Tüketiciler Birliği'nden 'Evim'lere karşı uyarı!
Son dönemde özellikle tasarruf esaslı faizsiz finansman sistemlerine olan talepte dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Konut, taşıt veya arsa almak isteyen yatırımcılar, bu sistemleri tercih diyor.
Kamuoyunda "evim mağdurları" olarak bilinen grup, faizsiz konut ve araç vaadiyle para toplayan ancak yasal şartları taşımadığı için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından tasfiye edilen 20'yi aşkın şirketin (örn. İktisatevim, Finansevim, Birikimevim vb.) müşterilerinden oluşuyor. Bu mağdurların fonları Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından yönetiliyor.
Hatırlanacağı gibi geçtiğimiz aylarda Konya ve birçok şehirde 'evim mağdurları' adı altında eylemler düzenlenmişti.
Son yıllarda yürürlüğe giren düzenlemelerle denetlenebilir yapılara dönüşen alternatif finansman firmalarına yönelik Tüketiciler Birliği’nden uyarı geldi. Konya Şube Başkanı Mustafa Dinç, Vatandaşların bu sistemden tasarruflarını değerlendirmesinde görmediklerini fakat bu süreçte iyi bir araştırma yapmaları gerektiğini vurguladı.

‘MASRAFLARA GEREKLİ DÜZENLEMELER YAPILMALI’
Mustafa Dinç, “Yaklaşık 30 yıldır faaliyet gösteren firmalar. Son zamanlarda çok fazla talep görmeye başlandı. Firmalarla yaşanan sıkıntıların ardından bir mevzuat yayınlandı ve Bankacılık Düzenleme Denetleme Kuruluna tabi oldular. Bir kısmı kapandı, bir kısmı birleşti. Mevzuata uygun olarak faaliyet gösteren firmalar, Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurulunun denetim ve güvencesi altına girdi. Vatandaşların bu sistemden tasarruflarını değerlendirmesinde bir sakınca görmüyoruz. Burada talep çok yükselmeye başlayınca firmaların katılım bedeli dedikleri organizasyon, dosya bedeli rakamları da yükselmeye başladı. Bu bedeller şirketin faaliyetini yürütmesi için gerekli masraflar ama artık normalin üzerinde bir fiyat olmaya başladı. Bu konuda gerekli düzenlemelerin yapılması lazım. Uzun zamandır faaliyet gösteren firmalardı ama artık bir mevzuata tabi oldular. Vatandaşlar bir sıkıntı yaşadığı zaman devlet gerekli destek ve garantileri veriyor” dedi.
‘FAİZ ORANI DÜŞTÜKÇE TALEP ARTIYOR’
“Faiz oranları düştükçe bu firmalara olan talep artmaya başladı” diyen Dinç, şunları söyledi: “20-30 veya 40 kişilik bir gruplara giriliyor net olmayan bir vadede paranızı alabiliyorsunuz. Yüksek faizli bir ortamda 15-20 ay sonra çıkacak paranın bir değeri kalmıyor. Faiz oranları düştükçe haliyle talep yükseliyor. İnsanlar parasının değer kaybetmediğini gördüğü zaman bu alanlara girecekler. Bankadan kredi kullanıldığı zaman fazla maliyetlerle karşı karşıya kalınıyor. Bu firmalarda ise sadece dosya masrafıyla bu iş kurtarılmış oluyor.”

‘MALİYET HESABI İYİ YAPILMALI’
Tüketiciler Birliği Konya Şube Başkanı Mustafa Dinç, konuşmasını şu şekilde tamamladı: “Vatandaşların burada ferasetli olması lazım. Her ne kadar karşıda bir güvence olsa da bu tip kurumlar zarar ettikleri zaman alınacak ücretleri elde etmek uzun zaman alabiliyor. Bir devlet güvencesi olsa da olası bir zarar durumunda devlet direkt vatandaşa parasını vermiyor, belirli bir tahsilat süresi oluyor. Bu geçen sürede yatırılan para alınıyor ama yüksek faizli bir ortamda paranın bir değeri kalmıyor. Bu yüzden vatandaşların bu tip kurumları iyi araştırması gerek. Onlarca firma var ve hepsi bu işi yapıyor ama hangisinin daha güvenli olduğuna vatandaş iyi bir araştırma yaparak karar vermeli. Toplam maaliyet hesabı yapılmalı. Ev veya araç almaya karar verildiğinde bunun üzerinde ipotek konulabiliyor. Bu gibi durumlar da ortaya çıkabilir. Bütün bu süreçleri vatandaşlar araştırma yaparak değerlendirirse daha sağlıklı olur.”
Kaynak:Mesut Turan





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.