Yargılama başladı
Yayınlanma:
Okyanus adı altında Konya ile birlikte 7 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 45i tutuklu 234 sanığın duruşmalarına Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinde başlandı.
Okyanus Operasyonu’ adı altında Konya ile birlikte 7 ilde düzenlenen ve aralarında SÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan, Okyanus Taahhüt AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Argun ve bazı hastane yöneticilerinin de bulunduğu 45’i tutuklu 234 sanığın, yargılanmasına Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinde başlandı. Sanıkların cezaevinden adliye binasına gelişleri sırasında ise yakınları ile Selçuk Üniversitesi öğretim üyeleri, rektör Süleyman Okudan’a destek vermek için adliye binası önünde toplanarak pankart açtı. Geniş güvenlik önlemleri altında başlanan duruşmaya ilk olarak tutuklu bulunan sanıklar Prof. Dr. Süleyman Okudan, Okyanus Taahhüt AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Argun, SÜ Kültür Spor Daire Başkanı Ü.D., Konya Numune Hastanesi Başhekim Yardımcısı A.S., Meram Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı M.P., Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Başhekimi M.S., Karaman Devlet Hastanesi Başhekimi Y.A., Hastane Müdürü A.A., H.G., H.Y.K., H.T., O.Ş., İ.T., A.K., M.M., G.Y., A.A., N.Ş., M.A.K., İ.Ü., M.E., E.K., U.Ç., R.D.H., Ö.B., U.K., H.Ç., İ.T., A.T., Z.Ö., M.E.S., A.A.Ç., E.K., H.H.Y., G.Y., T.A., M.Y., S.İ., S.H.G., B.B., İ.T., Ş.E., S.Ş.Y., Z.K. ve R.A. çıkarıldı.
Duruşmada, tutuklu şahısların kimlik tespiti yapıldıktan sonra 756 sayfalık iddianame okundu. ‘Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, ihaleye fesat karıştırma, edinim ifasına fesat karıştırma, çıkar sağlamak suretiyle görevi kötüye kullanma ve soruşturmanın gizliliğini ihlal’ suçlarından yargılanan SÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan hakkında 28 yıl, Nusret Argun hakkında ise toplam bin 205 yıl hapis cezası isteniyor.
Duruşmaya ilk olarak çıkarılan S.Ü. Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Okudan, “Hakkımda açılan davanın hukuka aykırı olduğunu belirtiyorum. Hukuka aykırı bir şekilde dinlemeler sonucu oluşturulan bir iddianameye savunma yapmak hukuksuzluğu meşrulaştırmak anlamına gelir” dedi.
Özellikle Nusret Argun (Okyanus Taahhüt AŞ Yönetim Kurulu Başkanı) ile yaptığı telefon görüşme kayıtlarının iddianamenin en önemli dayanağını oluşturduğunu da ifade eden Okudan, “Bu telefon görüşmeleri delil olamaz. Çünkü varsayımlar üzerine kurulmuştur. Nusret Argun ile bir telefonla görüşmemde rektörlük seçimleriyle ilgili konuşma yapıyoruz, bu sanki Argun örgütün lideri ben de bir üyesiyim ve örgüt liderinden rektör seçilmem için destek istediğim şeklinde yorumlanıyor. Bu böyle yorumlanamaz. Ben 2003 yılında rektör oldum. Argun, zaten 16 yıldır üniversiteden iş alan birisiydi. İddianamede sanki ben rektör olduktan sonra Argun, iş almış gibi gösteriliyor. Ama Argun'un şirketi üniversitede birçok alanda iş yürütüyor” diye konuştu.
Savunmasında, üniversitenin çıkarları adına yaptığı faaliyetleri de anlatan Okudan, Hukuk dışı herhangi bir çalışmam olmadı. Devlet ‘bu kişi ihale alamaz’ dedi de biz ihalemi verdik? Argun’un, milletvekilleri ve protokoldeki önemli kişilerle de telefon görüşmeleri var. Ama iddianamede onlar ayrılmış sadece benim telefon görüşmelerime yer verilmiş ve örgüt üyesi olduğum ileri sürülmüş. Ben hayatımda hiç ihale komisyonunda bulunmadım. İhale nasıl yapılır bilmem. Evimde ve iş yerimde yapılan aramalarda bulunanlar, aynı günün akşamı televizyonlarda çarpıtılarak verildi. Bu çamur at izi kalsın şeklindeki anlayışa yüce yargının son vereceğine inanıyorum” dedi. Okudan’ın avukatları ise müvekkillerinin tutukluluk halinin devamında rektörlük görevinin düşeceğini belirterek, bu durumun da mahkeme heyeti tarafından göz önünde bulundurulmasını istedi.
Bu arada, Selçuk Üniversitesi öğretim üyeleri, rektör Süleyman Okudan’a destek vermek için adliye binası önünde toplanan bazı sanıkların yakınları gözyaşlarını tutamadı.
Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcılığı, SÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan’ın ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, ihaleye fesat karıştırma, edinim ifasına fesat karıştırma, çıkar sağlamak suretiyle görevi kötüye kullanma ve soruşturmanın gizliliğini ihlal’ suçlarından yargılanmasını istemişti.
Mahkeme Nusret Argun hakkında ise ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma, edinim ifasına fesat karıştırma, rüşvet verme, nitelikli yağma, ticari sır veya müşteri sırrı niteliğinde bilgi ve belgelerin açıklanması, özel belgede sahtecilik, zincirleme özel belgede sahtecilik ve soruşturmanın gizliliğini ihlal’ suçlarının yanı sıra ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçundan 94 kez, ‘özel belgede sahtecilik’ suçundan da 8 kez yargılama talep etmişti.
