Yumaklı: Tarımsal hasılada 7. sıradayız
Muğla Ticaret ve Sanayi Odası'nda düzenlenen sektör paydaşları toplantısında konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sektörü sadece rakamlarla değil, üreticinin sahadaki emeğiyle, çabasıyla değerlendirdiklerini söyledi.
Muğla Valisi İdris Akbıyık'ın kullandığı "Muğla eğer bir ülke olsaydı kendi kendine yetebilecek potansiyele sahip olurdu." sözünü hatırlatan Yumaklı, kenti bu anlayışla değerlendirdiklerini dile getirdi.
Bugün tarım ve orman sektörünün yalnızca ekonomik bir faaliyet alanı değil ülkenin geleceği, bağımsızlığı, güvenliği olduğunu vurgulayan Yumaklı, "Dolayısıyla milli gücümüzün en önemli unsurlarından biridir. Tabii iklim değişikliği, hepiniz bunu yaşıyorsunuz. Bizler de farklı yönleriyle, bakanlığımızın görev alanına girenler itibarıyla çok ciddi bir şekilde etkileniyoruz. Yani en ufak bir dalgalanma, insanların sofrasındaki bir lokmayı etkiler duruma gelmiş halde. O yüzden yeni normal olarak nitelendirdik." diye konuştu.
Yumaklı, AK Parti hükümetlerinin son 24 yılda tarımsal üretimi stratejik bir alan olarak ele aldığını, bütün amacın çok güçlü bir altyapı oluşturmak olduğunu aktardı.
"BU, CUMHURİYET TARİHİMİZİN GURUR VEREN BİR REKORU"
Tarımda güçlü altyapıyı iller değil Türkiye bazında düşündüklerini anlatan Yumaklı, şunları kaydetti: "Bu manada sektöre reel rakamlarla 3 trilyon liralık bir tarımsal destek sağlanmış oldu. Elbette bereketli topraklarımız var ancak suyla buluştuğu zaman o bereketi bir değere çevirebiliyorsunuz. Bunun için de tam 4,7 trilyon liralık su ve sulama yatırımı yapıldı. Verdiğimiz destekler, elbette yapmış olduğumuz yatırımlar, bu ülkenin başta çiftçisinin sürdürülebilir bir üretim yapabilmesi için önemli olmakla beraber yine tekrar ifade edelim, bu ülkenin milli güvenliği açısından, bağımsızlığı açısından, insanlarımızın sofrasına giden ve gidecek olan bir lokma açısından son derece kıymetliydi. Tarımsal hasıla açısından 2002 yılında dünyadaki konumumuz 12. sıradaydı. Şu anda 5 basamak yükselmiş ve 7. sıraya çıkmış durumdayız. Bu, en son Dünya Bankasının açıklamış olduğu rakamlar. 2025'te yaşamış olduğumuz zirai don ve kuraklığa rağmen tarımsal hasılada ilk defa 80 milyar dolarlık barajı geçmiş durumdayız. Çok daha iyilerine ulaşacak mıyız? İnşallah ulaşacağız. Bu, Cumhuriyet tarihimizin gurur veren bir rekoru."
"Türkiye'de tarım bitti." diyenlerin tarımdaki tabloyu çok iyi bir şekilde görmesi gerektiğini vurgulayan Yumaklı, bu başarının motivasyon kaynağı ve aynı zamanda herkesin omuzlarındaki yükü daha da artıran bir unsur olduğunu belirtti.
Türkiye Yüzyılı'nı inşa ederken tarımdaki başarıyı mutlaka daha ileriye götürme adına çaba, planlama ve yatırımlara devam edilmesi gerektiğine işaret eden Yumaklı, "Son 3 yılda tarımsal üretimle alakalı, tarım, orman ve su alanlarında devrim niteliğinde çalışmalara imza attık. Bunlardan en önemlisi tarımsal üretim planlamasıydı. Suyu merkeze alan tarımsal üretim planlaması." diye konuştu.
Bakan Yumaklı, bu sene son 66 yılın en iyi yağışları olduğunu, bu yılki yağışların geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 74 daha fazla görüldüğünü anımsattı.
