Yükü taşıyamaz oldular

Yükü taşıyamaz oldular
Her türlü yükü taşıdıklarını belirten kamyoncu esnafı, taşıyamadıkları tek yükün ağır maliyetler olduğunu belirterek, Bize kimse yağ yakmanın yasak olduğunu söylemesin.

Her türlü yükü taşıdıklarını belirten kamyoncu esnafı, taşıyamadıkları tek yükün ağır maliyetler olduğunu belirterek, “Bize kimse yağ yakmanın yasak olduğunu söylemesin. Keyfimizden mazot yerine yağ kullanmıyoruz, yükümüzü hafifletmeye çalışıyoruz” diyor

Şehirlerarası nakliyat sektörünün en önemli merkezlerinden birisi olan Konya’da kamyoncular sahipsiz kaldıklarını dile getiriyor. Yıllardır kredi kartı, vergi, mazot ve benzeri borçlardan dolayı ezildiklerini belirten kamyoncular, üzerilerine yüklenen yükün karşılığını alamamaktan yakınıyor. Özellikle Konya’da piyasanın çok düşük olduğunu belirten kamyoncular, sorunların çözümü için kimsenin kılını dahi kıpırdatmadığını söylüyor.

KAMYONCU YAĞ YAKMASIN DA NE YAKSIN

Başta mazot olmak üzere kamyoncunun girdi maliyetlerinin her geçen gün arttığını buna karşılık taşıma ücretlerinde hiçbir iyileştirme yapılmadığını belirten kamyoncu esnafından Mehmet Tuğrul, nakliye bedellerinin düşük olması nedeniyle zararına yük taşımak zorunda kaldıklarını belirtti. Girdi maliyetlerini düşürmek için farklı yollar aramaya başladıklarını ifade eden Mehmet Tuğrul, “Kamyoncu esnafının mazot yerine yağ yaktığı herkes tarafından biliniyor. Evet, yasak olmasına rağmen yağ yakıyoruz. Mazotun litresi 4 liraya dayanmış, kamyoncu yağ yakmasın da ne yapsın. Yağ yaktığımız zaman en büyük girdi maliyetimiz olan yakıttan yaklaşık yüzde 20 tasarruf sağlamış oluyoruz. Kamyoncunun yağ yakması istenmiyorsa, desteklenmesi gerekiyor. Yasaklamak çözüm değil” ifadelerini kullandı.

SIRTIMIZA YÜKLENEN YÜK ÇOK AĞIR

Ömürlerinin yollarda geçtiğini, gece gündüz, yaz kış demeden, her şart ve koşulda direksiyon sallayarak sırtlarına yüklenen yükü sahibine teslim etmek için çalıştıklarını ve tek dertlerinin evlerine ekmek götürmek olduğunu dile getiren Sefer Ertuğrul da, “Kamyon artık para kazanmıyor. Edirne’den Kars’a kadar Türkiye’nin dört bir yanına gidiyoruz. Ama mesafe ne kadar uzun olursa olsun, taşıdığımız yük ne kadar ağır olursa olsun aldığımız para değişmiyor. Semeriyle seksene varan giderler nedeniyle sefer bittikten sonra cebimize baktığımızda 200 lira kalmışsa şükrediyoruz. Her zaman yük çıkmıyor. Bazen gittiğimiz ilde günlerce beklemek zorunda kalıyoruz” dedi. Girdi maliyetlerinin artmasına karşılık taşıma fiyatlarının hep aynı kalmasının nedenlerinden birinin de korsan nakliyeciler olduğunu bildiren Sefer Ertuğrul, “Nakliyeci belgesi olmayan da nakliyecilik yapıyor. Bunun takip edilmesi gerekiyor. Herkes nakliyecilik yapmamalı. Fiyatları korsan nakliyeciler düşürüyor. Belgesi olmayan bu işi yapamamalı” dedi.

BU AT BU ARABAYI ÇEKMİYOR

İzmit’ten Konya’ya yük getirdiğini ve günlerdir Konya’dan İzmit yönüne çıkacak olan bir işi beklediğini belirten Suat Arı ise Konya piyasasının başta İstanbul ve İzmit olmak üzere birçok ile oranla çok düşük olduğunu belirtti. İzmit’ten aldığı yükü Konya’ya 2 bin lira karşılığında getirdiğini, Konya’dan İzmit’e gidecek olan yük için ise 500 lira teklif edildiğini ifade eden Suat Arı, “Kamyoncunun yağ yakması olayı sadece Konya için geçerli bir durum değil. Bugün Türkiye’nin dört bir yanında yük taşıyıcıları yağ yakıyor. Bu şartlarda yağ yakmasa zaten yük taşıyamaz. Böyle giderse kamyoncu yükü taşıyamaz olacak” dedi.

ERBAKAN VE ÇİLLER DÖNEMİNİ ARIYORUZ

Kamyoncu esnafından Selçuk Bayam ise günümüz şartlarını 15 yıl öncesi ile kıyaslayarak, “Erbakan ve Çiller’in hükümette olduğu dönemde iyi hatırlıyorum mazot fiyatları büyük oranda düşürülmüştü. Biz o dönemde para kazandık, o dönemde kamyonlarımızı yeniledik. Şimdi o dönemde aldığımız kamyonları kullanıyoruz. K belgesi, vergi, mazot, lastik, yağ derken şimdi maliyetler arttıkça arttı. Karşılığında ne aldığımızı soracak olursanız, hiçbir şey. O dönemde aldığımız paranın üçte ikisi bize kalıyordu, şimdi dörtte biri dahi kalmıyor. Kamyoncu artık kredi kartlarıyla yaşıyor. Bir kamyoncunun cebinde 10 kredi kartı var, hepsinin de limiti dolu. Kartlara takla attırarak günü geçiştirmeye çalışıyoruz ama bu böyle nereye kadar sürecek” diyerek içinde bulundukları zor durumu anlatmaya çalıştı. Cumhuriyet tarihinin en büyük vergi affı olarak adlandırılan Torba Yasa’dan yararlanarak borçlarını yapılandırdıklarını bildiren Ahmet Gökten ise, “30 bin lira vergi borcumuz vardı. 2 taksitini ödeyebildik, gerisini ödeyemedik. Konya Türkiye’nin nakliyat merkezi konumunda. Sanayisi de güçlü ama bu güç bize yansımıyor. Fabrikatörler artık kendi kamyonlarını alıp, kendi yüklerini taşımaya başladı” dedi.

EHLİYET ALMAMIZ ENGELLENİYOR

Kamyoncunun sorunlarının sadece maddi konularla sınırlı kalmadığını, artık E sınıfı ehliyetin TIR kullanmaya yeterli gelmediğini fakat ilkokul mezunlarının ehliyetlerini değiştiremediğini söyleyen Mustafa Şimşek de, “E sınıfı ehliyeti olan artık TIR kullanamıyor. İlkokul mezunu olduğu için bu adamlar yeni ehliyet de alamıyor. Borç harç işini büyütmek isteyip TIR alan arkadaşlarımız ehliyetleri yeterli gelmediği için TIR’ı kullanamıyor. Sanki ‘artık bu işi yapma, bırak’ der gibi tavırlar sergiliyorlar. Yeni ehliyet alımlarında ilköğretim şartının aranmasını kabul edebiliriz ama yıllar önce ilkokul diploması ile ehliyet almış olan adamın ehliyetini büyütmesine izin verilmemesi bize saçma geliyor” diyerek sözlerini tamamladı.

RASİM ATALAY

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.