Türkülerle yaşadık

Türkülerle yaşadık

Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nazmi Zengin, Türk halkının yüzyıllar boyunca derdinin dermanını bazen bir türküde, bir şarkıda dile getirdiğini söyledi

Türkiye Yazarlar Birliği bahar dönemi etkinliklerine devam ediyor. TYB Konya evi bahçesindeki programa bu hafta SÜ Tıp Fakültesinden Prof. Dr. Nazmi Zengin konuk oldu

Programa sanatçı Mesut Çetinkaya da sazı ve sözüyle eşlik etti. Prof. Dr. Nazmi Zengin “Türkülerimizde Hekimlik” konusu üzerinde durdu. Halkımızın irfan sahibi olduğunu, ilimle- irfanı felsefe ile hikmeti ayırt ettiğini söyledi. Hekimlik ile doktorluk arasındaki farkın, birincisinde tıp bilgisi ile birlikte hikmet bilgisinin birleşmesiyle hekim olunacağını, doktorlukta ise temelinde sadece mekanik bilgiyle iş gören maddi bir anlayışın bulunduğunu bildirdi.  Türk halkının yüzyıllar boyunca derdinin dermanını bazen bir türküde, bir şarkıda dile getirdiğini, çaresini ise bazen sevgili de, bazen de bir din büyüğünde bulduğunu belirtti. Bizde bir Lokman Hekim efsanesi vardır. Bakarsınız Lokman Hekim bir yerde ilim, bilgi sahibi bir hakim, bir bakarsınız dağlarda ölüme çare arayan bir hekim, bazen de öğüt veren bir Veli veya Peygamber… Muhtemelen Antik çağda yaşamış,  Alkemon’ la Lokman Hekim birleştirilerek böyle efsanevi bir kişilik oluşturulmuştur. Hastane eskiden son olarak gidilen bir yerdi. Eğer kişi başka bir çare kalmamış, artık ölecekse o takdirde hastane de bekletilirdi. Genellikle hastaneye giden kişi ölmeden çıkmazdı. Bunun için doktorlar genelde sevilmez. Ama işin bir başka boyutu hekimlerin iş yoğunluğu, sayıca az olmaları. Hekim; sözü dinlenir kişi olmaları gibi hususlar, hekimleri asık suratlı, sert mizaçlı insanlar gibi göstermiştir. Doktorların sevilmeme sebeplerinden birisi de Cerrahlara bıçakçı denirdi; bıçak parası alırlardı. Şimdi oda tarihe karıştı. Eskiden tedavi yöntemlerinden birisi elle vurma  “Palpasyon” denilen metottu. Bu yöntemle tecrübeli doktorlar hastalığı bilirlerdi. Şimdiki yeni nesil doktorlar mevcut teknolojiye güveniyorlar. Bu pahalı bir tedavidir. Günümüzde ülkeler milli gelirlerinin yüzde 20’sini sağlık giderlerine harcamaktadırlar. Zengin, günümüzde tıpta operasyon gerektiren durumlarda mutlaka birden fazla doktora muayene olmakta fayda vardır” dedi. Ülkemizde 1700’lü yıllardan sonra veba, sıtma gibi bulaşıcı hastalıklar artmış, bundan dolayı toplu şekilde insanlarımız ölmüş, bu gibi sebepler de türküler yakılmasına sebep olmuştur. Şimdilerde hastaya durumu ile ilgili bilgi verilip verilmemesi ile ilgili olarak da, batı da ve bizim ülkemizde farklılıkların bulunduğunu, fakat herhalde doğru olanın hastanın moralini yüksek tutmak için gerektiği kadar bilgi vermektir, dedi. Her insan gibi doktorların da ölümlü olduğunun altını çizen Zengin, ölümün günümüzde medikalize edildiğini belirtti. Çünkü insanı sekerat halinde bile rahat bırakmıyorlar. Eskiden hiç olmazsa ailesi, yakınları ve çevresiyle konuşarak evinde ölüyordu. Zamanımızda teknolojinin gelişmesiyle, hortumlar, aletler arasında insanlar ölüp gitmektedir, dedi. Her bir konuyla ilgili türküyü ise usta sanatçı Mesut Çetinkaya seslendirdi. Geniş bir dinleyici topluluğunun katıldığı program soru-cevap faslıyla sona erdi.     

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.