Yoksullaştırma politikası

Yoksullaştırma politikası
Yol-İş Sendikası 1 Nolu Şube Başkanı Ahmet Çankaya, Hükümetin elektrik, ulaşım ve gıdaya yaptığı zamlar bilinçli olarak yapılan yoksullaştırma politikasıdır dedi
Yol İş Sendikası 1 Nolu Şube Başkanı Ahmet Çankaya Sendika Binası’nda düzenlediği basın toplantısında ülkede yaşanan sıkıntıları gündeme getirdi. Çankaya, “Ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlarla dolu bir yılı daha geride bıraktık.2010 yılına devreden sorunlar, emekçiler açısından yılın zorlu geçeceğini gösteriyor. Ekonomik bunalım çok yönlü tahribatını sürdürüyor. İşsizlik yüzde 13,2 olarak açıklanıp, karşılığının 3,2 milyon kişi olduğu söylense de gerçek işsiz sayısı 7 milyon kişi civarındadır. İşveren ve siyasi iktidar temsilcilerinin tarihsel uzlaşması ile açıklanan Asgari Ücrete günde sadece 1 lira zam yapılmıştır. Asgari Ücret 577 liraya çıkarılırken, ülkemizde açıklanan yoksulluk sınırının, 795 lira olduğuna dikkatinizi çekmek istiyorum. Yani asgari ücretli yoksulluk sınırının altında yaşamaya mecbur bırakılmıştır. Bu artış, elektrik, ulaştırma, benzin ve gıdaya yapılan zamlarla daha şimdiden misli ile geri alınmıştır.. Bu bilinçli bir yoksullaştırma politikasıdır. Bu, Dünya Bankası ve IMF baskısı ile gerçekleştirilmektedir” dedi.

Dünya Bankası talimatları ile gerçekleştirilen Sosyal Güvenlik sistemi değişiklikleri 1. yılına varmadan iflas ettiğini de dile getiren Çankaya, “Ocak ayı içinde siyasi iktidarın ilaç ile ilgili olarak oluşturduğu kaosun günlük yaşamı nasıl etkilediğini hep birlikte gördük. Danıştay’ın, eczaneler ile tek tek anlaşma yapma girişimini iptal etmesi ile bir keyfiliğe de son verilmiş oldu. Görüldüğü gibi ilaç tekellerinin pazar kavgası ilaca bağlı yaşayan milyonlarca insanın hayatını önemsemiyor. İşte biz sosyal devletin önemi tam da böylesi örneklerde daha iyi görüyoruz. IMF’nin talep ve dayatmaları sonrası sosyal devlet anlayışı terk edilmiştir,

Hastaneler ile ilgili durum da bundan farklı değildir. Puanlama istemi ile hastaneler 3 gruba bölünmüştür. Katılım paylarının kurumların insafına bırakılması da özellikle emekli ve çalışan vatandaşlarımızın bütçelerine ciddi bir yük getirmektedir. Yani parası olan daha iyi hizmet alacaktır” diye konuştu.

Konuşmasına sendika olarak yaşadıkları sıkıntıları dile getiren Çankaya, Uluslararası Çalışma Örgütüne verilen sözlere rağmen hükümetin çalışma hayatı ile ilgili yasaları genellikle pazarlık konusu yapmak istediğini söyledi. Özelleştirmeler adı altında bir çok kurumun peşkeş çekildiğini de belirten Çankaya, “Özelleştirmeler hızla devam ediyor. 26 yıllık özelleştirme uygulamalarının ülkeye, millete, sanayiye ve çalışanlara katkısı tartışılır durumda iken, hükümet yılın ilk haftası içinde basın toplantısı ile özelleştirmelerin tam gaz devam edeceğini açıkladı. Enerji, şeker, limanlar, karayolları, köprüleri ve milli piyango listenin üst taraflarında yer alıyor. Karayolları ve köprülerin özelleştirilmesi 2009 programında 2010 yılına devredildi. Siyasi iktidar, yılın ilk çeyreğinde ihale hazırlıkları yapmaktadır. Bu alanda ve yaşanan diğer sorunları ele aldığımız zaman gelinen nokta, bıçağın kemiğe dayandığı noktadır” dedi.

Çankaya, konuşmasının sonunda 17 Ocak tarihinde Ankara Sıhhiye Meydanı’nda yapılacak olan, Ekmek, Barış, Özgürlük için Demokrasi ve Haklar Mitingi’ne tüm Konya halkını davet etti. Çankaya, “Mitingimizde, kıdem tazminatı hakkına göz dikilmesini, işçileri köle yerine koyan 4/C ve benzeri uygulamalar gibi birçok olumsuzlukları protesto edeceğiz. Mitinge katılacak olan vatandaşlarımız için aynı gün sabah 06.45’te sendika binamız önünden araç kaldırılacak” diye konuştu.

 

ALİ SAİT ÖGE

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.