Lokomotif markamız yok
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Ziya Altunyaldız, Konya’nın 104 çeşit ürünü 170 ülkeye ihracat yaptığını fakat lokomotif konumunda bir markasının bulunmadığını söyledi.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Ziya Altunyaldız, Selçuklu Yayın Grubu’nun Ankara’daki gündem toplantısının konuğu oldu. Toplantıyı Selçuklu Yayın Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Arslan, Merhaba Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Kerem İşkan, Konya TV Genel Koordinatörü Sefa Özdemir, Konya TV Ankara Temsilcisi Dursun Erkılıç, Konya TV Muhabiri Sami Atıcı katıldı. Toplantıda Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın işlevlerine, Türk Ticaret Kanunu ve Konya’nın ticaretteki konumuna ve markalaşmasına vurgu yapıldı. Konya TV ekranlarından da canlı yayınlanan programda Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Ziya Altunyaldız, kendisine yöneltilen soruları yanıtladı.
Mustafa Arslan
*Konya’da son dönemlerde lojistik merkez kurulması için bir çalışma var. Konya’yı bir lojistik merkez yapmak, Konya’ya özel bir ekonomik etken kazandırmak ve Konya’yı markalaştırmak mümkün mü?
Dünyada belli dönemlerde, yeniden yapılanmalar, kırılganlıklar yaşadık. Küresel krizle birlikte dünyanın ekonomik yapısının yeniden bir şekillenme aldığını söylemek yanlış olmaz. 2000’li yıllarda dünya toplam üretimi olan 32 trilyon doların yüzde 20’sini gelişmekte olan ülkeler alıyordu. Bugüne geldiğimiz zaman dünya toplam üretim rakamı 63 trilyon dolara çıkmış ve gelişmekte olan ülkelerin payı yüzde 35’lere çıkmıştır. Bu rakamların artarak devam edeceğine dair çok önemli söylentiler var. Burada Brezilya, Hindistan Çin gibi ülkeler öne çıkmaktadır. Bölgemizde de Türkiye öne çıkmıştır. Türkiye büyümede, Çin’den sonra 2. sıraya geliyor. Bunlar Türkiye’nin rolünü bize anlatıyor. Bu kazanılmış, dinamizmle alınmış bir rol. Şimdi ticarete baktığımızda küresel krizle bir şey ortaya çıktı. Sanal ekonomiler ayakta kalamadı. AB’ye bakalım, en güçlü ekonomi Almanya’da. Almanya ihracatta birinci sırada idi. Şimdi Çin, Almanya’yı geçti. Şimdi satabileceğinizi üretmek zorundasınız. Yani tüketiciden yaklaşmalısınız. Konya’ya baktığımız zaman Konya bir tarım şehri, bir tarımsal sanayi şehri ve gerçekten bir sanayi şehri. Konya’nın ihracatının yüzde 98’i sanayi ihracatı. Konya Türkiye’deki üretici KOBİ’lerin yüzde 10’una sahip bir il. Üretimde de Konya iyi ve güçlü. Üretirsiniz fakat belli bir pazara bağlısınızdır. Konya’daki ürün ve ihraç ettiği yerlerin çeşitli olması bu sorunu aşıyor. O bakımdan baktığımızda şu rakamlar bize Konya’nın iyiye gittiğini gösteriyor. 104 çeşit ürün ihraç ediyor. Türkiye’de çeşitlilik açısından 4. sırada. Hal böyleyken tedarik zincirinin, lojistiğin üretim ve ticarete entegre eden bir düzenin olmadığından bahsetmek mümkün değil. Lojistik unsuru, Konya’nın üretim ve ticaret ağını oluşturan en önemli unsurdur. Bu bakımdan özellikle, hükümetimizin programında da olan üretim yerlerini limanlara bağlama gerekir. Denize kıyısı olan ülkelerin olmayanlara göre, rekabette yüzde 50 geride olduğunu görülüyor. Konya bu bakımdan limanlara bağlanması önemlidir. KOBİ’lere baktığımızda, tarımsal makinelerde, gıda sektöründe çok avantajlı. Burada lokomotif diyebileceğimiz birkaç markaya ihtiyacımız var. Lokomotif markaların çıkması Konya’nın çekici gücü olacaktır. Diğer taraftan da üretimin sahiplenmesinde iyi olacaktır.
Kümeleşme de bu bakımdan sizin üzerinde çalıştığınız bir konu. Bu konu hakkında neler söylüyorsunuz?
Kümelenme bir ülkenin rekabetçiliğine büyük etkisi var. Neden rekabet, lojistikçi, işçiler, üreticiler bankalar hepsi aynı yerde. Her şeyin bir yerde olmasından ciddi bir rekabet çıkıyor. Konya’da kümelenme çalışmasında iyi seviyelerde. Konya’da ayakkabı sektöründe de bunu görüyoruz.
Sefa Özdemir
*Malların giriş çıkışları ile ilgi sıkıntılar var, bu noktada takip nasıl yapılıyor?
Haziran 2011’de kamuda yeniden yapılanlar oldu. Bizim bakanlığımız da Gümrük ve Ticaret Bakanlığı oldu. İsmine bakıldığı zaman eşya alanında ve 74 milyon insanla entegre olmuş yapılanması ile büyük bir bakanlık. Bizim amacımız transit giden tüm ürünlerin giriş ve çıkışların sağlıklı yapılmasını sağlamaktır. Bunları yaparken sistematik yapmak gerekir. Bunları üreten insanlar bunların refahı ve zenginliği ile çalışmalar yapılmalıdır. Diğer taraftan da sağlıklı, güvenli ve emniyetli şekilde entegre olmalıyız. Bizim emniyet ile ayrıldığımız nokta şu; biz eşya trafiği ile biz tamamen ilgilenirken, İç İşleri Bakanlığı’da insan trafiği ile ilgileniyor. Sadece sorunları çözen bakanlık değil, esnafın önünü açan bir yaklaşım ile çalışıyoruz. Diğer taraftan kooperatifler var. Tüm kooperatiflere bakıldığı zaman bunların önemi çok büyük. Dünyada ilk 500’e giren kooperatifler var. Türkiye’de bu niye olmasın. Bizim diğer bir çalışma alanımızda bu. Diğer taraftan ticari işletmeler. Yürürlüğe girecek olan yeni Türk Ticaret Kanunu var. Bunun sonucunda tüm esnaflarımız güvenilir üretim yapması ve tüketici şikayetlerin idari olarak çözülmesini sağlayan Tüketici Hakem Heyetleri kurulacak. Her tüketici bin 160 liranın altındaki maddi sorunları buralarda çözecek.
Dursun Erkılıç
* Yeni Türk Ticaret Kanunu hem büyük umutlar beslenen hem de eleştirilen bir kanun olacak. Sizi yakından ilgilendiren bu kanun ile ilgili bir değerlendirme yapabilir misiniz?
Bu konuyla ilgili yoğun bir çalışma var. Bakanlığımız ve TOBB ile birlikte sürdürülen bir çalışma bu. İşin muhatapları tarafından bu kanunun nasıl karşılandığı, nasıl uygulandığını ortaya koymak istedik. Kesinlikle biz kuralları koyarız düşüncesinde olmadık. İstişare noktasında uygulama tüm ortaklarımızla birlikte değerlendirmeler yaptık. Tüm illeri tek tek dolaştık. Konya’da da yaptık bu çalışmaları. TTK bir ticari rönesanstır. Dünyada, geçmişi 100 ile 300 yıla uzanan ticaret şirketleri var. Nesilden nesile şirketler geçiyor. Bizde bu niye olmuyor? Bizde bir sürdürülebilirlik sorunu var. TTK Türkiye’yi uluslar arası boyutlara bağlayan bir kanunudur. O yüzden şirketlerimizi uluslar arası standartlara yöneltmeliyiz. Bağımsız denetim konusu var. TTK asla ticaret erbabının menfaatlerine, gelişmesine, rekabetçi olmasına engel olamayacak. Kar payı meselesinde ise şirket ortağı ya da yöneticisi şirkete bankadan kredi çektiriyor. Bunu şahsi olarak kullanıyor. Bunun tüm faiz yükünü şirket çekiyor. Yeni TTK ile şirket varlıklarını koruma tüzüğü geliştirilecek.
Kerem İşkan
*Bakanlığınıza baktığımızda çok önemli konulura gündeme çıkıyor. 1 Ocak 2012’de yürürlüğe giren hal kanunu var. Hal kanunun hakkında merakım var. Tutumu bu kanun ve bakanlığın projeleri nedir?