Sözleşmeli üretimin tarımsal üretim planlamasından sonra çok gayret ettikleri bir başka husus olduğunu ifade eden Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Evet, belli alanlarda sözleşmeli üretimde bir mesafe katetmiş ve de kaydetmiş durumdayız ama istediğimiz gibi değil. Dolayısıyla bütün sözleşmeli üretimle ilgili, alanın ne kadara alacağını, ne kadar alacağını, hangi kalitede alacağını bildiği, satanın da aynı şekilde kime satacağını, hangi kalitede ve ne zaman satacağını bildiği bir ortamın oluşturulması. Çalışmaya, gayret etmeye devam edeceğiz. Yani bu konuda istediğimiz seviyede değiliz. IPARD desteklerinin yüzde 50'si Avrupa Birliği fonlarından, yüzde 50'si de bizim hükümetimizin genel bütçesinden karşılanıyor. Bundan sadece 42 ilimiz faydalanıyordu. Bu desteklerimizden 81 ilin de faydalanmasını sağladık."
Yumaklı, üretim planlaması kapsamında süt, besi, küçükbaş ve kanatlı üretim bölgeleri oluşturduklarını, özellikle su ürünleriyle alakalı planlama gerçekleştirdiklerini anlattı.
Hürmüz Boğazı krizini dünyada çok farklı ülkelerin, farklı derecelerde yaşadığını belirten Yumaklı, şöyle devam etti: “Ama biz destek tutarlarını buradaki artışı da kapsayacak şekilde yeniden hesaplayacağız. Elbette her ülke kendi görüşü, düşüncesi veya planlamaları doğrultusunda bunu yapar. Evet, biz de almış olduğumuz bu kriz öncesi ve kriz esnasındaki tedbirlerle özellikle gübre konusunda herhangi bir problem yaşamadan bu süreci geçtik. Hatta ne olacağına dair elbette hiç kimsenin öyle net bir şey söyleyemediği bu tür jeopolitik durumlara hazır olma adına da şu anda farklı tedarik yöntemlerini de bakanlık olarak gerçekleştirmiş durumdayız.”
“TARIM SİGORTASI KONUSUNDA ŞU ANDA DÜNYADA BUNU EN İYİ UYGULAYAN BİRKAÇ ÜLKEDEN BİRİSİYİZ”
Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisinin hasat döneminden önce hububat fiyatlarını açıkladığını, bu fiyatları belirlerken tek ilkelerinin üreticileri korumak, tüketiciyi kollamak olduğunu söyledi.
Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) bu işin ticaretini yapan bir kurum olmadığını, piyasayı düzenleyici bir kurum olduğunu dile getiren Yumaklı, TMO'nun hasat mevsiminden önce hububat fiyatlarını açıkladığını, bu fiyatları belirlerken tek ilkelerinin üreticinin emeğinin zayi olmaması, tüketicinin de mutlaka üretim maliyetlerini de dikkate alarak bir fiyat açıklamak suretiyle korunması olduğunu vurguladı.
Bu kapsamda ülke genelinde 650'yi aşkın yerde hububat alımı gerçekleştirdiklerini belirten Yumaklı, "Toplamda 20 milyonluk bir depolama kapasitesi olduğunu ifade etmek istiyorum." dedi.
"Hemen herkes hasadını yaptığında bu ürünü getirip vermek ister." diyen Yumaklı, ancak herkesin aynı anda gelip aynı anda teslim edebilmesinin mümkün olmadığını, bir randevu sisteminin olduğunu, daha önce 3-4 günlük bekleme sürelerinin olduğunu bu sürelerin 3-4 saate indiğini ifade etti.
Muğlalılara, tarım, orman ve su potansiyelini sadece korumakla kalmayıp geliştirdiklerini aktaran Yumaklı, şöyle konuştu: “Daha verimli, daha sürdürülebilir, daha katma değerli bir hale gelmesi için gayret ettiğimizi de ifade etmek istiyorum. Bu doğrultuda tarım, orman ve su alanlarında gerçekleştirmiş olduğumuz destekler ve yatırımlar 92 milyar lira civarında. 124 sulama tesisi hizmete alındı. 182 bin dekarlık arazi sulamaya açıldı ve yaklaşık 3,1 milyar liralık yıllık zirai gelirin elde edilmesine katkı sağlamış olduk. Yine kırsal kalkınma ve ORKÖY projeleri kapsamında hibe ve kredi vererek yani hem kırsal kalkınma hem IPARD hem de ORKÖY projeleriyle 14 bine yakın projeyi destekledik.”
