Yasağın sınırı genişliyor

Yasağın sınırı genişliyor

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu tarafından düzenlenen başörtüsüne özgürlük konulu basın açıklamasını yapan Mevlüt Doğan, başörtüsü yasağında sınırların genişlediğini söyledi

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu 79. hafta basın açıklamasını Mevlüt Doğan yaptı. Her hafta olduğu gibi Kayalıpark alanında bir araya gelen çok sayıda platform üyesi ve başörtülü bayanlar özgürlük çağrısını yineledi. ‘Konya İnanç Özgürlükleri Platformu Başörtüsüne Özgürlük için Basın Açıklaması’ adı altında 79 haftadır bir araya gelen mağdurlar başörtüsüne özgürlük getirilene kadar eylemlerine devam etme kararlılıklarını bir kez daha gösterdi. Platform adına 79. Hafta basın açıklamasını yapan Mevlüt Doğan,  konuşmasına Tevbe Süresinin ‘Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe inananlar şenlendirir. Onlar namazını kılan, zekatını veren, Allah’tan başka kimseden korkmayanlardır. İşte onların hidayet olacakları umulur’ ayeti ile başladı.

Doğan, başörtüsü yasağının mescitlere kadar uzandığını belirtirken, “Ülkemizde uzun yıllardır Müslüman halkımızın inançlarına ve inanç değerlerine baskı yapmanın bir gerekçesi olarak sunulan, kamusal alan söylemi artık sınırlarını mescitlere kadar ulaştırmış duruma geldi. İçlerinde Allah’ın adının anılmasına ve yüceltilmesine Allah’ın izin verdiği evler, devlet daireleri haline dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Kamusal alan bahanesi ile mescitlere yapılan bu saldırılar, kamusal alan kuşatmasının ulaştığı boyutu göstermekte, ulaşacağı tehlikelere dikkat çekmektedir. Şu bilinsin ki Allah’ın mescitleri hiç kimseye ne oy malzemesi olacak ne de birilerinin baskı unsuru haline dönüşecektir” dedi.
Baskı, zulüm ve zorbalıklar için bahaneler bulmakta sebepler üretmekte zorlanmayan despotik anlayış, her alana müdahale etmek istediğini de ifade eden Doğan, “Özgür olması gereken önemli alanlardan birisi de ilim merkezleri olmalıdır. Değişik azgın insan zihninin, sapkın fikirlerinin, bilim gibi sunulması ve ona karşı çıkan herkesin bilgiye, muhalefet ettiğinin söylenmesi, ideolojik bir duruştan ibarettir. Batı bilgininin bir ideolojinin dayanağı haline getirilmesi ve baskılara sebep kılınması inançlara saygısızlık olduğu gibi bilime de hakarettir. Kendisi dışında her şeyi kötü gören ve yok edilmesi gerektiğine inanan militarist, oligarşik anlayış muhaliflerine her türlü baskıyı hak görmekte v e onların asit kuyularında yok edilmesini kendilerine hak bilmektedirler. Karanlık sayfalardan bir kısmının aydınlanmaya başladığı bu günlerde, baskının boyutlarının nerelere kadar ulaştığını hüzünlü bir şekilde görmekte, sebep olan tüm anlayışları ve faillerini telin etmekteyiz” diye konuştu.
Doğan konuşmasının sonunda başörtüsü yasağının bir an evvel sona erdirilmesi için her türlü yasal eylemi yapacaklarını da hatırlatırken, “Tüm baskıcı ve zalimlere karşı hangi gerekçe ile olursa olsun zulümlerin asla hak ve adalet olmayacağını hatırlatır, onların tarihin sayfalarında zalimler olarak anılacaklarını bir kez daha tekrar ederiz. Türkiye modernleşmesini örnek alarak kendi haklarına yabancılaşan, onların inançlarından uzaklaşmayı bir maharet kabul eden Orta Asya devletlerinden, Türkiye örnekleri uyguladıkları başörtüsü zulmünden vazgeçen Kırgızistan yönetiminin bu açıklamasını olumlu olarak karşılıyor, onları diğer zulümlerden vazgeçmeye davet ediyoruz. Zulme örneklik teşkil etmenin, zulümden daha kötü olduğunu belirterek, ülkemizdeki baskıcı ve zorbaları uyguladıkları her türlü baskıdan ve zulümden bir an önce vazgeçmeye, Müslüman halkımızın inançlarına saygı duymaya ve onlara tabi olmaya davet ediyoruz. Ve tekrar ediyoruz, Tarihi adalet mühlet verir ama asla ihmal etmez” diyerek 80. haftaya herkesi davet etti.

ALİ SAİT ÖGE
 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.