Selçuk Üniversitesi Rektörünü Seçerken
Yayınlanma:
Prof. Dr. Süleyman Okutan Hoca’nın Selçuk Üniversitesi’ndeki ikinci dönemi bu ay içinde bitecek. Sekiz yıllık rektörlük dönemini hakkında son sözü iyisi ve kötüsü ile eğitim tarihçileri karar verecektir. Şimdi bu köklü ve büyük eğitim kurumumun dört yılı belirlenecektir. Hepimizin bildiği gibi rektörlük atamasının üç önemli ayağı vardır. Biri üniversitede bulunan öğretim üyelerinin oyu, ikincisi Yüksek Öğretim Başkanlığı’nın altı adaydan ilk üçünü sıralaması, üçüncüsü ise Cumhurbaşkanın YÖK’ün önerdiği üç adaydan birini atamasıdır. Kuşkusuz bunlardan ilki üniversite yönetimine çoğunluğun katılımını sağlamak, bilimsel özerkliği kısmen sağlamak ayrıca kanunlar ve uygulamadan kaynaklanan eksikleri veya yanlışları olmasına rağmen totaliter rektörlerin oluşmasını sınırlamak bakımından önemlidir.
Dışarıdan edindiğim bilgilere göre, mevcut rektör adaylardan sayın Prof. Dr. Recai Gürbüz, Prof. Dr. Hakkı Gökbel, Prof. Dr. Tahir Yüksel ve Prof. Dr. Mustafa Şahin Hoca sıralamaya girerek YÖK’e gidebilecek adaylar olduğu anlaşılmaktadır. Bu adayların siyasi görüş olarak ta birbirlerine yakın oldukları veya mevcut siyasi yapı ile de doğrudan orantılı bir yaklaşımların olduğu aşikardır. Hepsinin seçim broşürlerine bakıldığı zamanda bilimsel özgürlük, kaynakların hakça paylaşımı, öğretim üyelerinin kadrolarıyla oynamama vb. öğretim üyelerinin sorunlarını dile getirdikleri görülür.
Gerçekte bu sorunlarla beraber bu büyük eğitim kurumunun iki önemli probleminin öne çıktığı görülür. Bunlardan ilki yönetimsel sorun ki üniversite gereğinden fazla nicelik olarak büyümesi yönetimsel sorun yaratmıştır. İkincisi ise nitelik sorunudur. Sayısal olarak büyük bir kurum olmasına rağmen Selçuk Üniversitesi ulusal ve uluslararası üniversiteler arasında gerektiği yeri alamamıştır. Aslında bu iki sorununda bir biri ile geçişkenliği olup üniversitenin işlevselliğini sekteye uğratmaktadır. Hattı zatında bu konular rektörlük seçimleri, adayların bu konuya yaklaşımları ve yöntemleri ile doğrudan bağlantılıdır. Özellikle rektörlük seçimi esnasında yapılan ittifaklar veya örgütümü kurma çerçevesinde yapılan makam ve mevki dağılımları bu problemlerin kalıcı olmasını sağlayan unsurlardan biridir. Zira rektör adayları oy alma uğruna özellikle Yard. Doç. unvanına sahip öğretim üyeleri üzerinden rektör adayı etrafında toplanan Profesörlerin oy avcılığı yapmalarına yöneltmiştir. Bu durum ehliyetten çok öğretim üyelerini ahbap-çavuş ilişkisi içinde makam-mevki kapmaya bir koruyucu aramaya girmelerine neden olmuştur. Arpalıklara sahip olma ve benim adamıma veya oy veren öğretim üyesine üniversitenin imkanlarını verme anlayışı niteliksiz bir yönetim ve bilim adamı profilini beraberinde getirmektedir. Seçim metodu bakımından diğer bir eleştirilecek noktada gelişmiş demokratik ülkelerde olduğu gibi rektör adayların medya organları önünde veya öğretim üyelerinin toplandığı bir yerde yöntemlerini ve projelerini tartışmamalarıdır. Bir yıl gibi uzun bir süre seçim ortamında kalan bir üniversitede bilgi, birikim vizyon bakımından irdelenmeyen rektörler adaylarının seçilmeleri halinde atanmaları klişeleşmiş sakat bir yönetimin başa gelmesine sebep olacaktır. Gerçekte şeffaf olmayan bir seçim sürecinde ise kulis faaliyetleri, gizli pazarlıklar, kirli bilgilerin cirit atmasına yol açacaktır.
