Sevgi ve Sevilmesi Gerekenler

Yüce Yaratıcımız Allah (c.c.) kâinatı ve insanları yarattı. Rabbimiz (c.c.) bunların yanında maddi ve manevi nimetler var etti. Sayılamayacak maddi nimetlerden bazıları; altın, elmas gibi kıymetli madenlerdir. Nasıl ki maddi nimetler, bunların içerisinde değerli olanlar vardır, Allah (c.c.) manevi nimetler yaratmıştır, bazılarını kıymetli kılmıştır. Bu değerli manevi nimetlerden bazıları; sevgi, muhabbet, aşk, şefkat, merhamettir. Sevgi ve bundan doğan değerlerde altın gibidir. Allah (c.c.) bu altın değerindeki kıymeti yaratarak cennetin en büyük nimeti Cemalullah’ı anlamamızı sağlamıştır. Nihayetinde de sevgi aşk, muhabbet ile Rızasını gaye edinmemizi ve Cemalullah’ı, en büyük nimeti kazanmamızı istemiştir. Pekâlâ, sevgi, aşk, muhabbet kimlere duyulur, kimlerle yaşanır? Bunları önemine göre şöyle sıralayabiliriz.

İlki, Şüphesiz ki sevgi, muhabbet ve aşkın Allah’a (c.c.), Efendimize (s.a.v.) olmasıdır. Sonrasında Sahabe Efendilerimiz (r.a.), yine sonrasında, âlimler, hocalar ve mürşidi kâmillere duyulmasıdır. Sevgiye en layık olan bunlardır!

İkincisi, sevgiye en layık olanlar, anne ve babalardır. Atalarımız ne güzel ifade etmişlerdir; ‘Ana gibi yar Bağdat gibi diyar olmaz!’ Anne ve babaya bağlı olarak, sevmeye ve sevilmeye en layık olanlar, teyze, hala amca gibi akrabalardır. Sılai Rahim çok önemli bir değerdir!

Üçüncüsü, dostlar, arkadaşlar, baba dostları, komşular için sevgi olur ve muhabbet bunlarla yaşanır. Bunun sağlanması, özellikle günümüzde, ilişkilerin menfaate değil fedakârlığa, vefaya dayanmasıdır.

Dördüncüsü, Müslümanların birbirlerine olan sevgi ve muhabbet, merhamet, şefkatidir. Bir fakire, yetime iyilik etmektir. Sevgi, bir insana veya Müslümana iyilik etmek kötülükten alıkoymaktır.

Altıncısı, vatan ve millet sevgisidir. Sevgi ve muhabbet, gönülden kardeşlik içerisinde, birlik ve beraberlik içerisinde, tek bir millet olmak gerekir. Vatanı ve milleti sevmekle, sevgi yerini bulur.

Beşincisi, doğa ve hayvanlara olan sevgidir. Peygamber Efendimizin (s.a.v.), savaşa giden orduyu, köpek ve yavrularını rahatsız etmesin diye yönünü değiştirmesi çok güzel bir örnektir.

Yedincisi elbette sevginin temel olduğu, yâre yani eşe olan sevgidir. Hakiki sevgi ve gerçek muhabbet üzerine kurulan, sadakat ve vefa temelli evlilikler olmalıdır! Yüce Dinimizin haram kıldığı flört, çıkma gibi helal olmayan beraberlikler sevgi ve muhabbetten, aşktan uzaktır, hayırsızdır.

Büyüklerimizin ifadesi ile neticei meram, hulasi kelam yani sözün özü şu şiirdir.

Sevgi, aşk, muhabbet...

Kendine dost et!

Bu değerler yüce!

Abı hayattır elbet.

Sevgi duy!, sevgi ne büyük, kime?

Allaha, Resulüne, Dostlarına...

Anne yar, baba yaren, sevgi onlara!

Akraba, dost, komşuya

Dahası var, sevgi kime? Müslümana!

Fakire, yetime… Onlara eylemdir sevgi!

Anadolu’ya! Yetmez! Bağdat’a, Buhara’ya…

Allah yar! Ona yol, sevgi!

Not: Hatırlatma! Çanakkale Zaferimizin ayına girmiş bulunuyoruz. Bu ayın gereği ile ilgili bir hedef; ‘önce ülkemize sonra dünyaya Hakka dayalı bir nizam kurmak için gayret.’ Öyle ya zaten Çanakkale’nin asıl amacı buydu. Yüce Mevla’mızdan (c.c.) iki Cihan Saadetleri dua ve niyazıyla.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi