Maden kazalarında kötü karne

Maden kazalarında kötü karne
Maden kazalarının önüne geçilemiyor. Soma ve Ermenek'te meydana gelen maden kazaları Türkiye'deki iş güvenliğinin ne kadar kötü olduğunu gözler önüne serdi. Türkiye maden kazaların Avrupa'da birinci, dünyada ise ikinci sırada bulunuyor
Soma’daki maden faciasının yaraları sarılmadan Türkiye, yeni bir maden kazasıyla karşı karşıya kaldı. Ermenek'teki faciayla birlikte maden kazaları bir kez daha gündeme geldi. Maden kazalarında Türkiye'nin karnesi zayıf.  
 
Türkiye, maden kazaları sonucu yaşanan ölümlerde dünyada ilk sıralarda yer alıyor. Türkiye, kazalarda dünyanın en büyük kömür üreticilerinden olan Çin, ABD ve Almanya'nın çok gerisinde bulunuyor. 1941 yılından bu yana 3 bin 500'e yakın insan maden kazalarında hayatını kaybetti.
 
Sadece bu yıl 350'ye yakın kişi madende yaşamını yitirdi. 100 binden fazla insan ise yaralandı. Madenlerde en çok görülen kaza sebepleri ise grizu patlaması, göçük ve yangın. Kazaların en çok görüldüğü il ise Zonguldak oldu. Cumhuriyet tarihinden beri yaşanan en büyük maden kazası, 13 Mayıs'ta Manisa'nın Soma ilçesinde meydana gelmiş ve 301 kişi hayatını kaybetmişti. Türkiye İstatistik Kurumu'nun yaptığı bir araştırmada, Türkiye'de maden ve taş ocakçılığı iş kazalarının en fazla yaşandığı sektör. Öte yandan maden faciasında mahsur kalan 18 madenciyi kurtarma çalışmaları ise devam ediyor. Zaman ise işçilerin aleyhinde işliyor. 
 
MADEN ÇOK MÜFETTİŞ AZ
Maden faciasının ülkeyi yasa boğduğunu belirten Selçuk Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Niyazi Bilim, maden kazalarında Türkiye'nin dünya birincisi olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini belirterek, kazaların önlenmesi için radikal adımların atılmasını istedi. 2014'ün maden kazaları noktasında kötü geçtiğini dile getiren Bilim, en çok iş kazasının madende meydana geldiğini belirterek, "Madencilikte kaza riski çok fazla. ABD ve Çin dünyada en fazla kömür üreten iki ülke. Bu ülkelerde madendeki iş kazalarında bir düşüş eğilimi var. Biz de ise artış var. Azalma trendini yakalayamadık. Bu yıl dünya birincisi olacağız diyebiliriz. Madende topyekün bir yanlış var. El birliği yapmak gerekiyor. Koordinasyonu devlet yapmalı. Madenlerin kapatılması kabul edilemez. Çünkü enerjinin yüzde 62'sini ithal ediyoruz. Zarar ettiğini söyleyen işverenler, madeni kapatsın. Devlet de işçiyi mağdur etmesin. Madende çalışmak kolay bir şey değil. Soma'dan sonra bazı kararlar alındı. Ama daha katı olmak lazım. Kontrol mekanizmasını daha da kuvetlendirmek gerekiyor. Maden çok, müfettiş az. Bu nedenle kontrol az oluyor. Bu da büyük bir eksiklik" diye konuştu. 
 
RADİKAL KARARLAR ALINMALI
Türkiye'nin madende çok can kaybettiğini ifade eden Doç. Dr. Bilim, "Soma ve Ermenek'ten ders almalıyız. İş kazalarını azaltmak için dört bir koldan hareket etmek gerekiyor. İş güvenliği kavramı tam bilinmiyor. Çok gerideyiz. İş kazlarında Avrupa'da birinci, dünyada ise ikinciyiz. Kanundaki eksiklikler giderilmeli.
 
Daha sonra da bunlar eksiksiz uygulamaya konmalı. Yasaları işverenlerin vicdanına bırakmamak lazım. İşverenler arasında vicdanlısı da vicdanısızı da var. İşçilere de iş güvenliğinin önemi iyice anlatılmalı. İşçiler, risk gördüklerinde çalışmama hakkını kullanmalı. Daha fazla üretim için işçileri daha fazla çalıştırıyorlar. Radikal tedbirler almak gerekiyor. Mesai saatlerinin 6 saate indirilmesi radikal bir karardı. Ama işverenler devlet ve işçiyi üretimi durdurmakla tehdit etti. Yemek molaları verilmemeye başlandı. Madenler karmaşık ve kompleks bir yapıya sahiptir. Bu sebeple buralarda kaza olmadan önce önlem alınmalı. İşçiler iyi bir eğitimden geçmeli.
 
İş güvenliğini sağladığınızda para kaybetmezsiniz, aksine para kazanırsınız. Kazaların maliyeti yüksektir. Mesela Soma'daki işletme hala kapalı. Ermenek işletmesi de uzun süre kapalı kalır. Üretimin durması işletmeyi iflasa sürükler. Bunun için 'önce güvenlik' demeliyiz" sözlerini kullandı. 
 
ZAMAN ALEYHİMİZE İŞLİYOR
Madendeki son durumla ilgili de bilgi veren Bilim, sözlerini şöyle tamamladı: "Mayıs ayında Soma’da 301 madencinin hayatını kaybettiği kaza daha sıcaklığını korurken bir acı haber de Ermenek’ten geldi. 28 Ekim’de meydana gelen kazada mahsur kalan işçiler için arama kurtarma çalışmaları devam ediyor ve henüz bir haber yok. İnsanlar umutla yaşar. İşimiz zorlaşıyor. Süreç aleyhimize işliyor. Ümitler azaldı. İşçi yakınları da artık umutlarını kaybetti. İşçilerin artık sağ çıkmalarının zor olduğunu düşünüyor."
 
Türkiye'de son 30 yılda yaşanan 
bazı maden ocağı kazaları şöyle: 
 
7 Mart 1983: Armutçuk'ta grizu patlaması (103 ölü). 
10 Nisan 1983: Kozlu'da grizu patlaması (10 ölü). 
31 Ocak 1987: Kozlu'da göçük (8 ölü). 
31 Ocak 1990: Bartın'ın Amasra ilçesinde grizu patlaması (5 ölü). 
7 Şubat 1990: Amasya Yeni Çeltik'te grizu patlaması (68 ölü). 
3 Mart 1992: Kozlu'da grizu patlaması (263 ölü). 
26 Mart 1995: Yozgat'ın Sorgun ilçesinde grizu patlaması (37 ölü). 
22 Kasım 2003: Karaman'ın Ermenek'te grizu patlaması (10 ölü). 
8 Eylül 2004: Kastamonu'nun Küre ilçesinde yangın (19 ölü). 
2 Haziran 2006: Balıkesir Dursunbey'de grizu patlaması (17 ölü). 
10 Aralık 2009: Bursa Mustafakemalpaşa'da grizu patlaması(19 ölü). 
17 Mayıs 2010: Zonguldak'ta grizu patlaması (30 ölü). 
8 Ocak 2013: Kozlu'da grizu patlaması (8 ölü).
13 Mayıs 2014'te Soma'daki maden faciası (301 ölü)
 
KERİM ATICI - merhabahaber.com
 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.