KOP’u bütüncül olarak düşünmeliyiz
Yayınlanma:
Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Teşvik Yasası ve Kalkınma Ajanslarının Türkiye ve Konya Ekonomisine Getireceği Fırsatlar ve KOP ve Konya Tarım Eylem Planı konulu konferanslarda, yeterli ve sürdürülebilir bir havza planlamasıyla, tarımsal üretimde Türkiyeyi g
Müstakil Sanayici ve iş Adamları Demeği Konya Şubesi önderliğinde, Konya Ticaret Odası, Konya Sanayi Odası, Konya Ticaret Borsası’nın işbirliği ile kabinenin yeni isimlerinden Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, işadamlarına Teşvik Yasası ve KOP’la ilgili konferans verdi.
Her iki konferansa da kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan çok sayıda yetki ve akademisyen katıldı.
Müstakil Sanayici ve iş Adamları Demeği Konya Şubesi Başkanı Arslan Korkmaz, Konya’nın son yıllarda hızlı bir sanayileşme sürecine girdiğini belirterek Konya’nın gelişmiş sanayisi ile dünya kenti yolunda ilerlediğini söyledi.
KONYA EKONOMİDE KÜÇÜLME YAŞADI
Korkmaz, Konya’nın sanayide gelişmesi ile birlikte hem bölgesini hem de kendisini ekonomik olarak genişlettiğine değinerek, Konya’nın tarımsal ve sanayi olarak tam manasıyla gelişebilmesi için Konya Ovası Projesi’nin ve Mavi Tünel Projesinin en kısa sürede hayata geçirilmesi gerektiğine işaret etti. Konya’nın 2009 yılı itibariyle belli bir küçülme yaşadığını açıklayan Korkmaz şunları kaydetti: “Konya 2005 yılında ekonomik geliri 287 Milyon TL’yle Türkiye genelinde 9. sırada iken bugün 227 Milyon TL’yle 14. sıraya gerilemiştir. Bunun en büyük nedeni de kamu yatırımlarından Konya’ya aktarılan pay son yıllarda düşmesidir. Bu yüzden Konya’nın ekonomik olarak daha çok gelişebilmesi için aktarılacak kamu yatırım payının ivedilikle arttırılması gerekmektedir” diye konuştu. Korkmaz, teşvik paketleri noktasında bölgelerde kurulan kalkınma ajanslarına gerekli ekonomik yardımın yapılması gerektiğini de dile getirerek, “Kalkınma ajanslarına gerekli destek verilmeli ve bu ajanslar merkezi yönetim ile yerel yönetim arasında köprü görevi yapmalıdır. Özellikle teşvik paketlerinde açıklanan ve Konya sanayisinin önemli bir kesimini oluşturan kimyasal maddeler, mobilya, metal eşya işleri gibi sektörlere yer verilmesi güzel bir adımdır. Bu yüzden bu sektörlerin daha iyi gelişmesi için merkezi yönetimle yerel yönetim arasında işbirliğini sağlamak için kalkınma ajanslarına büyük iş düşmektedir” diye konuştu. KOBİLERE REKABETÇİLİK ANLATILMALI
Vali Aydın Nezih Doğan ise ekonomide rekabet ve serbest piyasaya değinerek kobilerin bu noktada serbest piyasa koşullarına göre eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Doğan, küreselleşmenin rekabet, yenilik ve işbirliği olmak üzere üç tane ayağı olduğuna değinerek şöyle konuştu: “Bu ayaklardan en önemli ise rekabetçiliktir. Çünkü serbest piyasanın olduğu yerde rekabet ön plana çıkmaktadır. Bu yüzden Konya sanayisini geliştirmek için kobilerimizi serbest piyasa koşullarına göre eğitmemiz gereklidir” dedi. Doğan, aynı zamanda Konya sanayisinin gelişmesi, iç ve dış pazara açılması için gerekli ulaşım problemlerinin çözülmesi gerektiğine de dikkat çekti. Doğan, bu noktada Konya sanayisinin limanlara daha rahat ulaşması noktasında duble yol çalışmalarının da öncelikle bitirilmesi gerektiğini belirtti.
Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz ise konuşmasında yaşanan krize değinerek Türkiye’nin zor bir sürçten geçtiğine değinerek, Türkiye’nin II. Dünya Savaşı’nda yaşamadığı yüzde 13,8’lik ekonomik küçülmeyi yaşadığını söyledi. Yalnız bu durumun geçici olduğunu ifade eden Yılmaz şunları kaydetti: “2009’un bu ilk çeyreğinde yaşadığımız ekonomik küçülmeyi tekrar normal seyrine ulaşması noktasında çalışıyoruz. Açıkladığımız teşvik paketleri ile özel sektörde belli bir canlanma oldu ve ekonomi tekrar hareketlenmeye başladı. Bu hareketlenme neticesinde ise 2010–2011 yıllarında Türkiye tekrar normal büyümeği yakalayacaktır” dedi. Yılmaz, ekonomiyi normal seviyeye çıkarmak noktasında özel sektörlere seslenerek, hükümet politikalarına özel sektörün tam manasıyla uyduğu takdirde ekonominin normal seviyenin üstüne çakacağını söyledi. Konya Ovası Projesi ve Mavi Tünel Projesi hakkında da bilgi veren Yılmaz, kendisinin KOP projesinden sorumlu bakan olduğunu belirterek, KOP’a diğer projelere oranla daha çok önem verdiğini söyledi. Yılmaz, KOP ve Mavi Tünel projesinin bitirilmesi hem Konya ekonomisi için hem de Türkiye ekonomisi için çok önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Özellikle mavi tünel başta olmak üzere KOP’un esas kapsamının sulama olan ve havzalar arası su aktarımını ön gören bir proje olduğuna işaret etti.
KOP’A BÜTÜNCÜL BİR ŞEKİLDE BAKILMALI
KOP projesi üzerinde biraz daha fazla çalışılması gerektiğine dikkati çeken Yılmaz, “KOP’u daha bütüncül, daha entegre bir proje haline getirebilir miyiz? Özelikle çevresel boyutunu çok daha yoğun bir şekilde dikkate alarak, yeterli ve sürdürülebilir bir havza planlamasıyla, tarımsal üretimde bizi geleceğe taşıyacak olan bir projeye dönüştürme noktasında çalışmalar yapıyoruz” diye konuştu. Yılmaz, toplantıya katılan valilerin, milletvekillerinin, akademisyenlerin söyleyeceklerinin kendileri için çok önemli olduğunu belirterek, bu toplantıyı düzenlemenin ve fikir alışverişinde bulunmanın yararlı olacağını düşündüğünü ifade etti. Önemli olanın Konya Ovasını çevresel riske karşılık nasıl koruyabiliriz olduğuna işaret eden Yılmaz şunları kaydetti: “Yerel düzeyde kuraklık sorununa karşı su ve havza yönetimi konusunda neler yapılması gerektiği tartışıp, Türkiye genelini de bu sorunlar içine almamız lazım. Bunu çok önemsiyorum. Sulamaya farklı bir gözle de bakmak lazım. Damlama sulama ve tarla içi geliştirme sistemleriyle suyu daha verimli kullanmamız gerekiyor. Bir taraftan da su yetersizlikleri olan bölgelere nasıl su aktarması yapabiliriz bunu tartışmamız gerekiyor” dedi.
TOPLULAŞTIRMAYA ÖNEM VERMELİYİZ
Yine tarımda toplulaştırmaya önem vermemiz gerekir. Tarımda bizim en temel problemlerimizin de bir tanesi de ölçek problemi. Bu ölçek ve dağınık yapı yatırımlarımızı daha pahalı hale getiriyor. İşletmeciliği zorlaştırıyor. Rekabet gücümüzü azaltıyor. Çevresel anlamda müdahaleleri zorlaştırıyor. Bu yüzden toplulaştırmaya büyük önem vermemiz gerekiyor” dedi. Yılmaz, diğer taraftan barajlardaki havzalar arası su aktarımının ve aktarılacak suların en verimli kullanımı ve arazinin daha uygun ölçeklerde daha verimli kullanılması yönelik çabalarların da KOP’la birlikte düşünülmesi gerektiğini söyledi. Önümüzdeki dönemde daha bütüncül bir çerçeveden bakıldığı zaman bir taraftan KOP’un, bir taraftan kurulan kalkınma ajanslarının getireceği yararlar olduğunu da anlatan Yılmaz sözlerini şöyle tamamladı: “Diğer taraftan yeni teşvik sistemi, yeni bir istihdam paketi, yeni kredi garanti paketi söz konusu. Önümüzdeki dönemi bunlara bütüncül bakarak kamusuyla özel kesimiyle bunları nasıl değerlendirilebiliriz onu düşünmeliyiz”
HASAN AYHAN
Her iki konferansa da kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan çok sayıda yetki ve akademisyen katıldı.
Müstakil Sanayici ve iş Adamları Demeği Konya Şubesi Başkanı Arslan Korkmaz, Konya’nın son yıllarda hızlı bir sanayileşme sürecine girdiğini belirterek Konya’nın gelişmiş sanayisi ile dünya kenti yolunda ilerlediğini söyledi.
KONYA EKONOMİDE KÜÇÜLME YAŞADI
Korkmaz, Konya’nın sanayide gelişmesi ile birlikte hem bölgesini hem de kendisini ekonomik olarak genişlettiğine değinerek, Konya’nın tarımsal ve sanayi olarak tam manasıyla gelişebilmesi için Konya Ovası Projesi’nin ve Mavi Tünel Projesinin en kısa sürede hayata geçirilmesi gerektiğine işaret etti. Konya’nın 2009 yılı itibariyle belli bir küçülme yaşadığını açıklayan Korkmaz şunları kaydetti: “Konya 2005 yılında ekonomik geliri 287 Milyon TL’yle Türkiye genelinde 9. sırada iken bugün 227 Milyon TL’yle 14. sıraya gerilemiştir. Bunun en büyük nedeni de kamu yatırımlarından Konya’ya aktarılan pay son yıllarda düşmesidir. Bu yüzden Konya’nın ekonomik olarak daha çok gelişebilmesi için aktarılacak kamu yatırım payının ivedilikle arttırılması gerekmektedir” diye konuştu. Korkmaz, teşvik paketleri noktasında bölgelerde kurulan kalkınma ajanslarına gerekli ekonomik yardımın yapılması gerektiğini de dile getirerek, “Kalkınma ajanslarına gerekli destek verilmeli ve bu ajanslar merkezi yönetim ile yerel yönetim arasında köprü görevi yapmalıdır. Özellikle teşvik paketlerinde açıklanan ve Konya sanayisinin önemli bir kesimini oluşturan kimyasal maddeler, mobilya, metal eşya işleri gibi sektörlere yer verilmesi güzel bir adımdır. Bu yüzden bu sektörlerin daha iyi gelişmesi için merkezi yönetimle yerel yönetim arasında işbirliğini sağlamak için kalkınma ajanslarına büyük iş düşmektedir” diye konuştu. KOBİLERE REKABETÇİLİK ANLATILMALI
Vali Aydın Nezih Doğan ise ekonomide rekabet ve serbest piyasaya değinerek kobilerin bu noktada serbest piyasa koşullarına göre eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Doğan, küreselleşmenin rekabet, yenilik ve işbirliği olmak üzere üç tane ayağı olduğuna değinerek şöyle konuştu: “Bu ayaklardan en önemli ise rekabetçiliktir. Çünkü serbest piyasanın olduğu yerde rekabet ön plana çıkmaktadır. Bu yüzden Konya sanayisini geliştirmek için kobilerimizi serbest piyasa koşullarına göre eğitmemiz gereklidir” dedi. Doğan, aynı zamanda Konya sanayisinin gelişmesi, iç ve dış pazara açılması için gerekli ulaşım problemlerinin çözülmesi gerektiğine de dikkat çekti. Doğan, bu noktada Konya sanayisinin limanlara daha rahat ulaşması noktasında duble yol çalışmalarının da öncelikle bitirilmesi gerektiğini belirtti.
Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz ise konuşmasında yaşanan krize değinerek Türkiye’nin zor bir sürçten geçtiğine değinerek, Türkiye’nin II. Dünya Savaşı’nda yaşamadığı yüzde 13,8’lik ekonomik küçülmeyi yaşadığını söyledi. Yalnız bu durumun geçici olduğunu ifade eden Yılmaz şunları kaydetti: “2009’un bu ilk çeyreğinde yaşadığımız ekonomik küçülmeyi tekrar normal seyrine ulaşması noktasında çalışıyoruz. Açıkladığımız teşvik paketleri ile özel sektörde belli bir canlanma oldu ve ekonomi tekrar hareketlenmeye başladı. Bu hareketlenme neticesinde ise 2010–2011 yıllarında Türkiye tekrar normal büyümeği yakalayacaktır” dedi. Yılmaz, ekonomiyi normal seviyeye çıkarmak noktasında özel sektörlere seslenerek, hükümet politikalarına özel sektörün tam manasıyla uyduğu takdirde ekonominin normal seviyenin üstüne çakacağını söyledi. Konya Ovası Projesi ve Mavi Tünel Projesi hakkında da bilgi veren Yılmaz, kendisinin KOP projesinden sorumlu bakan olduğunu belirterek, KOP’a diğer projelere oranla daha çok önem verdiğini söyledi. Yılmaz, KOP ve Mavi Tünel projesinin bitirilmesi hem Konya ekonomisi için hem de Türkiye ekonomisi için çok önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Özellikle mavi tünel başta olmak üzere KOP’un esas kapsamının sulama olan ve havzalar arası su aktarımını ön gören bir proje olduğuna işaret etti.
KOP’A BÜTÜNCÜL BİR ŞEKİLDE BAKILMALI
KOP projesi üzerinde biraz daha fazla çalışılması gerektiğine dikkati çeken Yılmaz, “KOP’u daha bütüncül, daha entegre bir proje haline getirebilir miyiz? Özelikle çevresel boyutunu çok daha yoğun bir şekilde dikkate alarak, yeterli ve sürdürülebilir bir havza planlamasıyla, tarımsal üretimde bizi geleceğe taşıyacak olan bir projeye dönüştürme noktasında çalışmalar yapıyoruz” diye konuştu. Yılmaz, toplantıya katılan valilerin, milletvekillerinin, akademisyenlerin söyleyeceklerinin kendileri için çok önemli olduğunu belirterek, bu toplantıyı düzenlemenin ve fikir alışverişinde bulunmanın yararlı olacağını düşündüğünü ifade etti. Önemli olanın Konya Ovasını çevresel riske karşılık nasıl koruyabiliriz olduğuna işaret eden Yılmaz şunları kaydetti: “Yerel düzeyde kuraklık sorununa karşı su ve havza yönetimi konusunda neler yapılması gerektiği tartışıp, Türkiye genelini de bu sorunlar içine almamız lazım. Bunu çok önemsiyorum. Sulamaya farklı bir gözle de bakmak lazım. Damlama sulama ve tarla içi geliştirme sistemleriyle suyu daha verimli kullanmamız gerekiyor. Bir taraftan da su yetersizlikleri olan bölgelere nasıl su aktarması yapabiliriz bunu tartışmamız gerekiyor” dedi.
TOPLULAŞTIRMAYA ÖNEM VERMELİYİZ
Yine tarımda toplulaştırmaya önem vermemiz gerekir. Tarımda bizim en temel problemlerimizin de bir tanesi de ölçek problemi. Bu ölçek ve dağınık yapı yatırımlarımızı daha pahalı hale getiriyor. İşletmeciliği zorlaştırıyor. Rekabet gücümüzü azaltıyor. Çevresel anlamda müdahaleleri zorlaştırıyor. Bu yüzden toplulaştırmaya büyük önem vermemiz gerekiyor” dedi. Yılmaz, diğer taraftan barajlardaki havzalar arası su aktarımının ve aktarılacak suların en verimli kullanımı ve arazinin daha uygun ölçeklerde daha verimli kullanılması yönelik çabalarların da KOP’la birlikte düşünülmesi gerektiğini söyledi. Önümüzdeki dönemde daha bütüncül bir çerçeveden bakıldığı zaman bir taraftan KOP’un, bir taraftan kurulan kalkınma ajanslarının getireceği yararlar olduğunu da anlatan Yılmaz sözlerini şöyle tamamladı: “Diğer taraftan yeni teşvik sistemi, yeni bir istihdam paketi, yeni kredi garanti paketi söz konusu. Önümüzdeki dönemi bunlara bütüncül bakarak kamusuyla özel kesimiyle bunları nasıl değerlendirilebiliriz onu düşünmeliyiz”
HASAN AYHAN





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.