KOP, yatırım için fırsat
Yayınlanma:
KOPun Konya için bir yatırım fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti
KOP’un Konya için bir yatırım fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten KOP İdaresi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu, KOP’un sadece bir sulama projesi olmadığını, bölgenin farklı birçok alanda kalkınmasında etkisi olacağını ifade etti
Konya Ovası Projesi (KOP) İdaresi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu, aralarında Merhaba Gazetesi, Konya Televizyonu, Konya Yenigün Gazetesi ve Furkan FM’in de bulunduğu Selçuklu Yayın Grubu’nun gündem toplantısına katıldı. Meram’da bulunan Toplantıda KOP, tüm yönleriyle masaya yatırıldı. Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu’nun konuk olduğu toplantıya Selçuklu Yayın Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Arslan, Merhaba Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Kerem İşkan, Konya Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Turan, Konya Televizyonu Genel Koordinatörü Sefa Özdemir, Konya Televizyonu Program Müdürü Adnan Özkafa, Merhaba Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Rasim Atalay, Konya Televizyonu Haber Müdürü Ali Sait Öge, Furkan FM Genel Yayın Yönetmeni Hamdi Bağcı, Konya Televizyonu Reklam Müdürü Hakan Markupçu ve Konya Yenigün Gazetesi Sayfa Editörü Hasan Ayhan da katıldı. Toplantıda sadece sulama projesinden ibaret olmayan KOP’un, Konya ile birlikte Karaman, Aksaray ve Niğde gibi illeri de hinterlandına aldığı, KOP ile bölgenin sadece tarım değil, ekonomi, kültür, teknoloji, eğitim gibi alanlarında da bir ivme kazandıracağına vurgu yapıldı. Konya Televizyonu ekranlarından da canlı yayınlanan programda KOP İdaresi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu, kendisine yöneltilen soruları yanıtladı.
Mustafa Arslan
* KOP İdaresi nedir? KOP ne yapacak, Mavi Tünel’den mi ibarettir?
- 1983 yılında GAP İdaresi Başkanlığı kuruldu. Burada amaç bölgeler arası gelişmişlik farkını azaltmaktı. Daha sonra 2008 Mayıs ayında GAP eylem planı ilan edildi. Bu eylem planında bölgeye çok büyük yatırım projeleri uygulanması planlandı. Biz, aynı yıl bir Konya Tarım Grubu oluşturduk ve bizim de bir eylem planımız olması gerektiği fikrini ortaya attık. İlgili birimlerle bir araya geldik. Bizim sorunlarımız ne, nasıl çözebiliriz, bölgeye nasıl yatırım getirebiliriz konularını araştırdık. Ankara’dan bakıldığında yanlış görülen iki temel nokta tespit ettik. Birincisi Mavi Tünel konusuydu. Mavi Tünel, Türkiye’nin en stratejik projesi. Çünkü bir havzadan başka bir havzaya tünel ile su aktarılıyor. Bu uzun yıllar konuşulan bir projeydi. Mavi Tünel’in getireceği suyun Konya Kapalı Havzası’nda tüm alanları sulayacağı algısı oluştu. Biz bu algılamanın doğru olmadığını, Mavi Tünel’in önemli bir kaynak olduğunu ancak en iyi şartlarda bölgenin su ihtiyacının onda birini karşılayabileceğini ifade ettik. Bunu Ankara da duydu ve bu mesajı doğru algıladı. İkinci konu da bu bölgenin doğu ve güneydoğudan daha gelişmiş olduğu ve daha az yatırımla daha iyi gelişebileceği algısıydı. Baktığımızda Konya, Karaman, Aksaray ve Niğde illerini kapsayan bu kapalı havza yüzde 50 oranında doğu Anadolu ile aynı şartları taşıdığını gördük. Bu bölgenin de öncelikli olarak geliştirilmesi ve yatırım programlarının artarak devam etmesi gerekliliği üzerinde durduk. Bu mesaj da algılandı. Bu öneriyi taslak olarak ortaya koyduk. Yaklaşık 5 milyar TL’lik bir yatırımın bu bölgede sulama ile ilgili sorunları büyük ölçüde çözeceğiyle ilgili bir taslak planı oluşturduk. Kalkınma Bakanımız Cevdet Yılmaz, bölgeyle ilgileniyor. Burada birkaç defa bölgesel toplantılar yaptı. Bu çerçeveden hareketle Sayın Başbakanımız tarafından haziran seçimleri öncesinde KOP Bölge Kalkınma İdaresi kuruldu. Daha sonra eylül ayının sonunda da başkan olarak atamamız yapıldı. Bu aslında Dışişleri Bakanımızın özel talebiyle oldu, onun özel talebiyle ben idare başkanlığına geldim.
*Sayın Başkan, KOP’un önceliği nedir?
- Önceliğimiz su kaynaklarının etkin kullanımı, tarım alt yapısını iyileştirmek, tarımda rekabete gitmek için kamu yatırımlarını getirmektir. Bunun için problemler belli, çözüm yolları da belli. Öncelikle arazilerimizi toplulaştırmamız gerekiyor. Ciddi bir kampanya başlatıldı. Önümüzdeki 5 yıllık süreç içerisinde öncelik sulanabilen araziler olmak üzere tarım arazilerini toplulaştırmak. Arazi toplulaştırması yapmak ile yapmamak arasındaki fark karşılaştırıldığında dekar başına araziye gidiş gelişte 9 lira kârımız oluyor. Kapalı sulama sistemi borularını toplulaştırılmış arazilerin kenarından geçireceğiz. Bütün bunlarla birlikte planlandığında bir anlam ifade ediyor. Bizim şu anki toplulaştırma metodumuz belde bazında olacak. Bir beldenin sulanan arazilerini bir araya getiriyoruz. Her vatandaşın sulanan arazisi tek parça oluyor. Daha sonra ana borudan bir vana ile tarlaya su aktarıyoruz. Su kaynakları sınırsız olmadığı için bir yandan eğiterek, bir yandan tarım alt yapısını iyileştirerek bir sonuca ulaşabiliriz. Çiftçilerimize suyu az kullanın diyebilmek için tarım alt yapısını iyileştirmemiz gerekiyor.
Bu süreçte KOP Bölge Kalkınma İdaresi ne yapacak?
- DSİ büyük projelere imza atıyor. Büyük ölçekli sulama ve su depolama projeleri ile ilgili tüm konuları takip eden birinci derecede sorumlu kuruluşumuz DSİ ve ona bağlı bu bölgede 4. Bölge Müdürlüğü’dür. Sistem kamuda şöyle çalışıyor, yerelde proje önerileri merkezi teşkilata gidiyor. Merkezi teşkilat kalkınma bakanlığına iletiyor. Kalkınma Bakanlığı yatırım projelerine alıyor. Maliye Bakanlığı bütçe hazırlıyor ve yatırım programında yerini alıyor. KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı bir eylem planı hazırlayacak. KOP eylem planı, 65 bin hektarlık alanı kaplayacak. Türkiye’nin yaklaşık onda birine tekabül eden bir alan. Önceliğimiz tarım ama sadece tarımla olmaz. Burada bizim en büyük sorunumuz su. Şu örnek dikkat çekicidir, GAP ve KOP bölgeleri güzide iki bölgedir. Tarım açısından bu iki bölge sadece Türkiye’yi değil, iki katını besleyecek potansiyele sahiptir. Fakat alan olarak benzerlik olmasına karşılık, yani 3 milyon hektarlık alan var. GAP bölgesinde 1.7 milyon hektar sulanabilir tarım arazisi vardır, KOP bölgesinde 1.8 milyon hektar sulanabilir arazi vardır. Bu benzerliğe karşın GAP bölgesinde su potansiyeli 55 milyar metreküpken, KOP bölgesinde ise 8.5 milyar metreküptür. Bu rakam şu anlama gelmektedir, daha fazla sulanabilir tarım arazisine sahip bir bölgenin bir yandan tasarruflu kullanım için alt yapı oluştururken diğer yandan da başka havzalardan su getirilmesinin gerekli olduğunun kanıtıdır. Bizim GAP’tan dahi su getirmemiz gerekir. Kısa vadede Kızılırmak ve Sakarya’dan su getirme konusu en kısa sürede gündeme alınarak projelendirilmelidir.
