Prof. Dr. Mete Gündoğan, "Türkiye'de ekonomik sistemi değiştirmeye korkuyorlar"

Prof. Dr. Mete Gündoğan, "Türkiye'de ekonomik sistemi değiştirmeye korkuyorlar"

Kanal 42’de yayınlanan Reaksiyon programında Gazeteciler Rumeysa Zügül ve Muhammed Okur’un sorularını cevaplayan ekonomi uzmanı Prof. Dr. Mete Gündoğan, gündeme ve ekonomiye ilişkin iddialı açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Mete Gündoğan, "faiz bir dünya gerçeğidir" konu başlığı üzerine şu ifadeleri kullandı:

Faiz bir dünya gerçeğidir diyen insan, faiz dışında bir sistemin kurgulanabileceğini anlamayan insandır ama gidip anlatırsanız anlar. Bir şeyi yaftalayıp orda bırakmamak lazım. Bir insan diyelim ki böyle bir cümle kurdu, gittiniz dediniz ki "ya sen bunu dedin ama böyle bir sistem değişikliği yaptığın zaman bunu alternatifi olabilir" ya bi deneyelim diyerek işin içine girdiği zaman bu değişir. Çünkü hak geldiği zaman batıl zail olur, çünkü faiz dediğin şey Allah'ın yasakladığı batıl olan bir şey. 

“ERDOĞAN’A ÖNERDİM, BORÇ VARSA PARA VAR KAPANINDAN ÇIKALIM”

Gündoğan, Türkiye’de borca dayalı bir para-kredi sistemini olduğunun altını çizdi ve bu sistemin değişmesi gerektiğini Cumhurbaşkanı Erdoğan’a önerdiğini söyledi. Gündoğan şu ifadeleri kullandı:

Düşünün merkez bankası ürettiği, bastığı paraları satıyor bankalara. Yani borç olarak veriyor. Bankalar da aldıkları parayı defalarca piyasaya satıyor, bir defa değil iki defa değil istediği kadar. Bu işlem için bize diyorlar ki, "bu para çarpanıdır kısmi rezerv sistemidir" bu yalan, böyle bir sistem yok. Bu bilmeyen ya da kendi yetiştirdikleri ekonomist dedikleri adamları inandırmak için uydurdukları bir bahane. Bunu nerden biliyoruz? Merkez bankası 100 milyar lirayı diyelim ki yüzde on faizle bankalara verdi, bankalar belli miktarda banka payını koyuyor, 100 milyar lirayı defalarca satıyor. Nereye kadar satıyor? İki buçuk trilyon, 3 trilyona kadar satıyor. Düşünün sizin piyasada 200 milyar lira var siz napıyorsunuz iki buçuk trilyon, üç trilyon kredi veriyorsunuz. Nasıl oluyor bu? Olmayan parayı satıyorsunuz. Buna borca dayalı sistem diyoruz, hepsi borç. Hatta bu işin matematiğini ben makale olarak da yazdım, matematiğine baktığımızda para eşittir borç, borç varsa para var borç yoksa para yok, böyle bir kapana girmişiz önce bunu kaldıralım. Sayın Cumhurbaşkanımıza önce bunu önerdim, bunu kaldıralım. Bunu kaldırmak zor bir şey değil. İkincisi yeni bir para-kredi sistemi mi kuracaksın? Piyasada var olan mal vr hizmetleri çevirecek kadar paranın varlığını coğrafi olarak da temin edecek bir şeffaf formu üretin. 

screenshot-20201205-013549.jpg

“TÜRKİYE’DE EKONOMİK SİSTEMİ DEĞİŞTİRMEYE KORKUYORLAR”

Prof. Dr. Mete Gündoğan, Türkiye’de yeni bir ekonomik sisteme ihtiyaç olduğunu, batının zorladığı sistemin artık çöktüğünün altını çizdi. Gündoğan'ın ifadelerinde şu cümleler yer aldı:

Millet yaşamını devam ettirebilmek için kredi alıyor. Sen şimdi sistemi değiştireceksin. Sana küresel finans elitlerin, sistemin söyleyeceği hiç bir şey yok. Peki ekonomide yeni sistem kurgulamak korkusu neden? Yapamayız korkusu, elimize yüzüme bulaştırırız korkusu. Bunu diyenler, Ortodoks ekonomi diyoruz biz bunlara yani ikinci dünya savaşı sonrası kurgulanan sistemin yetiştirdiği ekonomistler, o açıdan bakanlar. img-20201205-013644.jpg

“TÜRKİYE'DE EKONOMİK SİSTEMİN DEĞİŞTİRİLMESİ GEREKLİ"

Gündoğan genel olarak Türkiye’de acil olarak ekonomik sistemin değiştirilmesi gerektiğini ve pandemi sürecinin bu değişime en uygun zaman olduğunu ifade etti. Gündoğan şunları söyledi:

Biz yepyeni bir paradigmayla, düşünceyle; yepyeni bir sistem kurabiliriz. Kendi içimizde çift para sistemi, bölgemizde yeni bir para-kredi sistemi, ki herkesin kabul edebileceği. Tanımlayalım karakteristiklerini, para-kredi sistemi, ticareti tanımlayalım yeniden ve alışverişlerimizde mal-parayı tanımlayalım aramızda. Bunlar tamamen mühendislik işi, yapalım. Çünkü herşeyin niteliğini ve niceliğini biliyoruz geriye bir şey kalmıyor ki, yani oturup formüle edeceğiz. Türkiye şartları şuanda buna çok müsait. 

Şuanda ekonominin başında olan isimler, çok iyi bürokrat arkadaşlar, devlet adamı, iyi yetişmiş insalar ama mevcudu sistemi ayakta tutmak için mücadele edeceklerdir. Ben ise, bu mevcut sistemin ayakta duracak takati yok, bunu komple lağv edelim, yepyeni bir sistem kuralım diyorum. Demek istediğim, şunu yıkalım bunu dikelim değil, bunun bir geçişi var. Bu geçiş çalışması gayet yumuşak, vatandaş anlamaz bile ve üç ay sonra, bütün vatandaşlar bu geçişin nimetlerini tüketmeye başlar, yani üç ay sonra bu yeni ekonomik sisteme geçişin yansımaları görülmeye başlar. 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.