Medya, Türkiyede birinci güç

Medya, Türkiyede birinci güç
Yazarımız ve Milli Gençliğin Şeref Başkanı Nevzat Laleli, Ankarada mühendislere Medya büyük silah adında bir konferans verdi.
Yazarımız ve Milli Gençliğin Şeref Başkanı Nevzat Laleli, Ankara’da mühendislere “Medya büyük silah” adında bir konferans verdi.
Kısa adı TEKDER olan Teknik Elemanlar Derneği Ankara Şubesi’nin bu haftaki konuğu ve konuşmacısı, makine Mühendisi Nevzat Laleli oldu.
Konferansında MEDYA’yı inceleyen Laleli, “Medya güç ve tesir açısından dünyada ve ülkemizde 4. güç değil, belki ilk ve en büyük güçtür” dedi.
İnsanların medyayı iyi tanımadığını söyleyen Laleli; Sürekli seyredilen televizyon kanalı, okunan gazete görüşünü izleyenine aktarır. Bir müddet sonra da onu takip edenlerin kafasında haberler o şekilde şekillenir ve insanlar verilen mesaj gibi düşünmeye başlarlar.
PEYGAMBERİMİZ MEDYAYI KULLANDI
Konuşmasında Peygamber Efendimiz’in de medyayı kullandığını bu sebeple medyanın ilk önce Müslümanlar tarafından tanınması gerektiğinin altını çizen Laleli şunları söyledi: “Peygamberimizin, İslamı herkese ve açıkça duyurması gerektiği, Rabbimiz tarafından kendisine bildirilince, Mekke yaşayanları topladı ve onlara;
Şu dağın arkasında size gelmekte olan bir düşman ordusunun varlığını haber
versem ne dersiniz? dedi. Onlarda,
Sen Muhammedül eminsin (güvenilir bir insansın) sana inanırız, dediler.
Peygamberimiz bu sefer orada toplanan Mekkelilere,
Aynı katiyetle söylüyorum ki, Allah vardır ve birdir. Ben de onun elçisiyim, dedi
Bunun üzerine Mekke müşrikleri hemen itiraz seslerini yükselttiler ve;
Bizi bunun için mi topladın. Biz sana inanmıyoruz, dediler”
Anlatılan bu Hadis-i Şerifi bilmeyenimiz yoktur. Ama Peygamberimiz Mekkelileri
bulunduğu yere nasıl toplamıştır? Onları ne ile ve nasıl davet etmiştir?
Mekkeliler, Mekkenin yüksekçe bir yerine bugün bizim şehirlerimizde de kullandığımız sirenlere benzer bir çan koymuşlardır. Bu çan bir tehlike anında (düşman istilası, deprem, yangın gibi) çalınır ve Mekkeliler hemen çanın etrafında toplanarak alınması gereken tedbirleri (önlemleri) görüşür ve o felaketi def etmeye çalışırlardı.
İşte bu çan bir gün çalmaya başladı ve Mekkeliler hemen bu çanın etrafına koştular. Orada Peygamberimiz vardı ve Mekkelilerin toplanmasını bekliyordu. Onlar toplandıktan sonra da o bildiğimiz konuşmayı yaptı.
Bu çan, kısa zamanda birçok insana mesaj ulaştırmakta kullanılan bir vasıta idi. Bu günkü kullanılan medya da yine çok kısa zamanda birçok insana (milyonlara) bir mesajı ulaştırmıyor mu?”
(5n + 1k) FORMÜLÜ EKSİKTİR
Laleli konuşmasında; “Bu gün haberlerde kullanılan bir formül bulunmaktadır. Bu formüle göre haberin hazırlanması halinde haber metninin mükemmel olacağını söylemektedirler. Bu (5n+1k) formülü; “ne, nerede, ne zaman, nasıl, neden ve kim” kelimelerinden oluşmaktadır.
Hâlbuki bu formül eksiktir. Bu formüle mutlaka bir (n) in daha ilave edilmesi ve formülün (6n + 1k) şekline dönüşmesi lazımdır. Eklenecek (n) “nazar” kelimesinin (n) sidir.
Nazar, bildiğiniz gibi bakış, bakmak demektir. Biraz daha açarsak buna; “bakış açısı” diyebiliriz.
Bir olaya bakış açısı aslında haberin kendisi kadar önemlidir. Bir habere neresinden bakılmakta ve nasıl verilmekte olduğu bu (n) den sonra netlik kazanır.
Yarım bardak suyu haber yapmak gerekirse; ona üsten bakanlar, alttan bakanlar, yandan bakanlar değişik bulguları haber yaparak okuyucularına ulaştırırlar.
Bardak, ülkemizin sınırlarını, içindeki su yer üstü ve yer altı imkânlarımızı temsil ederse, yarım bardak suyun haberi, bakın nasıl haber yapırlır.
Bardağa yukarıdan bakan ellerinde ki faiz pipetiyle suyumuzun yarısını boşaltanların gazeteleri; Bu bardak daha doludur…” derler ve içmeye devam ederler. Bu haberi okuyan bizler de “Hımmm. Bardak doluymuş” der, rahatlarız.
Irkçı emperyalistler ve onların kontrolünde ki İşbirlikçi medya ise “ Bu bardak
doludur” diye manşet atar.
Bardağa yan tarafından bakarak;
“ Bardağı siz boşattınız” diyen, yıkıcı, tahripkârlar medya (kabahati başkasına atarlar)
“ Bardağı boşaltmışlaaar…” Olayları abartarak verenler (Kim? sorusu cevapsız kalır)
Bardağa dibinden bakarak (seviyeleri gereği); “ Bu bardak dolu ya…” Ilımlı Müslüman
basın (gelecek tehlikeleri fark edemeyenler)
“ Bu bardağın yarısı boşaltılmıştır” Milli medya ise aynı haberi (tedbir alınmazsa bardak tamamen boşatılacaktır) şeklinde haber verir” dedi.
“Bugün yeryüzünde her istedikleri yaptırabilmek için bildiğimiz silahları kullanmak yerini o ülkelerde medya bir silah olarak kullanılmakta, işbirliği sağladıkları insanları överek, methederek onları halkın karşısında yüceltmekte, ama istemedikleri insanı ise bir kulp takarak paçavraya çevirmektedirler.”
Aydınlarımızın ve özellikle mühendislerimizin takip etmekte olduklara medyaya dikkat etmeleri gerektiğini söyleyen Laleli, “Eğer hakkı tutan Milli bir medyayı takip ediyorsak bu bizim dünya ve ahret mutluluğumuzu sağlayacaktır” dedi.
HABER MERKEZİ
 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.