Ahmet Turan
*Konya Ovası’nın 2 milyon hektara yakın alanının sulanması bekleniyor. Arazide bir çoraklanma durumu söz konusu olur mu? Bir de hayata geçecek projelerle ilgili diğer kurumlardan ne tür katkı bekliyorsunuz?
- Arazide çoraklaşma tehlikesi kontrolsüz bir şekilde suyu kullanırsanız gündeme gelir. Bizim yeterli bilgi birikimimiz var. Bizde GAP’ta olduğu gibi bu sorun yaşanmaz. Sulama sistemleriyle ilgili uygun tesisler düşünüldüğünde bir çoraklama sıkıntısı yaşanacağını sanmıyorum. Bizim olmazsa olmazımız, suyu tasarruflu kullanmak ve yeni kaynaklar bulmaktır. Biz illerimizle işbirliği içerisinde her ile ait KOP Eylem Planı Çalışma Grubu oluşturuyoruz. Bu illerde önceliğimiz tarım ve su kaynaklarını verimli kullanmak kaydıyla bu bölgede değil 2023, hayal gücünü de zorlayarak 2100’ü düşünerek illerimizden gelen projeleri buraya yansıtmaya çalışacağız. Biz istiyoruz ki, herhangi bir sektörel sınırlama olmadan kamu yatırımlarını buna dahil edelim. KOP Eylem Planı, bu bölgeye yatırım getirme yolunda en büyük fırsattır. Örnek GAP eylem planıdır. 5-6 milyarlık bir yatırım alacak olan bölge ek finanslarla 25 milyar TL’lik bir yatırıma ulaşılmıştır. O nedenle hep birlikte bu fırsatı iyi değerlendirmeli, KOP eylem planının içini doldurmalıyız. Hedefimiz en 15 milyar TL olmalıdır. Sadece tarım sektörüyle bu parayı bize vermezler. Bu nedenle birçok sektörü bu konuya ortak etmeliyiz.
Sefa Özdemir
*GAP ve KOP, Türkiye için önemli iki proje. Bu noktada yapılan çalışmalarda milletvekillerimiz sizinle birlikte uyumlu çalışıyor mu?
- Tabii ki, milletvekillerimiz özellikle daha önceki dönem milletvekillerimizle büyük işbirliği sergiledik. Her aşamada desteklerini gördük. Bu dönemdeki milletvekillerimizle de aynı şekilde devam edeceğimizi umuyorum. Çözemediğimiz problemleri birlikte çözmekten yana tarafız. Şu an için iktidar ve muhalefet bölge milletvekillerimizi tek tek mecliste ziyaret ettim. KOP idaremizin binasının açılışında bir toplantı yapmayı düşünüyoruz. Birkaç ay içerisinde böyle bir açılış yapacağız. O zaman hep bir araya gelerek bu konuda ortak hareket etmemiz noktasında eş güdüme gideceğiz.
Adnan Özkafa
KOP İdaresi çalışanları geçici işlerden mi oluşuyor? İkincisi KOP çok eski bir proje. 2. Abdülhamit döneminden bu yana konuşulan bir proje. Eskiye dair kayıtlar, belgeler var mı elinizde?
Personel konusunu bize sık sık soruyorlar. 642 sayılı kanun hükmünde kararname ile personeli nasıl alacağımız belirlenmişti. Ama daha sonra 649’la personel işleri konusu ve eşit işe eşit ücretle ilgili kanun hükmündeki kararname, personelin alacağı ücret konusunda bazı değişikliklere neden oldu. Bakanlar Kurulu kararıyla personel alınması gerekiyordu. 100 personel alacağız biz. Fakat ücretlerle ilgili kanun hükmündeki kararnameden kaynaklanan bir sorun oluştu. Bu nedenle personel alımını bilerek geciktirdik. Nitelikli personelimiz olsun ki bu çevrede başarılı işler yapalım diye düşünüyoruz. Ama bu sırada biz boş durmuyoruz. Şu an 25 civarında diğer kamu kurumlarından tecrübeli personeli geçici olarak görevlendirdik. Ve birçok alanda da çalışıyoruz. En son hayvancılıkla ilgili raporu hazırladık. 1/100.000’lik çevre düzeni planı Konya ile Isparta’yı bir arada tutuyor. Eski dökümanlar meselesine gelince, biz Osmanlı Devleti’ndeki Konya bölgesinin haritasını araştırıyoruz. Konya vilayeti, Mut’tan Kemer’e kadar, Aksaray, Karaman ve Niğde de dahil, Konya ili olarak biliniyormuş. Yani Konya ili vilayet olarak denizlere açıkmış. Ancak daha sonra bu durum değiştirilmiş. Bir diğer konuda eski belgeleri araştırıyoruz. En son İlker Özkan bey bana bir mühür getirdi. Mührün üzerinde Osmanlıca olarak Konya Ovası Sulama İdaresi Müdüriyeti yazıyor. Bunlarla ilgili KOP İdaresi binamızda bir koleksiyon açacağız.
