Milletin değerleriyle uğraşmayın!
SP Genel Sekreteri Tacettin Çetinkaya, 12 yıllık zorunlu kademeli eğitime kısmen destek verdiklerini belirterek, "CHP, 28 Şubatçıların sözcülüğünü yapıyor. CHP artık milletin değerleriyle uğraşmaktan vazgeçmeli" dedi
Saadet Partisi (SP) Genel Sekreteri Tacettin Çetinkaya, parti il binasında düzenlediği basın toplantısında eğitim sisteminde yapılacak değişikleri ve gündemdeki son gelişmeleri değerlendirdi. 12 yıllık zorunlu kademeli eğitim sistemini Saadet Partisi olarak düzenlemenin bir kısmını desteklediklerini ifade eden Saadet Partisi (SP) Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreteri Tacettin Çetinkaya, "Çünkü biz sorunlu değil sorumlu muhalefet yapıyoruz. Hükümeti doğru yaptığı işlerde destekleyeceğiz. Ancak yanlış yaptığı konularda da emin olun yerden yere vuracağız. Bu çerçevede kesintisiz eğitimin-kademeli eğitime dönüştürülmesini olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz. Çünkü 8 yıllık kesintisiz eğitim, zaten 28 Şubat antidemokratik ortamının bir ürünüydü. Hükümet bunu daha ilk iktidara geldiğinde yapmalıydı. 10 yıl gecikmeyle de olsa nihayet doğruyu görmesi ve harekete geçmesi her şeye rağmen sevindiricidir" dedi. Özellikle ana muhalefet partisi CHP'nin tutumunu sert bir şekilde eleştiren Tacettin Çetinkaya, CHP bu yaklaşımıyla milletin değil 28 Şubatçıların sözcülüğünü yaptığını belirterek, CHP'nin bu kafayı bırakması ve milletin değerleriyle uğraşmaktan vazgeçmesi gerektiğini söyledi.
10 YILDA ÜÇ DEFA SİSTEM DEĞİŞTİ
"Hükümetin bu yeni düzenlemeyi reform olarak sunsa da gerçekte, bu kanun eğitimin kronik hale gelmiş temel problemlerini çözmekten çok ama çok uzaktır" diyen Çetinkaya, şunları söyledi: "Ülkemiz maalesef son 15 yıldır eğitimin şekliyle uğraşıyor. 10 yıldır tek başına iktidar olmasına rağmen daha bir sınav sistemini bile rayına oturtamadı. Her yıl SBS olsun mu olmasın mı? İktidarın istikrarsızlığı buradan belli. Parti aynı parti, iktidar aynı iktidar, başbakan aynı başbakan ama 10 yılda üç defa sınav sistemi değişti. Biri geldi her yıl sınav yapılacak dedi. Öbürü geldi, son sınıfta bir kere yeter dedi. Biri geldi tümünü kaldıralım dedi. Bu milletin çocukları deneme yanılma tahtası mı! Eğitim çocuk oyuncağı mı!."
DİN EĞİTİMİNİN İÇİ DOLDURULMALI
Eğitimdeki yaşanan sorunlara da değinen Çetinkaya, "Ülkemizde hala 50 kişilik sınıflar var. Taşımalı eğitim ilkel şartlarda devam ediyor. Müfredatlar sadece bilgi yüklüyor. Çocuklarımıza millî ve manevi eğitim ve terbiye verilemiyor. Din dersi müfredatının içi boş.
Öğretmensizlikten boş geçen dersler var. Okullarımızın eğitim kaliteleri düşük, bundan dolayı da dershanecilik sadece bizim ülkemize özgü bir sektör olarak gelişti. Öğretmenlerin yeterlilik problemleri var, Bakanlığın öğretmen eğitimleri ile ilgili çabaları yetersiz" dedi.
Taceddin Çetinkaya, Saadet Partisi olarak; görüşülen kanun tasarısıyla ilgili şu önerilerde bulundu: " Mesleki yönlendirme ilkokul sonunda yapılmalıdır. Hafızlık ve Kur’an kursu programı uygulayan ortaokullar da oluşturulmalıdır.Ortaöğretim (lise) süresi 3 yıl olmalıdır. Yani zorunlu eğitim 4+4+3 şeklinde olmalıdır. Kur’an-ı Kerim, Osmanlıca, İlimler Tarihi seçmeli ders olmalıdır. Karma eğitim zorunlu olmaktan çıkarılmalıdır. Özürlüler için özel eğitim yaygınlaştırılmalıdır. Eğitim esnek olmalıdır. Müfredat temelden yeniden düzenlenmelidir. Anayasanın 24. Maddesine göre din eğitimi devletin güvencesi altındadır. Kanun tasarısı, anayasanın gereği olarak isteyen ailenin çocuğuna dini eğitim almasına fırsat ve imkân vermelidir."
ABD'NİN İNSANİ YARDIMINA İNANMAYIN
Suriye'de yaşanan son gelişmeler ve Malatya Kürecik'e kurulan füze savunma sistemiyle ilgili de konuşan Çetinkaya, "Başbakan Erdoğan, Suriye konusunda düşüncelerinin örtüştüğünü, Suriye’ye müdahale etmek gerektiği, ABD’nin lojistik destek vereceğini, bu desteğin askeri bir destek olmadığını ve 'insani yardım' olduğunun altını çiziyor. ABD’nin İnsani yardım anlayışının ne olduğunu gayet iyi biliyoruz. En son Irak’a insani yardım (!) götürdüğünden bu yana 1.5 milyon Müslüman öldü. Afganistan’daki insani yardım çalışmaları da hızla sürüyor. Her gün masum köylüler NATO uçakları tarafından vuruluyor. Amerikan askerleri Kur’an-ı Kerim yakıyor, Müslüman cesetlerin üstünü pisliyor. ABD'nin insani yardımına asla güvenilmez" diye konuştu.
TÜRKİYE OYUNA GELMEMELİ
Türkiye Suriye’deki bir müdahalenin asla içinde olmaması gerektiğinin altını çizen Çetinkaya, "Hükümet, Türkiye’yi savaşa sokacak niyetlerden vazgeçilmelidir. ABD’nin de insani yardımına da kanılmamalıdır. Obama, 'Kürecik’teki radar kesinlikle bir NATO uygulamasıdır' diyor. Demagoji yapıyor. Sanki Biz NATO’nun ne olduğunu bilmiyoruz? Irak’ta, Afganistan’da, Libya’da yaptıklarını bilmiyoruz. NATO küresel emperyalizmin silahlı gücüdür. Ve amacı ABD başta olmak üzere küresel güçlerin menfaatlerini korumaktır. Kürecik’te yeni kurulan Amerikan askeri kışlası da bunun göstergesidir.
ABD Suriye’de, Irak’ta, Libya’da, Afganistan’da yaptığı gibi yeni bir oyunun peşindedir. Türkiye bu oyuna düşmemelidir. Aksi takdirde sadece millete karşı değil tarihe karşı da sorumlu olur" ifadelerini kullandı
HABER MERKEZİ




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.