Doğrusu Türkiye her alanda değişim ve gelişim yaşıyor. Artık Türkiye her şeyin daha iyisine talip ve daha iyisini yapabilecek durumda. Özellikle yaş meyve sebze alanına baktığımız zaman şöyle bir manzara var; Türkiye’de üretilen ürünlerin diğer ülkelerde daha farklı alınıyor. Buna rağmen yaş meyve ve sebzelerin sadece yüzde 5’ini ihraç edebiliyoruz. Diğer taraftan ürünlerin yüzde 25’inin tarladan markete ulaşmadan telef olduğunu görmekteyiz. Üreticinin alın terinin zaiyata uğramadan cebine girmesini sağlamak lazım. 200’ün üzerinde halin tüm unsurlarının yenilendiği bir yasaya geçiyoruz. Haller için böyle yapılması için 3 yıl süre var. Bunları halin yükümlüsü kimse o yapacak. Soğutma üniteleri, paketleme üniteleri bulunacak haller olacak. Üreticiden tüketiciye giden haller olacak. Her değişim dönüşüm sürecinde sancıları vardır. Şu anda hal kayıt sistemi ile tarladan sofraya kadar olan kısmı takip ediyoruz. Kim ne yaptı, nereye ulaştı bunları kayıt altına alıyoruz. Hal kayıt sisteminin yanında lisanslı depoculuğa geliyoruz. Fındık, yağ gibi maddelerin üretildiğinde hemen paraya dönüştürülme isteği vardır. Çünkü depolama yeri yok. İzmir’de bunun uygulaması yapıldı. 7 tane şirket de bunun için yatırım atağına geçti. Böyle olunca üretici bankadan bunu teminat göstererek kredi alabilecek. Bunu üretici depoda çok rahat paraya dönüştürebilecek. Genel itibariyle ürününün telef olmasını önleyen bir sistem olacak.
Mustafa Arslan
*Bizde sıklıkla süt dökme ve domates dökme gibi eylemler yapılıyor. Bunun önlenmesi için bir çalışma yapılması faydalı olmaz mı?
Üretici fiyat düşmelerinden etkilendiği için ürettiği ürünün para etmediğini düşünerek böyle eylemler yapıyor. Bunun altında kalmamak için bunları yapma ihtiyacı duyuyor. İşte soğutma kanalları, paketleme ünitelerinin, pazarlama ünitelerinin yeterli temin edilmediği için bunu yapıyorlar.
Sami Atıcı
Konya’nın Taşucu Limanı’na bağlanmasını içeren bir proje var. Bu proje hakkında bir değerlendirme alabilir miyiz?
Uluslararası alana yayılma da bu proje çok önemli. Konya’da bulunduğumuz bir zamanda valimizle görüştük. Valimiz de bu projeyi çok istiyor. Dolayısıyla bunun entegre bir şekilde gerçekleştirilmesi uluslararası alana girmede başarılı olacak. Bu alanda Konya sanayisi daha geniş pazarlara yayılacak.
ÜRETİMİ SAKLAMAK MÜMKÜN DEĞİL
Mustafa Arslan
Konya yıllardır merkezin dışladığı bir il oldu. Devletin şefkat elinin ulaşmadığı bir il oldu. Buna rağmen Konya tarımda ve sanayide üretebilmeyi başardı. Konya’nın bu yılların ihmalini gidermeye yönelik sizlerin bir çalışması olacak mı?
Üretimi saklamak, yıkmak mümkün değil. Konya üretim gücüyle ve tarihi, kültürel bağları ve çok önemli şahsiyetleri ile Türkiye için çalışan önemli bir şehir. Bugün Anadolu Selçuklu Devletine başkentlik yapmış. Mevlana ve Konevi Hazretleri’ne ev sahipliği yapmış bir şehir. O bakımdan Konya’nın markalaşması uluslar arası entegrasyon ile olur. Konya entegrasyon açısından tüm malzemeler sahip. Çünkü üretim dokusu son derece güçlü. Hz. Mevlana’nın dünyaya yaymak isteği sevgi ve barıştan bahsediyoruz. Dünyaya üretim gücüyle entegre olmuş bir yapının aynı zamanda fikri derinliği ile de entegre olması Konya’nın gücünü artıracaktır. Konya’nın Mevlana felsefesini dünyaya barış felsefesi olarak sunmak için sevgi ve barış haftası düzenlenmeli. Nobel ödüllüne benzer sevgi ve barış ödülleri verilmeli. Materyaller kalıcı olmuyor. Bu insanlar felsefeleriyle kendilerini tanıtıyorlar. Konya bunu üretim gücüyle entegre ederse markalaşır.
