"Yediğimiz içtiğimiz helalinden olmalıdır"

"Yediğimiz içtiğimiz helalinden olmalıdır"

Kişinin yediklerinin helal olup olmamasının din ve sağlık açısından önemine dikkat çeken İlahiyatçı Bilal Düzbayır, “Helal gıdanın önemini Allah korkusu olmayanlar göz ardı eder” dedi.

Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Konya Şubesi Eğitim Komisyonu tarafından gerçekleştirilen gençlik buluşmaları haftalık olarak yapılmaya devam ediyor. Gıda denetçisi ve ilahiyatçı Bilal Düzbayır’ın sunumu ile gerçekleştirilen buluşmada ise ‘Ne yediğimizin farkında mıyız?’ başlığı ile helal gıda tüketiminin gerekliliği belirtildi. Kişinin yediklerinin helal olup olmamasının din ve sağlık açısından önemine dikkat çeken Bilal Düzbayır, “Helal gıdanın önemini Allah korkusu olmayanlar göz ardı eder” dedi.

MEVCUT HASTALIKLARIN KAYNAĞI KATKI MADDELERİDİR

Günümüzde helal gıda tüketimine gösterilmesi gereken hassasiyetin eski zamanlara oranla çok daha önemli olduğuna değinen Bilal Düzbayır, “Eskiden helalliği ve haramlığı yalnızca hayvan kesimlerinden anlardık. Fakat bugün market reyonlarında dolayısıyla evlerimizde paket halinde birçok ürün var. Bu ürünlerin nasıl üretildiğini bile bilmiyoruz. En azından içindekileri okuyup araştırma yapmalıyız” ifadelerini kullandı. Helal gıda tüketimine dini açıdan ve sağlık açısından olmak üzere iki açıdan bakmanın doğru olacağına değinen Düzbayır, “Helal olanı tüketmek dini açıdan baktığımızda bir emirdir. Bunun yanında sağlık açısından da bakmalıyız. Aslında sağlığımızı düşünerek helal gıda tükettiğimizde dini açıdan da bunu karşılamış oluruz. Çünkü dinimiz İslam sağlığımızı korumayı da gaye edinir. Bugün ülkemizde milyonlarca kanser hastamız, diyabet hastamız, kalp vb hastalarımız var. Bunların yegane sebebi yediğimiz şeylerdeki katkı maddeleridir. Bu esasında siyonizmin bir planıdır. Onlar, insanlık nüfusunu azaltmayı planlar ki dünya nimetlerinin artan insanlığa yetmeyeceğini düşünürler. Biz Müslümanların bundan dolayı yediklerine dikkat etmesi gerekir” şeklinde konuştu.

DİN BİZE TEMİZ VE HELAL OLANI YEMEYİ EMREDER

Kuran ve hadislerde helal olanı yemeye dair birçok emrin olduğuna işaret eden Düzbayır, son olarak şunları söyledi: “Rabbimiz bize Bakara Suresi’nin 205. Ayetinde iktidara geldiklerinde ekini tahrif edip nesli bozanlardan bahseder yine Rum Suresi’nde bir ayette insanların kendi elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde düzenin bozulduğu belirtilir. İşte bu ayetler bize yediğimiz şeylere neden dikkat etmemiz gerektiğini gösterir. Yine hadislerde de bu duruma işaret edilmiştir. Bir hadiste; ‘Helaller bellidir, haramlar da bellidir. İkisi arasında şüpheli olanlar vardır ki bunlardan kaçınan kurtulur’ buyrulmaktadır. Peki nedir şüpheli olan? Mesela marketten bir ürün aldık ve içindekilere baktık. Bilmediğimiz anlamadığımız maddeler var. Araştırma yaptık ve nasıl üretildiklerini neyden yapıldıklarını kesin olarak bulamadık işte bunlar şüphelidir. Gıda raporuna ulaşamadığımız veya ulaştığımız sıkıntılı ürünlerden uzak durmalıyız. Zira haram yiyen birinin ibadetinin 40 gün kabul ıolmayacağı bildirilir bizlere Peygamber’imiz tarafından. Bilinen bazı katkı maddelerine değinelim: karmin, parafin, şellak, jelatin, alkol, sistein, monodigliserit, domuz ve türevleri. Bu katkı maddelerinin tümü Türkiye’ye yurtdışından gelir. Domuz türevleri ve alkolün haramlığı zaten kesin olarak bilinir. Diğer katkı maddelerinin tamamında ise şüpheler vardır. Tüm bu şüpheli gıdaları engellemek için de köklü çözüm şudur: İslam Birliği kurulmalıdır. İslam Birliği ile kurulacak İslam Gıda ve Tarım Birliği ve İslam Sağlık Örgütü tarafından üretilen tüm katkı maddeleri incelenmelidir.

EYYÜB KARAKUZU

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum