Zorla rapor alıyorlar
Yayınlanma:
Toplum Sağlığı Araştırma ve Geliştirme Merkezinin hazırladığı rapora göre, her sınav dönemine birkaç ay kala öğrenciler sağlık raporu almaya zorlanıyor
Konuyla ilgili olarak Konya Gazeteciler Cemiyeti’nde açıklama yapan Toplum Sağlığı Araştırma ve Geliştirme Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Oktay Sarı, ilköğretim 8. sınıfları saran OKS heyecanının yerini 6-7 ve 8. sınıflarda SBS heyecanına bıraktığını anımsatarak, daha önce bir yıllık olan maratonun artık üç yıla çıkarıldığına dikkat çekti. Oktay Sarı, bir daha geri dönülemeyecek olan bu yılların ‘yurduma özgü’ diye nitelendirdiği sınavlarla heba edildiğinin altını çizdi. Liselerin de dört yıllık olmasıyla gençlerin hayatından bir yılın daha geri dönüşümsüzlüğe sevk edildiğini anlatan Oktay Sarı, “Çöpler bile geri dönüştürülmeye çalışılırken, en önemli olan insan hayatı artık su gibi istenmeyen yerlere kanalize edildi. Çocuklarımız ve gençlerimiz ev-okul-dershane üçgeninden her gün artan yoğunlukta test edildi. Testlerle seviyeleri sınanmaya çalışılırken, camekanlardan ‘dönem ödevi yazılır’ yazan internet kafeler günlük hayatımıza renk kattı. Okul ve dershane çıkışı tost, döner ve hamburger yedirerek geleceğimizi emanet edeceğimiz gençler, ‘sağlıklı beslenme kavramından Milli Eğitim Bakanımız ne derece haberdar?’ sorusuna da gündeme getirdi” diye konuştu.
ÖĞRENCİLER SAĞLIK RAPORU ALMAYA ZORLANMAKTA
Amacının çarpık ve yorucu eğitim sistemini eleştirmek olmadığını vurgulayan Oktay Sarı, şöyle devam etti: “Yaklaşan SBS ve ÖSS sınavlarında çarpık ilişkiler yumağı içerisine çekilmek istenen hekimlere dikkat çekmek istiyoruz. Her sınav dönemine birkaç ay kala öğrenciler sağlık raporu aldırmaya zorlanmakta, buna okul ve dershane idarecileri göz yummakta ya da teşvik etmekte, hekimler ise rapor vermek zorunda bırakılmaktadır. Hiçbir sağlık problemi olmayan çocuklar ve gençler, gayet sağlıklı bir biçimde dershaneye giderken hiçbir vicdan sızlamamaktadır. Okulda değil, dershanede başarıya endekslenen eğitim sistemi, rapor aldırılan öğrenciler üzerinden başarı elde etmeye çalışmaktadır. Bu rapor karmaşası yıllardır devam etmekte ve hiçbir idareci tarafından çözüm üretilmemektedir. Rapor alan öğrenciler nedeniyle boşalan sınıflarda, bu boşalmanın sebebinin bir salgından mı, kitlesel bir felaketten mi kaynaklandığını ne Sağlık Bakanlığı ne de Milli Eğitim Bakanlığı tarafından sorgulanmaktadır. Eğer bir felaket yoksa okulların neden öğrencisiz olduğu da araştırılmaktadır.”
SUÇUN KAYNAĞI, OKUL VE DERSHANE İDARECİLERİ VE HEKİMLER
Ortada bir suç olduğunu ve bu suçun birincil kaynağının okul ve dershane idarecileri, ikincil kaynağının da hekim meslektaşları olduğuna dikkat çeken Oktay Sarı, “Toplumsal baskıya boyun eğmek zorunda kalan hekimlerimizdir. Baskıya direndiğinde dayak yiyen, örselenen, itilip kakılan ve kimse tarafından korunmayan hekimlerdir. Rapor dönemi yaklaşırken okul ve dershane yöneticileri ile Sağlık Müdürlüklerini uyarıyoruz. Okullar, boşalan sınıfların hesabını verecektir. Sağlık Müdürlükleri, yüzde sekseni raporlu olan sınıflarlardaki felaketlerin sebebini araştıracaktır. Sağlığı yerinde olan öğrencilere rapor veren hekimlerin de takipçisi olacağız. Çocuklarımızın büyüme çağı ve sosyalleşme süreçlerinde çok önemli yılları okullarda geçmektedir. Eğitim süreci sadece öğrencilere bilgi vermek değildir. İlerideki hayatlarına dair ‘karakter şekillenmesi’ de büyük oranda bu dönemlerde gerçekleşmektedir. Biz eğitim, sağlık camiasına ve ailelere yalvararak diyoruz ki ‘lütfen çocuklarımıza sahtekarlığı kendi elimizle öğretmeyelim’ Sahte raporların mutlaka takipçisi olacağımızın bilinmesini, basının da bu konuda bizlere yardımcı olmasını istiyoruz” diye konuştu.
Resmi İlanlar
Eğitim





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.