Sakinleş
Çocuk öfke kontrolünü öğrenemediği zaman soysal çevreyle uyum içinde yaşayamaz. Sosyal çevreyle uyum içinde başarılı biri olamaz. Sebebi ise çocukluğundan getirdiği zor mizaç olmasıdır. Burada mizaç nedir? Bunun üzerine fazla durmayacağım ama duyguların uyarıcılar karşısında verdiği örüntü tepkisi diyeceğim. Mizaç konusunda mizaç adı başlığında bir yazıyla uzun uzadıya anlatmam gerektiğini biliyorum burada zor mizaç ve kolay ısınan ve rahat çocuk olmak üzere uzmanlar üç guruba ayırmışlardır. Bunu çevrende de göre bilirsin
Çocuklar duygularını kontrol oto kontrol iç denetimde diye biliriz.
Çocuk bunların küçük yaşta aile içinde yaptığı deneylerle pekiştirir. Çocuk ileriki yaşarlında bunu devam ettirir. Bunlardan biri parmak emme ve sallamak çevrenizde parmak emen çocuklarla karşılaşmışınızdır. Sebep ise çocuk küçük yaşta meme ve biberon emmesinden kaynaklanır. Çocuk başka kendini kontrol etmesini öğrenememiştir. Bunu devam ettirmektedir. Bu da ergenlik yaşından sonra komik duruma düşme ve alay aşağılanma konusu olmaktadır. Çocuk niye parmak emer ‘Vagal tonus’ denen fizyolojik tepki(s133) yöntemiyle açıklıyor.(Kartz ve Gotman) vagus beyin den, kalbe sinirlerin alıcıları ve mideye akciğerler bağırsaklara bağlantılıdır. Damak, vagus beyni uyarır amigdalayı uyarır, korku endişe salgısını böbrek üstü bezleri hormon salgılamasını yavaşlatmak için para sempatik sistem devreye girer. Ve böylece vücut gevşer rahatlar kalp hızı düşer. Bunun yanında, sallanma vagal tonusunu artırdığı için çocuğu rahatlatır. Bu da küçük yaşta daha kundakta öğrenilmiş pekiştirilmiş, rahatlama sistemidir.
Çocuk diğer sakinleştirme yollarını küçük yaşata öğrenmediği için vagus davranışını önceden öğrendiği için, bunu kullanmaktadır. Ama ilk ergenlik yıllarında bunu kullandığında aşağılama ve alay konusu olacaktır. Bundan kurtulması gerekir. Çocuk diğer sakinleşme yollarını öğrenmelidir. Kendi kendinle konuşma ‘ kafanda ölçüp biçme’ denir halk dilinde insan kendi kendinle konuşmayı ebeveynden öğrenir. Önüne bir problem sürülür onun üzerinde küçük yaşta düşünmesi sağlanır. Sınava girmiş bir komşu çocuğu için’ şu ağabeyin düşük puan almış’.’ Sen düşük puan alsaydın. Sen ne yapardın bu durumda?’ diye fırsatlar buldukça, çocuğun kendi kendinle konuşması öğretilir.
Çocuğun ağlaması, giden yazımızda anlatmıştık ‘erkeler ağlamaz.’ Bende çok diyordum ağlayan erkek çocuklarına yıllar önce bana da öyle öğretilmişti ağlayan çocuğa ‘sulu gözlüleri sevmem’ ‘kızlar gibi ağlama. kız gibi ağlayacaksan yarın kız önlüğü giy derdim’ ama çocuğu sustururken çocuğa kötülük yapıyormuşum bırak ağlasın sakinleşsin, sonrada sözcüklerle duygularını açıklasın. ‘Yok, olsun cahillik demem gerekir içimden’. Ağlama çocuğun kendi kendini sakinleştirmesi için hayati önem taşıdığını öğrendim. Stroid, stres hormonu ağlamayla vücuttan kortizol düzeyini düşürür ve çocuğu rahatlatıp sakinleştirirmiş. Bizim ‘Anadolu da derler ya’ ağla ağla için açılsın’ Demek ki söyleyenlerin bir bildiği vardır.
Olumsuz duygularıyla olumlu duyguları harmanlama çocuğun öfkesini düşüren diğer bir durumdur. Çocukların sevinç, umut, neşeli ve gurulu olmasını etkileyen ebeveyn ve çevredir. Çocukların yaşadığı kültürün etkisi de büyüktür. Çocuk kendini üzgün, incinmiş, korkmuş, yalnız, yenilmiş öfkeli hissederse çocuk saldırgan olur. Çocuk fiziksel hâkimiyeti korkuya karşı öğrenilmiş bir savunma olduğunu çevreden ve kültürden öğrenmiştir. Çocukların öfkelerini saldırganlığa dönüştüren aksiyon filmlerinin etkisi çoktur. Çocuk oradaki rol kahramanını kendine özdeş olarak seçer. Bunlarla çok karşılaşmışızdır. Kendini aksiyon filimi kahramanıyla özdeşleştirir öfkesini vurarak, kırarak, başkasına ve kendine eşyaya zarar vererek yatıştırır. Çocukla bu konuda konuşmalı çocuğa fiziksel ve psikolojik sınırlar konmalıdır. Kesinlikle kendinden küçük kardeşine vurarak güç kullanmamalıdır. Ya da insanların düşüncelerine saygı duymayı, bizim onun düşüncelerini dinleyip, saygı duyduğumuzu onaylayıp, böylece başkalarının düşünce ve duygularını gölgelememeyi ona öğretmeliyiz. Çocuk okul futbol takınma seçilmek ister fakat seçilemiyor. Üzülmektedir fakat okul korosuna seçilmiştir. Burada çocuk şunu düşünüp harmanlarsa üzüntüsü gider. Olumsuz duyguyu olumlu duyguya çevirir. Ben ikisini bir arada götüremem, ders çalışmama, zaman kalmazdı deyip, olumsuz duyguyu olumlaya duyguyla harmanlayıp olumlu duyguyu kendi yakalamıştır.
Duygularıyla baş etmenin diğer yolu da empati kurmaktır karşıdakinin yerine kendini koymasıdır. Empatiyi öğretmek için fırsatlar kollayın, A… annesi kızıyordu dersin birinden düşük not almış okula gidince öğrenmiş. Ama A ..bu notu önce annesine yüksek olduğunu söylemiş’.Şimdi A .. Çok üzgündür sen olsan aynı durumda nasıl davranırdın ‘diye konuşturmalı. Yâda ‘düşük not alsan, sen de aynı durumu yapar mıydın?’ çocuğumuzla empati kurmanın fırsatlarını aramalı ona empatiyi öğretmeliyiz. Empati ile çocuk karşı tarafın yerine kendini koyarak olayları duygu, zihinsel, örüntüsünde değerlendirmeyi öğrenir.





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.