Rasim Atalay
*Kısa vadede yakın, uzun vadede uzak yerlerden Konya Ovasına su getirilmesi gerektiğini belirttiniz. Bu noktada Konya’nın su depolama alanı yetersiz mi sorusunu sormak gerekiyor. Bir de meralara bırakılan su boşa mı gidiyor?
- Kısa vadedeki depolama kapasitesi zamanla artacak. Ama bizim en büyük depomuz yerimizin altıdır. Aşağıda 3-4 milyar metreküplük bir havza var. Ki burayı bizim beslememiz gerekiyor. beslemediğimizde göçmeler, tuz kirliliği, bor kirliliği gibi sonuçlar doğuyor. Artık biliyorsunuz su iletim sistemi sadece depolamayla değil, boru hatlarıyla da düşünülmelidir. Sonra DSİ’nin master planında bu konuyu değerlendireceğini düşünüyorum. Bu tür büyük projeleri 5 yıldan önce zaten harekete geçiremiyoruz. Yeni depolama kapasitelerinin yanında uzun vadede GAP’tan su getirmemiz gerekiyor. Meralara bırakılan su, sadece ot büyümesine katkı sağlayacaktır. Bu su yeraltına ne kadar gidebilir ki? Bununla ilgili DSİ’nin güzel bir çalışması var. Bu çalışmayı kendilerinin açıklaması daha güzel olur.
Ali Sait Öge
*Bozkır Çarşamba Çayı birkaç defa taştı. Çağlayan Göleti’nin yüksekliği artırılarak bu taşkınların önüne geçilebilir mi?
- Çağlayan Göleti konusu 3-4 yıldır tartışılan bu konu. Bozkırlıları dinliyorum, onlara hak veriyorum. DSİ tarafına gidiyorum onlara da hak veriyorum. Bu konuyu bence açık açık DSİ ile Bozkırlılar bir toplantıda tartışmalıdır. Bu çok dillendirilmiş bir konu. Ama haklı olunan yönler görüyorum, haksız olunan yerler görüyorum. Yukarıda bir de Sarıot meselesi var. Konu sadece Çağlayan değil. Gittiği zaman DSİ memurlarını tehdit ediyorlar. Yani önce Bozkırlılar kendi içlerinde ne istedikleriyle ilgili hemfikir olmalı ve DSİ ile konuyu görüşmelidir. Ben aracılık ederim, siz de organize edilin. Bundan sonra konuşmayalım gereğini yapalım.
Hasan Ayhan
DSİ KOP’un neresinde yer alıyor? Kurumuş göller, yağışla tekrar toparlandı. Yine de tehlike altında olan göllerimiz var. Kuruyan göllerde KOP İdaresi olarak bir çalışmanız olacak mı? Üçüncü sorum ise TÜYAP’la ilgili olacak. TÜYAP’ta yapılan Tarım Fuarı’na ilişkin yer sıkıntısını çözmeye yönelik bir çalışmanız olacak mı?
