Şehir sahipsiz mi kaldı?
Şemsi Tebrizi Mahallesi Şerafettin Caddesi’nde bulunan Kınacı Mescidi bu günlerde mahalleli tarafından yıkılmak isteniyor. Bu karara sokaktaki vatandaşlardan ve tarihi eserleri ilgi duyan kurumlardan sert tepkiler geliyor. Bu mescidin altında tarih yattığını söyleyen Büyük Selçuklu Projesi Koordinatörü İbrahim Dıvarcı, “Camii 1207 yılında yapılmış kitabeli bir camii. 1987 yılında o zamanki koruma kurulu, ‘caminin mimari değeri yoktur’ diye karar almış. Gerekçe olarak da her ne kadarda Selçukludan kalma bir camii ise de mimari bir değeri yoktur denilmiş. Fakat camii ile ilgili bir araştırma yapılmamış. Aksinne Cami’nin sıvalarını sökünce altından çini eserleri çıktı” dedi. Kınacı Mescidi’nin yıkılmasının Selçuklu torunlarına yakışmadığını söyleyen, İbrahim Dıvarcı, “Konya’da herkes kendi çapında bir şeyler yapıyor. Şehrin bir sahipsizliği var. Şehrin sahibi yok. Siyasetle ilgilenenlerin şehrin sahipliğine de soyunması gerekir. Belediye başkanı olarak şehrin sorunlarını çözemiyorsanız orada oturup başkan olmaya gerek yok. Kınacı Mescidi’nin mahalleli tarafından yıkılacak olması ve ilgili makamda bulunan valinin, belediye başkanının taraf olmaması kabul edilebilir bir şey değil. Yöneticilerin ‘burayı neden yıkıyorlar, buna bir çözüm bulamaz mıyız’ diye düşünmeleri lazım” diye konuştu. Selçukludan kalma eserlerin birçoğunun yıkıldığını belirten Dıvarcı, “Kınacı Mescidi’nin bulunduğu Şerafettin Caddesi sakinleri bu mescidi cuma günleri Cuma Namazı’nda ihtiyaca cevap vermiyor, namız kılmaya gelenleri almıyor diye yıkmak istiyor. Bu mescidi yıkıp yerine yenisini yapmak istiyorlar. Bu mescidin yıkılıp yerine yenisinin yapılması konusunu biz Büyük Selçuklu Projesi çalışanları olarak ve tarihi eserlerin yıkılmasına karşı çıkan vatandaşlar olarak araştırdık. Yeni bir caminin yapılması söz konusu olduğunda 500–600 bin TL civarında bir maliyet gerektiriyor. Bu da o mahallede yaşayan vatandaşların karşılayabileceği bir tutar değil” ifadelerini kullandı.
ŞEHİR ESKİ DEĞERLERİNİ KAYBEDİYOR
Eski Selçuklu şehri Konya’nın değerlerini kaybettiğini söyleyen Dıvarcı, “Yarın Kınacı Mescidi’ni de yıkacaksın fakat yerine konulacak bir şey yok. Neredeyse artık Anadolu Selçuklularından elimizde kalan bir şey yok. Bir Selçuklu şehri Konya. En azından öyle söylüyoruz. Bu doğru yaklaşım değil. Konya’nın Selçuklu kimliği ortadan kayboluyor. Hiç olmayan köşkü yapmaya çalışıyoruz. Yapılabiliyorsa yapılmalı. Ama mevcut hitabeli bir yapıyı yıkmaya çalışılıyorlar, şehrin yöneticilerinden ses çıkmıyor. Ben vatandaş olarak bu şehrin bir bireyiyim. Ama benden ziyade bu şehrin sahipleri şu anda yönetici olarak bulunanlar. Bu şehrin bir Selçuklu şehri kimliğine sahip çıkacak bir yapıya ihtiyaç var” dedi.
Mescidin tescilli olmamasının büyük tehlike olduğunu söyleyen Dıvarcı, “Kınacı Mescidi yıkılmasın diye ben gittim dilekçe verdim. Bu yapının tescil edilmesini istiyoruz. Oranın mülkiyeti vakıflar bölge müdürlüğüne ait. Müdürlüğe buranın yıkılması ile ilgili resmi bir yazı, dilekçe gelmemiş. Birisi bir kuntuna getirse bir kamyonla gidip oraya vursa, orayı yıksa, büyük ihtimalle, kaza yaptı diye kamyon şoförüne ceza yazarlar. Ama bina tescilli olmadığı için, tarihi esere zarar verdin diye bir şey yapamaz. Bu kadar hassas bir konu bıçak sırtında duruyor. Ama şunu anlamak lazım orası sembol bir yapı bunun için hak ettiği değerin verilmesi lazım” diye konuştu.