Sefa Özdemir
*Birçok bakanlığın işlevinin, sizin çalışmalarınızda kolaylaştığı söylenebilir. Burada Maliye Bakanlığı’nın gücü kolaylaşıyor. Bu konuyla ilgili bir değerlendirme yapabilir miyiz?
MERSİS projesi ile birlikte Türkiye’deki tüm işyerlin bir kimlik numarası var. Buradaki kasıt herkesin ne yaptığını incelenebilir. Entegre olma yolunda bu çok önemli. Şirketle ilgili her türlü bilgiyi edinebileceksiniz. Türkiye’nin, çağdaş dünyaya önemli bir aktör olması, üretim ve ticaret gücüyle marka olması aynı zamanda esnafa ve sanatkarların ayakta durması için çalışmalar yapılmalı. Vergi gelirlerin yüzde 18’i gümrüklerde toplanıyor. Ticaret hayatına esneklik getiren ticaret hayatını uluslar arası alana getirmek için yapılan bir çalışma yapılmalıdır.
Dursun Erkılıç
* Rusya ve Almanya’dan geri gelen ürünler oluyor. Denetimler ile bu iadeler sıfırlanacak mı?
Bu konuda Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı da çalışmalar yapacak. Bu çalışmalarla ile bizim çalışmalarımızı entegre oldu mu bu sorunda çözülecektir. Gümrüğü insanlar üzerinden bir sistemler üzerine oturtuyoruz. Bir ürün gümrüğe girmeden her türlü malzemenin analizini yapıyoruz. Yasak malların ülkeye girişini engelliyoruz. Bu sayede. Bizim amacımız Türkiye’nin en rekabetli ve en seri ticaretini sağlamak.
Kerem İşkan
*Sıkı bir Konyasporlusunuz. Konyaspor ile ilgili neler düşünüyorsunuz? Konya size ne ifade ediyor? Konya’ya gelip gidiyor musunuz?
Gençlik ve spor iki entegre kavramdır. Spor gençliği dinamizmi artıran bir alan. Spor aynı zamanda gençliğini üretim gücünü artırır. Spor sadece insanı aktivitenin ötesinde, sosyal ve barış unsurudur. Bu anlamda Konyaspor’un Süper Lig’den düşmesi hepimizi üzdü. Düşmez kalkmaz bir Allah. Ancak düşenin kalkmasını bilmesi lazım. İnşallah bizlerde bu uğurda mücadele ediyoruz. İnşallah çıkacağız. Konya bağlamında ise, insanı benliği ve karakterliği ile bağlı tutan en önemli husus doğduğu yerlere olan vefasıdır. O yüzden Bozkır’a ve Konya’ya sık giderim. Konya sohbetleri her zaman özlediğimizi şeyler. Zaman zaman gidip bunları yapıyoruz.
Mustafa Arslan
*Reklam alanı da sizin alanınız. Televizyonlarında içki ve sigara yasağı gündemde. Şuur altında içkinin reklam edilmesi içimizi burkuyor. Özellikle spor gazetelerinde bira ile futbol birada özdeşleşmiş durum. Sporla içkinin yan yana gelmesi ateşle barut gibi buna ilişkin bir düzenleme yapılamaz mı?
Bakanlığımız benimde müdahalem ile reklam hususun da önlemler alıyoruz. Yayınlanan reklamlardaki içeriklere dikkat edilmesi için uyarılarda bulunuyoruz. Özetleyecek olursak, Türkiye hem insan kaynakları hem de büyüme ile iyi giden bir ülke, Konya’da ülkeye ciddi kaktılar sağlayan bir şehrimiz. Program nedeniyle size ve grubunuza teşekkür ediyoruz.
İBRAHİM ÇİÇEKÇİ





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.