KOP denilince DSİ’nin yaptığı sulama çalışmaları ve özünde de Mavi Tünel akla geliyor. DSİ, Türkiye’de suyun kontrollü depolanmasına ilişkin yetkiye sahip tek kuruluştur. DSİ 2023 yılına kadar şu projeleri yapacağım diye bir eylem planı hazırlıyor. Bu eylem planı çerçevesinde genel müdürlüğe gidiyor. Kalkınma Bakanlığı’na projeleri iletiyor. Onay verdiğini yatırım planına alıyor. Biz bir eylem planı hazırlıyoruz, bunun bir ayağı da tarım ve sulama olacak ya, DSİ ile yaptığımız daha önceki çalışmalar neticesini resmi olarak KOP eylem planına aktaracağız. DSİ’ye de yeni bir projeniz var mı diye soracağız. Bu kapsamda dış havzadan da nasıl su getirilebilir konusunda bir planlama yapılacak. Aynı zamanda göller ve su depolamaları da gündeme alınacak. Fuar konusuna gelince TÜYAP'ın daha kullanışlı hale gelmesi için KTO Başkanı ve Büyükşehir Belediye Başkanı ile aynı düşünüyoruz. Biz de gündemimize aldık. Konya tarım fuarı bir dünya fuarı oldu, bunun artık tartışması yok. Yaşanan sorunları hepimiz gördük. Böyle büyük bir fuar için tahsis edilen alan yetmiyor. Bu konuda biz de üzerimize düşen görev neyse yapmaya hazırız.
Hamdi Bağcı
*KOP, idari olarak nereye bağlı çalışıyor? Bir de Konya’nın altında ne kadar boş alan var, ne kadar kapasite var su tutulabilecek?
- Genel Müdürlük seviyesinde statüsü olan bir kurumuz ama müstakil başkanlık olduğumuz için genel müdürlüğün üstündeyiz. Biliyorsunuz bölge müdürlükleri bile valiliğe bağlı değiller. Biz genel müdürlüğün üstünde bir statüye bağlı olduğumuz için valiliğe bağlı olmamız düşünülemez. Yeraltı su kapasitesine gelince, emniyetli yeraltı su kapasitesinin 2.7 milyar metreküp olduğu söylenir. Ama biz bir daha ekleyelim, 3.7 milyar metreküp olur. Bunlar DSİ’den alınan bilgilerdir. Onlar bu konuyu daha ili biliyorlar.
HABER MERKEZİ
Konya Ovası Projesi (KOP) İdaresi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu, aralarında Merhaba Gazetesi, Konya Televizyonu, Konya Yenigün Gazetesi ve Furkan FM’in de bulunduğu Selçuklu Yayın Grubu’nun gündem toplantısına katıldı. Meram’da bulunan Toplantıda KOP, tüm yönleriyle masaya yatırıldı. Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu’nun konuk olduğu toplantıya Selçuklu Yayın Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Arslan, Merhaba Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Kerem İşkan, Konya Televizyonu Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Turan, Konya Televizyonu Genel Koordinatörü Sefa Özdemir, Konya Televizyonu Program Müdürü Adnan Özkafa, Merhaba Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Rasim Atalay, Konya Televizyonu Haber Müdürü Ali Sait Öge, Furkan FM Genel Yayın Yönetmeni Hamdi Bağcı, Konya Televizyonu Reklam Müdürü Hakan Markupçu ve Konya Yenigün Gazetesi Sayfa Editörü Hasan Ayhan da katıldı. Toplantıda sadece sulama projesinden ibaret olmayan KOP’un, Konya ile birlikte Karaman, Aksaray ve Niğde gibi illeri de hinterlandına aldığı, KOP ile bölgenin sadece tarım değil, ekonomi, kültür, teknoloji, eğitim gibi alanlarında da bir ivme kazandıracağına vurgu yapıldı. Konya Televizyonu ekranlarından da canlı yayınlanan programda KOP İdaresi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu, kendisine yöneltilen soruları yanıtladı.
Mustafa Arslan
* KOP İdaresi nedir? KOP ne yapacak, Mavi Tünel’den mi ibarettir?