Muğla'nın marka değerleriyle gurur duyduklarını ifade eden Yumaklı, "Muğla çam balı ve Datça domatesi gibi 39 ürün coğrafi işaretli bir şekilde markalaşmış durumda. Bazen çok enteresan şeylerle karşılaşıyoruz. 'Çam balında birinciyiz' dediğimiz zaman, 'Niye bunu söylüyorsunuz?' deniliyor. Niye söylemeyelim? Bundan gurur duymak ayıp mı? Üretiyoruz. Muğla'da yaklaşık bunun yüzde 80'ini bal ormanlarıyla üretiyoruz." diye konuştu.
Yumaklı, 39 bin dekarlık alanda mera ıslah çalışmalarının tamamlandığını belirterek, özellikle tarım topraklarını koruma adına çok ciddi irade gösteren Muğlalılara teşekkür etti.
359 bin dekarlık alanda 10 ovayı da koruma altına aldıklarına dikkati çeken Yumaklı, "Bunlar bizim üzerinde tasarruf hakkımızın olduğu yerler değil. Unutmamak lazım, gelecekteki çocuklarımızdan almış olduğumuz emanetler. Olması gerektiği gibi onlara bunu teslim etmemiz gerekiyor ve gıda güvenliği açısından bu teslimatı gerçekleştirmemiz gerekiyor." dedi.
Bazen "Bir dönümlük yerden alacağın bir şey yerine oraya bir şey kondur, daha iyi para kazanırsın." gibi kıyaslamaların yapıldığına dikkati çeken Yumaklı, "Evet, bugün için öyle yaparsın ama en fazla üç gün durabilirsin, kişisine göre değişir tabii. O zaman hiç yemek yemeyelim, bütün her yeri binalarla dolduralım. Bu öyle bir şey değil. Biz insanız. İnsan var olduğu sürece de gıda var olacak. Gıda ihtiyacı olduğu sürece de toprağımıza ihtiyacımız olacak. Temiz toprağa, temiz suya, temiz havaya." ifadelerini kullandı.
İklim değişikliği konusunun karşılarına çok farklı vesilelerle geldiğini ve gelmeye de devam edeceğini anlatan Yumaklı, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Peki nasıl güvence altına alacağız? TARSİM'le. Tarım sigortası konusunda şu anda dünyada bunu en iyi uygulayan birkaç ülkeden birisiyiz. Bir elin parmaklarını geçmez. Geliştirilmesi gerekir mi? Evet. Çünkü karşımıza farklı hadiseler geldikçe bunlarla ilgili gereken işlemleri yapıyoruz. 2006'dan bu yana Muğla'da 244 bin poliçe düzenlenmiş. Bu poliçelere biz devlet olarak, yani siz bir poliçe yaptırmışsınız, bunun 767 milyon liralık prim bedelini devlet olarak biz karşılamışız. Bu zaman zarfında, Allah etmesin ama ihtiyaç olduğunda emeğin karşılığını zarar görenlerin alabilmesi için de 427 milyon liralık tazminat ödemesinde bulunmuşuz. Verdiğimiz destekler ve yatırımlar sayesinde tarımın önemini bilen, o değerlerin kıymetini bilen Muğlalı üreticilerimizle üretimde verimliliği ve kaliteyi artırmışız. Ben hepsine buradan tekrar teşekkür ediyorum.”
“KIRSAL KALKINMA YATIRIMLARI BİZİM TEMEL ÖNCELİĞİMİZ”
Bakan Yumaklı, su ürünleri yetiştiriciliğinde Muğla'nın yine birinci sırada olduğunu belirterek, "Üç tarafı denizlerle çevrili bu ülkede su ürünleri yetiştiriciliği katlanarak devam eden, çok önemli potansiyele sahip bir alan. Geçtiğimiz yıl bu ülke 2,3 milyar dolarlık ihracat yaptı. Bunun 1 milyar doları Muğlalı üreticilerden geldi. Hepsine tekrar teşekkür ediyorum. Kırsal kalkınma yatırımları bizim temel önceliğimiz. Dolayısıyla kırsalda hem yatırımın hem girişimciliğin hem de güçlü üretim yapısının devamı için kırsal kalkınma yatırımlarına devam edeceğiz." diye konuştu.
Kaynak:Anadolu Ajansı





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.