü, ciddi tedbirler uygulanıyor diye yapılanlara hep destek verdik...

1 Haziran normalleşme sürecini hepiniz biliyorsunuz... Düşünenler ve rakamlara yansıyanları görenler, ‘Bunda bir yanlışlık var’ dedi.

**

14 gündür Meram İlçe Sağlık Müdürlüğü’nden gelen bir telefon ile evde ailecek izolasyona alındık. 2. Derece akrabamızı ziyarette, aynı ortamda bulunduğumuz, ortak temas noktalarımız bulunan kişide Koronavirüs pozitif çıktı.

Tabii ki gelen telefonla psikolojimiz darmaduman oldu. Akılda bin türlü soru ve senaryo oluşuyor...

Sağlık Müdürlüğü’nden arayan kişi “Telaşa gerek yok. Dışarı çıkabilirsiniz. Markete vesaire de gidebilirsiniz ama maskenizle kısa sürede halledin. Evde normal yaşamınıza devam edin” dedi. Ertesi gün 182’den arandık. Sağlık Bakanlığı’ndan arayan kişi ise daha farklı şeyler söylüyordu. “Evdeki bireylerle aranıza 2 metre mesafe olsun. Dışarı çıkmayın” gibi...

“Birileri gelecek de test yapacaklar mı acaba?” diye endişe ile beklerken, ilerleyen günlerde sadece telefon kontrolü olduğu gerçeği ile yüzleştik. Hiç gelen de olmadı, test yapan da... Sağolsun Aile Hekimliği’ndeki hemşire hanım da gayret ve özveri ile arayıp hâl hatırımızı sordu.

**

14 gün sonunda hastalık ile ilgili hiçbir belirti görmedik şükürler olsun... Peki sorun ne?

Yazının başında umreciler ile ilgili değişen kararı yazdım. Virüs kontrol edilecekse bu iş tavsiye ile olmaz yaptırım olması lazım. Vatandaşın tercihine bırakılacak bir şey değil bu. Virüslü kişiye temas edenler 14 gün evde izolasyona alınması gerekiyorsa, o kişilerin yanına gidip o SMS ile gönderilen tebliğatı, cezaları anlatıp imzalatacaksın.

Virüslü kişiye temas edene test yapılmayacaksa bu testler kime yapılıyor? “Filyasyon, filyasyon, en iyisini biz yapıyoruz” dediğiniz şey bu muydu?

Ayrıca reklamı yapılan “Pandemi İzolasyon Takip uygulaması” da çalışmıyor. Yani virüslü kişiye temas etmiş kişileri bakanlık telefonla arayıp soradursun, bu kişilerin düğünlere, cenaze evlerine, pazar yerlerine ve her türlü kalabalığa karışmalarını engelleyecek hiçbir yaptırım ve takip yok. Sözde izole kişiler ya virüslü ise..?

Açıkça virüsün yayılmasına göz yumuluyor.

**

Bu işi dert edinen insanların konuştuklarına bir bakın... “Hastanelerde bile sağlık çalışanlarının maskesi yok. Sosyal mesafe yok. Düğünler başlamış. Halay tutulmuş. Hastanelere gidiliyor, bakan çeken yok. Hastanede yatacak yer bulursun, yoksa ayakta ölmeyi bekle.”

**

Durum iyiye gitmiyor. İçi boş cümlelerle virüsle mücadele olmuyor. Virüsle imtihanımızın daha uzun süreceği söyleniyor. Öyleyse “Virüsle yaşamaya alışın” denilen toplumun bilinçlendirilmesi ve virüsün yayılmasını engelleyecek tedbirlerin daha sıkı alınması gerekiyor.

**

Hamiş: Geçenlerde bir kişi, “Devlet elimde olsa, ne haliniz varsa görün der bırakırım, bu vatandaşla baş mı edilir...” gibi bir şey söyledi. İdarecilerimiz de böyle düşünüyorsa bilelim yani...

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.