- 1983 yılında GAP İdaresi Başkanlığı kuruldu. Burada amaç bölgeler arası gelişmişlik farkını azaltmaktı. Daha sonra 2008 Mayıs ayında GAP eylem planı ilan edildi. Bu eylem planında bölgeye çok büyük yatırım projeleri uygulanması planlandı. Biz, aynı yıl bir Konya Tarım Grubu oluşturduk ve bizim de bir eylem planımız olması gerektiği fikrini ortaya attık. İlgili birimlerle bir araya geldik. Bizim sorunlarımız ne, nasıl çözebiliriz, bölgeye nasıl yatırım getirebiliriz konularını araştırdık. Ankara’dan bakıldığında yanlış görülen iki temel nokta tespit ettik. Birincisi Mavi Tünel konusuydu. Mavi Tünel, Türkiye’nin en stratejik projesi. Çünkü bir havzadan başka bir havzaya tünel ile su aktarılıyor. Bu uzun yıllar konuşulan bir projeydi. Mavi Tünel’in getireceği suyun Konya Kapalı Havzası’nda tüm alanları sulayacağı algısı oluştu. Biz bu algılamanın doğru olmadığını, Mavi Tünel’in önemli bir kaynak olduğunu ancak en iyi şartlarda bölgenin su ihtiyacının onda birini karşılayabileceğini ifade ettik. Bunu Ankara da duydu ve bu mesajı doğru algıladı. İkinci konu da bu bölgenin doğu ve güneydoğudan daha gelişmiş olduğu ve daha az yatırımla daha iyi gelişebileceği algısıydı. Baktığımızda Konya, Karaman, Aksaray ve Niğde illerini kapsayan bu kapalı havza yüzde 50 oranında doğu Anadolu ile aynı şartları taşıdığını gördük. Bu bölgenin de öncelikli olarak geliştirilmesi ve yatırım programlarının artarak devam etmesi gerekliliği üzerinde durduk. Bu mesaj da algılandı. Bu öneriyi taslak olarak ortaya koyduk. Yaklaşık 5 milyar TL’lik bir yatırımın bu bölgede sulama ile ilgili sorunları büyük ölçüde çözeceğiyle ilgili bir taslak planı oluşturduk. Kalkınma Bakanımız Cevdet Yılmaz, bölgeyle ilgileniyor. Burada birkaç defa bölgesel toplantılar yaptı. Bu çerçeveden hareketle Sayın Başbakanımız tarafından haziran seçimleri öncesinde KOP Bölge Kalkınma İdaresi kuruldu. Daha sonra eylül ayının sonunda da başkan olarak atamamız yapıldı. Bu aslında Dışişleri Bakanımızın özel talebiyle oldu, onun özel talebiyle ben idare başkanlığına geldim.
*Sayın Başkan, KOP’un önceliği nedir?
- Önceliğimiz su kaynaklarının etkin kullanımı, tarım alt yapısını iyileştirmek, tarımda rekabete gitmek için kamu yatırımlarını getirmektir. Bunun için problemler belli, çözüm yolları da belli. Öncelikle arazilerimizi toplulaştırmamız gerekiyor. Ciddi bir kampanya başlatıldı. Önümüzdeki 5 yıllık süreç içerisinde öncelik sulanabilen araziler olmak üzere tarım arazilerini toplulaştırmak. Arazi toplulaştırması yapmak ile yapmamak arasındaki fark karşılaştırıldığında dekar başına araziye gidiş gelişte 9 lira kârımız oluyor. Kapalı sulama sistemi borularını toplulaştırılmış arazilerin kenarından geçireceğiz. Bütün bunlarla birlikte planlandığında bir anlam ifade ediyor. Bizim şu anki toplulaştırma metodumuz belde bazında olacak. Bir beldenin sulanan arazilerini bir araya getiriyoruz. Her vatandaşın sulanan arazisi tek parça oluyor. Daha sonra ana borudan bir vana ile tarlaya su aktarıyoruz. Su kaynakları sınırsız olmadığı için bir yandan eğiterek, bir yandan tarım alt yapısını iyileştirerek bir sonuca ulaşabiliriz. Çiftçilerimize suyu az kullanın diyebilmek için tarım alt yapısını iyileştirmemiz gerekiyor.
Bu süreçte KOP Bölge Kalkınma İdaresi ne yapacak?