Kuşkusuz YÖK ve sayın cumhurbaşkanımızda rektörlük seçimlerinde oy ile beraber rektör adayların nasıl oy aldıklarına, ilkelerine, vizyonlarına ve birikimlerine bakacaklardır. 24-11-2011 tarihli Selçuk Üniversitesi Rektörlük seçiminin bu camiaya, Konya ve ülkemize hayırlı olması dileğiyle…
Dışarıdan edindiğim bilgilere göre, mevcut rektör adaylardan sayın Prof. Dr. Recai Gürbüz, Prof. Dr. Hakkı Gökbel, Prof. Dr. Tahir Yüksel ve Prof. Dr. Mustafa Şahin Hoca sıralamaya girerek YÖK’e gidebilecek adaylar olduğu anlaşılmaktadır. Bu adayların siyasi görüş olarak ta birbirlerine yakın oldukları veya mevcut siyasi yapı ile de doğrudan orantılı bir yaklaşımların olduğu aşikardır. Hepsinin seçim broşürlerine bakıldığı zamanda bilimsel özgürlük, kaynakların hakça paylaşımı, öğretim üyelerinin kadrolarıyla oynamama vb. öğretim üyelerinin sorunlarını dile getirdikleri görülür.
Gerçekte bu sorunlarla beraber bu büyük eğitim kurumunun iki önemli probleminin öne çıktığı görülür. Bunlardan ilki yönetimsel sorun ki üniversite gereğinden fazla nicelik olarak büyümesi yönetimsel sorun yaratmıştır. İkincisi ise nitelik sorunudur. Sayısal olarak büyük bir kurum olmasına rağmen Selçuk Üniversitesi ulusal ve uluslararası üniversiteler arasında gerektiği yeri alamamıştır. Aslında bu iki sorununda bir biri ile geçişkenliği olup üniversitenin işlevselliğini sekteye uğratmaktadır. Hattı zatında bu konular rektörlük seçimleri, adayların bu konuya yaklaşımları ve yöntemleri ile doğrudan bağlantılıdır. Özellikle rektörlük seçimi esnasında yapılan ittifaklar veya örgütümü kurma çerçevesinde yapılan makam ve mevki dağılımları bu problemlerin kalıcı olmasını sağlayan unsurlardan biridir. Zira rektör adayları oy alma uğruna özellikle Yard. Doç. unvanına sahip öğretim üyeleri üzerinden rektör adayı etrafında toplanan Profesörlerin oy avcılığı yapmalarına yöneltmiştir. Bu durum ehliyetten çok öğretim üyelerini ahbap-çavuş ilişkisi içinde makam-mevki kapmaya bir koruyucu aramaya girmelerine neden olmuştur. Arpalıklara sahip olma ve benim adamıma veya oy veren öğretim üyesine üniversitenin imkanlarını verme anlayışı niteliksiz bir yönetim ve bilim adamı profilini beraberinde getirmektedir. Seçim metodu bakımından diğer bir eleştirilecek noktada gelişmiş demokratik ülkelerde olduğu gibi rektör adayların medya organları önünde veya öğretim üyelerinin toplandığı bir yerde yöntemlerini ve projelerini tartışmamalarıdır. Bir yıl gibi uzun bir süre seçim ortamında kalan bir üniversitede bilgi, birikim vizyon bakımından irdelenmeyen rektörler adaylarının seçilmeleri halinde atanmaları klişeleşmiş sakat bir yönetimin başa gelmesine sebep olacaktır. Gerçekte şeffaf olmayan bir seçim sürecinde ise kulis faaliyetleri, gizli pazarlıklar, kirli bilgilerin cirit atmasına yol açacaktır.
Kuşkusuz YÖK ve sayın cumhurbaşkanımızda rektörlük seçimlerinde oy ile beraber rektör adayların nasıl oy aldıklarına, ilkelerine, vizyonlarına ve birikimlerine bakacaklardır. 24-11-2011 tarihli Selçuk Üniversitesi Rektörlük seçiminin bu camiaya, Konya ve ülkemize hayırlı olması dileğiyle…





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.