TARİHİ ESERLERİN ÜZERİNE BİNALAR YAPILIYOR
Yapılanların söylenenler ile aksi olduğunu söyleyen Dıvarcı, “Tarihi mescitlerin ve yerlerin yıkılması demek, Konya’da söylediğimiz ile yaptığımızın bir biri ile çeliştiğinin bir göstergesi. Bir taraftan Konya’nın Selçuklu kimliğini ortaya çıkaralım derken, diğer yandan da belediye başkanı tarihi eser üzerine otopark yapıyor. Ehmedek’in üzerine otopark yapıyor. Selçuklulardan kalma tek ehmedek. Zindankale katlı otoparkının altında kaldı. Zemburi Mescidi’nin karşısına 5 katlı emekli konağı yapılıyor. Konya Ovasında emekli konağı yapılacak başka yer mi yok. Selçuklu şehri denildiği zaman yapılması gereken tarihi eserlerin etrafını yıkarsın, tarihi eseri ortaya çıkarmalısın. O zaman bilinirliliği artar. Selçuklu veziri Nizam-ül Mülk, bu şehri idare eden idarecileri topladığı zaman, ‘biz şehirleri size emanet olarak veriyoruz. Ahirette, cenabı hak bize hangi sorulara soracaksa biz de size aynı soruları soracağız’ derdi. Bu şehir belediye başkanlarının malı değildir. Onlara emanettir. Mülkü değildir. Bu şehir 10 bin yıllık bir şehir. Ama yönetici 10 yıldır bu şehrin yöneticisi. 10 yıllık başkanlığında bir emanete nasıl davranılması gerekiyorsa, öyle davranılmalı. Kınacı mescidi gibi birçok yapı Konya’da ortadan kaldırılmış” diye konuştu.
TARİHİ ESERLERİ TEKRAR ORTAYA ÇIKARMALIYIZ
Tarihi eserler konusunda neler yapılması gerektiği konusunda da tavsiyede bulunan Dıvarcı, “Tek parti döneminde kıyım olmuş, bu hakikat, inkâr edilemez. 1950’lere kadar İplikçi Camii müze olarak kullanılmış. 1950’li yıllarda Kınacı Mescidi onarılmış. Böyle olsa bile yıl 2012 her halükarda 70 yıllık bir yapı. Batı ülkelerine gidildiğinde insanlar duvarları bile koruyorlar. Biz oranın kaygır bir yapı olduğunu biliyoruz. Şunu yapmamız lazım. Şehri gerçekten koruyacak mıyız, yoksa korumacılık yapıyormuş gibi mi görüneceğiz. Bu şehri tekrar Selçuklu şehri olarak göstermek istiyorsak, tarihi eserlerin etrafındaki yapılar yıkılacak tarihi eserler ortaya çıkacak, aslına uygun restore edilecek. Mevlana aksı dediğimiz aks da gerçek dokuya uygun olmalı. Mevlana Müzesi etrafında çok katlı yapıların olmasına izin verilmemeli. Toplu konut hamleleri eski şehir merkezlerine yapılmamalı, yeni şehirler eski yerleşim yerlerinden daha uzak yerlere kurulmalı. Şehrin dokusunun da muhafaza edilerek, büyümesi gerekir. Bizim kentsel dönüşümden anladığımız, eğer arkadaki yere otopark yapıp, öndeki camiyi yıkacaksa, bu kentsel dönüşüm değil, bu kentsel rezalettir. Halkımız 1990’larda yapılan Mevlana Katlı Otoparkı’nı el birliği etmişçesine yıkalım diyor. Bu otopark tarihi eserin yanında değil. Ama biz kalkıyoruz Hatuniye Medresesi’nin arkasına katlı otopark yapıyoruz. O zaman neden orayı yıkalım. Oraları milli servet” ifadelerini kullandı.
MUSTAFA ÖZÇELİK





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.