- DSİ büyük projelere imza atıyor. Büyük ölçekli sulama ve su depolama projeleri ile ilgili tüm konuları takip eden birinci derecede sorumlu kuruluşumuz DSİ ve ona bağlı bu bölgede 4. Bölge Müdürlüğü’dür. Sistem kamuda şöyle çalışıyor, yerelde proje önerileri merkezi teşkilata gidiyor. Merkezi teşkilat kalkınma bakanlığına iletiyor. Kalkınma Bakanlığı yatırım projelerine alıyor. Maliye Bakanlığı bütçe hazırlıyor ve yatırım programında yerini alıyor. KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı bir eylem planı hazırlayacak. KOP eylem planı, 65 bin hektarlık alanı kaplayacak. Türkiye’nin yaklaşık onda birine tekabül eden bir alan. Önceliğimiz tarım ama sadece tarımla olmaz. Burada bizim en büyük sorunumuz su. Şu örnek dikkat çekicidir, GAP ve KOP bölgeleri güzide iki bölgedir. Tarım açısından bu iki bölge sadece Türkiye’yi değil, iki katını besleyecek potansiyele sahiptir. Fakat alan olarak benzerlik olmasına karşılık, yani 3 milyon hektarlık alan var. GAP bölgesinde 1.7 milyon hektar sulanabilir tarım arazisi vardır, KOP bölgesinde 1.8 milyon hektar sulanabilir arazi vardır. Bu benzerliğe karşın GAP bölgesinde su potansiyeli 55 milyar metreküpken, KOP bölgesinde ise 8.5 milyar metreküptür. Bu rakam şu anlama gelmektedir, daha fazla sulanabilir tarım arazisine sahip bir bölgenin bir yandan tasarruflu kullanım için alt yapı oluştururken diğer yandan da başka havzalardan su getirilmesinin gerekli olduğunun kanıtıdır. Bizim GAP’tan dahi su getirmemiz gerekir. Kısa vadede Kızılırmak ve Sakarya’dan su getirme konusu en kısa sürede gündeme alınarak projelendirilmelidir.
Ahmet Turan
*Konya Ovası’nın 2 milyon hektara yakın alanının sulanması bekleniyor. Arazide bir çoraklanma durumu söz konusu olur mu? Bir de hayata geçecek projelerle ilgili diğer kurumlardan ne tür katkı bekliyorsunuz?
- Arazide çoraklaşma tehlikesi kontrolsüz bir şekilde suyu kullanırsanız gündeme gelir. Bizim yeterli bilgi birikimimiz var. Bizde GAP’ta olduğu gibi bu sorun yaşanmaz. Sulama sistemleriyle ilgili uygun tesisler düşünüldüğünde bir çoraklama sıkıntısı yaşanacağını sanmıyorum. Bizim olmazsa olmazımız, suyu tasarruflu kullanmak ve yeni kaynaklar bulmaktır. Biz illerimizle işbirliği içerisinde her ile ait KOP Eylem Planı Çalışma Grubu oluşturuyoruz. Bu illerde önceliğimiz tarım ve su kaynaklarını verimli kullanmak kaydıyla bu bölgede değil 2023, hayal gücünü de zorlayarak 2100’ü düşünerek illerimizden gelen projeleri buraya yansıtmaya çalışacağız. Biz istiyoruz ki, herhangi bir sektörel sınırlama olmadan kamu yatırımlarını buna dahil edelim. KOP Eylem Planı, bu bölgeye yatırım getirme yolunda en büyük fırsattır. Örnek GAP eylem planıdır. 5-6 milyarlık bir yatırım alacak olan bölge ek finanslarla 25 milyar TL’lik bir yatırıma ulaşılmıştır. O nedenle hep birlikte bu fırsatı iyi değerlendirmeli, KOP eylem planının içini doldurmalıyız. Hedefimiz en 15 milyar TL olmalıdır. Sadece tarım sektörüyle bu parayı bize vermezler. Bu nedenle birçok sektörü bu konuya ortak etmeliyiz.
Sefa Özdemir
*GAP ve KOP, Türkiye için önemli iki proje. Bu noktada yapılan çalışmalarda milletvekillerimiz sizinle birlikte uyumlu çalışıyor mu?
- Tabii ki, milletvekillerimiz özellikle daha önceki dönem milletvekillerimizle büyük işbirliği sergiledik. Her aşamada desteklerini gördük. Bu dönemdeki milletvekillerimizle de aynı şekilde devam edeceğimizi umuyorum. Çözemediğimiz problemleri birlikte çözmekten yana tarafız. Şu an için iktidar ve muhalefet bölge milletvekillerimizi tek tek mecliste ziyaret ettim. KOP idaremizin binasının açılışında bir toplantı yapmayı düşünüyoruz. Birkaç ay içerisinde böyle bir açılış yapacağız. O zaman hep bir araya gelerek bu konuda ortak hareket etmemiz noktasında eş güdüme gideceğiz.