Okudan’ın savunmasının ardından daha sonra diğer tutuklu sanıkların ifadelerinin alınmasına geçildi. 45’i tutuklu 234 sanık hakkında, Konya ve 7 ilde eş zamanlı olarak 17 Kasım 2008 tarihinde düzenlenen operasyon kapsamında sanıklar hakkında Adana Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığınca iddianame hazırlanmıştı. Öte yandan, mahkeme heyetinin, tutuklu sanıkların tamamının ifadesinin alınabilmesi için duruşmaları bir haftalık sürede mesai saatlerinde sürdüreceği, daha sonra başka dava dosyalarının yoğunluğu nedeniyle tutuksuz 189 sanığın ifadelerinin alınabilmesi için de duruşmayı erteleyeceği öğrenildi.
Duruşmada, tutuklu şahısların kimlik tespiti yapıldıktan sonra 756 sayfalık iddianame okundu. ‘Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, ihaleye fesat karıştırma, edinim ifasına fesat karıştırma, çıkar sağlamak suretiyle görevi kötüye kullanma ve soruşturmanın gizliliğini ihlal’ suçlarından yargılanan SÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan hakkında 28 yıl, Nusret Argun hakkında ise toplam bin 205 yıl hapis cezası isteniyor.
Duruşmaya ilk olarak çıkarılan S.Ü. Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan, kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Okudan, “Hakkımda açılan davanın hukuka aykırı olduğunu belirtiyorum. Hukuka aykırı bir şekilde dinlemeler sonucu oluşturulan bir iddianameye savunma yapmak hukuksuzluğu meşrulaştırmak anlamına gelir” dedi.
Özellikle Nusret Argun (Okyanus Taahhüt AŞ Yönetim Kurulu Başkanı) ile yaptığı telefon görüşme kayıtlarının iddianamenin en önemli dayanağını oluşturduğunu da ifade eden Okudan, “Bu telefon görüşmeleri delil olamaz. Çünkü varsayımlar üzerine kurulmuştur. Nusret Argun ile bir telefonla görüşmemde rektörlük seçimleriyle ilgili konuşma yapıyoruz, bu sanki Argun örgütün lideri ben de bir üyesiyim ve örgüt liderinden rektör seçilmem için destek istediğim şeklinde yorumlanıyor. Bu böyle yorumlanamaz. Ben 2003 yılında rektör oldum. Argun, zaten 16 yıldır üniversiteden iş alan birisiydi. İddianamede sanki ben rektör olduktan sonra Argun, iş almış gibi gösteriliyor. Ama Argun'un şirketi üniversitede birçok alanda iş yürütüyor” diye konuştu.
Savunmasında, üniversitenin çıkarları adına yaptığı faaliyetleri de anlatan Okudan, Hukuk dışı herhangi bir çalışmam olmadı. Devlet ‘bu kişi ihale alamaz’ dedi de biz ihalemi verdik? Argun’un, milletvekilleri ve protokoldeki önemli kişilerle de telefon görüşmeleri var. Ama iddianamede onlar ayrılmış sadece benim telefon görüşmelerime yer verilmiş ve örgüt üyesi olduğum ileri sürülmüş. Ben hayatımda hiç ihale komisyonunda bulunmadım. İhale nasıl yapılır bilmem. Evimde ve iş yerimde yapılan aramalarda bulunanlar, aynı günün akşamı televizyonlarda çarpıtılarak verildi. Bu çamur at izi kalsın şeklindeki anlayışa yüce yargının son vereceğine inanıyorum” dedi. Okudan’ın avukatları ise müvekkillerinin tutukluluk halinin devamında rektörlük görevinin düşeceğini belirterek, bu durumun da mahkeme heyeti tarafından göz önünde bulundurulmasını istedi.
Bu arada, Selçuk Üniversitesi öğretim üyeleri, rektör Süleyman Okudan’a destek vermek için adliye binası önünde toplanan bazı sanıkların yakınları gözyaşlarını tutamadı.
Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcılığı, SÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan’ın ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, ihaleye fesat karıştırma, edinim ifasına fesat karıştırma, çıkar sağlamak suretiyle görevi kötüye kullanma ve soruşturmanın gizliliğini ihlal’ suçlarından yargılanmasını istemişti.
Mahkeme Nusret Argun hakkında ise ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma, edinim ifasına fesat karıştırma, rüşvet verme, nitelikli yağma, ticari sır veya müşteri sırrı niteliğinde bilgi ve belgelerin açıklanması, özel belgede sahtecilik, zincirleme özel belgede sahtecilik ve soruşturmanın gizliliğini ihlal’ suçlarının yanı sıra ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçundan 94 kez, ‘özel belgede sahtecilik’ suçundan da 8 kez yargılama talep etmişti.
Okudan’ın savunmasının ardından daha sonra diğer tutuklu sanıkların ifadelerinin alınmasına geçildi. 45’i tutuklu 234 sanık hakkında, Konya ve 7 ilde eş zamanlı olarak 17 Kasım 2008 tarihinde düzenlenen operasyon kapsamında sanıklar hakkında Adana Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığınca iddianame hazırlanmıştı. Öte yandan, mahkeme heyetinin, tutuklu sanıkların tamamının ifadesinin alınabilmesi için duruşmaları bir haftalık sürede mesai saatlerinde sürdüreceği, daha sonra başka dava dosyalarının yoğunluğu nedeniyle tutuksuz 189 sanığın ifadelerinin alınabilmesi için de duruşmayı erteleyeceği öğrenildi.
3. Sayfa





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.