Zulüm sona ermeli
Bayram Vanlı, “Esad'in zulmü sona erdirilmelidir. Fakat bu son sınırları bilinemeyen bölgesel daha büyük zulümlere sebebiyet verecek olayların yeni bir başlangıcı da olmamalıdır” dedi.
İnanç Özgürlükleri Platformu 'Zulüm Bitene Kadar' sloganıyla çıktıkları yolda 260. haftaya ulaştı. Kayalıpark Meydanı'nda gerçekleşen 260. hafta basın açıklamasını platform adına Bayram Vanlı yaptı. Bölgesel sorunların ülke gündeminin tek gündem maddesi olmaya devam ettiğini dile getiren Vanlı, “Suriye krizi bir kriz olmaktan çıkıp bir iç savaş şartlarına dönüşeli az bir zaman olmadı. Bununla birlikte gidişat iç savaş ortamından bölgesel bir krize ve bölgesel savaş şartlarına doğru ilerlemektedir. Bu durum aklıselim insanlar tarafından kaygı ve endişe ile izlenmektedir. Sonuçlarının nereye ulaşacağı kestirilemeyen bu gidişat hususunda daha aklı selim ve mutedil bir tutum izlenmesi gerektiğini önemle belirtiyoruz. Suriye'de baascı Esad yönetimi zulümlerine yeni zulümler eklerken bu zulümleriyle kendi sonunu da belirlemekte, yok oluşunu hızlandırmaktadır. Tarih zulümle abad olunamayacağının kesin göstergesidir. Fakat Esad'in gitmesi meselenin çözümü anlamına gelmemektedir. Esed gittikten sonra yerine ikame edilecek olanlar kimlerdir? Esad'in zulmü sona erdirilmelidir. Fakat bu son sınırları bilinemeyen bölgesel daha büyük zulümlere sebebiyet verecek olayların yeni bir başlangıcı da olmamalıdır. Küresel emperyalizm iç karışıklıkları, yapılan zulümleri ve baskıları gidermek, problemleri çözmek amacıyla hangi bölgeye elini atsa kanayan tüm yaraları kangrene çevirip, zulümlerin tavan yapmasına, hatta bazen gidenin aranmasına sebebiyet vermektedir” dedi.
TERÖRÜN ARKASINDA KÜRESEL EMPERYALİZM VAR
Türkiye'deki terör olaylarının artmasının ardında bölgesel istikrarsızlığın ve küresel emperyalizmin hesaplarının olduğunu ifade eden Vanlı, “Ve bu dış bağlantılar net bir şekilde tespit edilip onların ulaşmak istedikleri büyük planın parçası olmaktan vazgeçilmedikçe teröre de sağlıklı bir çözüm bulunamayacaktır. Büyük Ortadoğu Projesi diye adlandırılan bölgesel sömürü projesi maalesef ülkemizin de yönetenleri tarafından itiraf edilecek şekilde içinde bulunduğu bir projedir. Bölgesel karışıklıkların, büyük krizlerin, iç savaşların ardında ki gerçeğin bu büyük proje olduğu bilinmektedir. Bu projenin hesapları tahlil edilip bir an önce sergilenen bu oyunda rol almaktan vazgeçilmelidir. Bağlantısızlar zirvesinin bölgenin istikrarı ve çatışmaların büyümemesi hususunda yeni bir başlangıç olması hepimizin en içten temennisidir. Bölgesel güçlü bir aktör olan Mısır'ın zirve, İran'da yapılıyor olmasına rağmen bu zirveye katılması önemli bir adımdır. Zalim İran şahının devrilmesinden rahatsız olan Hüsnü Mübarek yönetiminin yeni iran hükümeti ile tüm ilişkileri kestiği göz önünde bulundurulduğun da bu katılım önemini daha da artırmaktadır. Mısır devlet başkanı Mursi'nin Suriye'de halkın istek ve taleplerine yönelik bir değişim talebine olumlu destek vermesi ve bunun için bölge ülkelerini katkıya davet etmesi fakat bunu yaparken de emperyalist tehlikelere dikkat çekmiş olması zirveye olumlu bir katkı sağlamıştır” diye konuştu.
İBRAHİM ÇİÇEKÇİ





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.