Nitelikli eğitimciler yetiştiren kurumdu

Nitelikli eğitimciler yetiştiren kurumdu

İhsan Doğramacı Erbil Vakfı Program Koordinatörü Prof.Dr.Rasim Özyürek, “Yıllarca öğretmen okullarında idealist eğitimciler yetişti. Türk toplumu yarını değil, yarınları, yüzyılları hedeflemek zorundadır” dedi

İhsan Doğramacı Erbil Vakfı Program Koordinatörü Prof.Dr.Rasim Özyürek, Öğretmen Okulları’nın 173. Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla açıklama yaptı. Prof. Dr. Rasim Özyürek, “Bugün öğretmen okullarının Kuruluşunun 173. yıl dönümü 16 Mart 2021 yılı bütün yurtta özellikle öğretmen okullarının yerini alan öğretmen yetiştiren kurumlarda bu gün törenlerle kutlanıyor. Osmanlı İmparatorluğu döneminde 16 Mart 1848 yılında kurulan öğretmen okulları (Darülmuallimin) ile başlar. İlk zamanlarda ilkokuldan sonra altı ve daha sonra ortaokula dayalı üç yıl, sonraları dört yıllık eğitim yapan ilk öğretmen okulları sayısı yirmidir.1935- 1936 öğretim yılında bu sayı 14’e kadar düşmüştür. İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla memleketin genel ekonomik ve kültürel durumu savaştan korunmanın yanında “ilköğretim seferberliğinin” de başlatılmasını zorunlu kılmıştır. Yurdumuzda okulsuz köy ve öğretmensiz çocuk bırakmamak amacıyla başlatılan bu çalışmalar zaman zaman büyük gelişmeler göstermiş ise de plânlanan amaçlara maalesef istenilen düzeyde ulaşılamamıştır. Bu arada ortaokuldan sonra üç yıl eğitim veren şehir öğretmen okulları kuruldu. Ülkemizde öğretmen okullarının kendisine özgü bir atmosferi vardı. Gerek bu okullarda görev yapan öğretmenlerin gerekse bu okullarda okuyan öğretmen adaylarının mesleğinin heyecanı ve tutkusu her zaman sezilirdi. Adayların bu heyecan ve tutkuları görev yapacakları okullara taşınırdı. Öğretmenlik mesleğinin onuruna onur katardı. Öğretmen okulları bulundukları çevrenin bir merkeziydi. Kapıları çevreye hep açıktı. Çevreye derinlemesine ve genişliğine giriyordu. Çeşitli gösteriler, törenler, sergiler, kültürel etkinliklerle çevreyi etkiliyordu. Öğretmen okulları Türk Milli Eğitimi’ne hizmet vermiş önemli eğitim kurumlarındandı. Öğretmen okullarında eğitimin niteliğinden hiç ödün verilmediğini görüyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı’nın sık sık değişen eğitim politikalarından pek etkilenmemiştir” dedi.

ÖNEMLİ YAZARLAR BU OKULLARDAN ÇIKTI

Öğretmen okullarının bilgi ile donatılmış, araştırmayı düşündürmeyi öğretmenler yetiştirdiğini dile getiren Prof. Dr. Özyürek, şunları söyledi: “Bu okullardan bakanlar, (Hasan Ali Yücel, Orhan Dengiz, Mustafa Üstündağ) yazarlar (Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Kabaklı, Behçet Necatigil, Nihat Sami Banarlı Reşat Nuri Güntekin) ozanlar, eleştirmenler(Rauf Mutluay) ve sanatçılar yetişmiştir. Bu okullardan biri de içinde büyüdüğüm, okuduğum Konya Ereğli İvriz ilk öğretmen okulu paha biçilmez laboratuarları, resim haneleri, müzik haneleri, iş atölyeleri, uygulama bahçeleri, tavuk haneleriyle, tarım alanları ile iz bırakmış ülkemizde sayılı ilkokul öğretmeni yetiştiren, yüksek öğretmen okuluna devam edecek öğrencileri de yetiştiriyordu. Bu okullar köy çocuklarının gidebileceği okullardı. Öğretmen okullarında pedagojik formasyon ve genel kültür dersleri ağırlıklı olmakla beraber, altı hafta köy okullarında, son sınıfta haftada bir gün ikinci sömestre de “okullarda Uygulamalar” yapılırdı. Her Salı günü şehir okulları içinde gözde bir okul olan Konya Ereğli Öğretmen Abdurrahim İlkokulunda yapacağımız şehir stajını iple çekiyorduk. Bu okulun müdürü rahmetli Celalettin Set bize uygulama okulunda hep yardımcı oldu. İyi bir öğretmen olmamız için çok çalıştı. Bu hocamız 1980 yılı yılın öğretmeni seçilmişti. 1965- 1966 öğretim yılında bu okuldaki yaptığımız stajı asla unutmuyorum. Arkadaşlarımın uygulama gününe hazırlıklarını, uygulama okullarındaki sergiledikleri kişilikleri anımsadıkça halâ büyük heyecan duyuyorum. Bu bilim ve kültür yuvası İvriz öğretmen okulu’ndan öğretmen yetiştiren bir okuldan mezun olmuş öğretmenleriz. Ne yazıktır ki öğretmen okulları 1974 yılında kapatıldı. M.E.B tarafından bir komisyon 31.5. 1978 ve 852211 sayılı rapor dikkate alınarak yüksek öğretmen okulları da kapatılmış oldu. Artık köy çocuklarının öğretmen okullarına geçişi sona ermişti. Bu okullar yüksek öğretmen okullarına da öğrenci gönderemeyecek. Nitelikli öğretmen artık yetiştirilemeyecekti. Artık öğretmen yetiştirme üniversitelere bırakılmıştı. Üniversiteler bu konuya hazırlıklı değillerdi. Birçok sorunlarla karşı karşıya kalındı. Parasal sorunları da çözülerek toplumun gözünde bu yönden saygın olması konusunda MEB bazı kararları süratle almasından yanayız. Bu vesile ile öğretmen okullarının 173. Yıl dönümünü kutluyorum. Türkiye’de öğretmenlik mesleğini benimseyen, mesleki aşkı olan, eğitimin üretken gücüne inanan çağdaş eğitim anlayışları izleyen kaliteli öğretmen yetiştirmek istiyorsak Milli Eğitim Bakanlığımızca değişen Türk toplumunun hedef ve ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir konseptin yeniden hazırlanması, gelecekte öğretmen yetiştirmede kendi toplumumuzun hedef ve ihtiyaçlarına cevap verecek öğretmenlerimiz, yetiştirilecektir. Türk toplumu yarını değil, yarınları, yüzyılları hedeflemek zorundadır. Türk toplumunun hedef ve ihtiyaçları gün geçtikçe değişmektedir. Bu hedef ihtiyaçların doğrultusunda okullarımızda Öğretmen adaylarının uluslararası alandaki gelişmeleri takip edebilmeleri öğretmen niteliğinin artırılması için, çalışılmalıdır. Eğitim fakültelerinin sayıları ülkenin gereksinimlerine göre sınırlandırılmalı. Eğitimin niteliğinin artırılması gerekmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı bürokratik bir kuruluştur. Bürokrasinin gün geçtikçe daha iyi modernleşebilmesi sağlıklı hizmet vermesi ancak ve ancak uzmanlık rollerinin hiyerarşiye yerleştirilmesiyle mümkündür. Kaliteli insanlar, öğretmenler ancak ve ancak kaliteli programlarla, kaliteli öğretim elemanlarımızca yetişecektir.”

İBRAHİM BÜYÜKEKEN

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.