Adnan Özkafa
KOP İdaresi çalışanları geçici işlerden mi oluşuyor? İkincisi KOP çok eski bir proje. 2. Abdülhamit döneminden bu yana konuşulan bir proje. Eskiye dair kayıtlar, belgeler var mı elinizde?
Personel konusunu bize sık sık soruyorlar. 642 sayılı kanun hükmünde kararname ile personeli nasıl alacağımız belirlenmişti. Ama daha sonra 649’la personel işleri konusu ve eşit işe eşit ücretle ilgili kanun hükmündeki kararname, personelin alacağı ücret konusunda bazı değişikliklere neden oldu. Bakanlar Kurulu kararıyla personel alınması gerekiyordu. 100 personel alacağız biz. Fakat ücretlerle ilgili kanun hükmündeki kararnameden kaynaklanan bir sorun oluştu. Bu nedenle personel alımını bilerek geciktirdik. Nitelikli personelimiz olsun ki bu çevrede başarılı işler yapalım diye düşünüyoruz. Ama bu sırada biz boş durmuyoruz. Şu an 25 civarında diğer kamu kurumlarından tecrübeli personeli geçici olarak görevlendirdik. Ve birçok alanda da çalışıyoruz. En son hayvancılıkla ilgili raporu hazırladık. 1/100.000’lik çevre düzeni planı Konya ile Isparta’yı bir arada tutuyor. Eski dökümanlar meselesine gelince, biz Osmanlı Devleti’ndeki Konya bölgesinin haritasını araştırıyoruz. Konya vilayeti, Mut’tan Kemer’e kadar, Aksaray, Karaman ve Niğde de dahil, Konya ili olarak biliniyormuş. Yani Konya ili vilayet olarak denizlere açıkmış. Ancak daha sonra bu durum değiştirilmiş. Bir diğer konuda eski belgeleri araştırıyoruz. En son İlker Özkan bey bana bir mühür getirdi. Mührün üzerinde Osmanlıca olarak Konya Ovası Sulama İdaresi Müdüriyeti yazıyor. Bunlarla ilgili KOP İdaresi binamızda bir koleksiyon açacağız.
Rasim Atalay
*Kısa vadede yakın, uzun vadede uzak yerlerden Konya Ovasına su getirilmesi gerektiğini belirttiniz. Bu noktada Konya’nın su depolama alanı yetersiz mi sorusunu sormak gerekiyor. Bir de meralara bırakılan su boşa mı gidiyor?
- Kısa vadedeki depolama kapasitesi zamanla artacak. Ama bizim en büyük depomuz yerimizin altıdır. Aşağıda 3-4 milyar metreküplük bir havza var. Ki burayı bizim beslememiz gerekiyor. beslemediğimizde göçmeler, tuz kirliliği, bor kirliliği gibi sonuçlar doğuyor. Artık biliyorsunuz su iletim sistemi sadece depolamayla değil, boru hatlarıyla da düşünülmelidir. Sonra DSİ’nin master planında bu konuyu değerlendireceğini düşünüyorum. Bu tür büyük projeleri 5 yıldan önce zaten harekete geçiremiyoruz. Yeni depolama kapasitelerinin yanında uzun vadede GAP’tan su getirmemiz gerekiyor. Meralara bırakılan su, sadece ot büyümesine katkı sağlayacaktır. Bu su yeraltına ne kadar gidebilir ki? Bununla ilgili DSİ’nin güzel bir çalışması var. Bu çalışmayı kendilerinin açıklaması daha güzel olur.
Ali Sait Öge
*Bozkır Çarşamba Çayı birkaç defa taştı. Çağlayan Göleti’nin yüksekliği artırılarak bu taşkınların önüne geçilebilir mi?
- Çağlayan Göleti konusu 3-4 yıldır tartışılan bu konu. Bozkırlıları dinliyorum, onlara hak veriyorum. DSİ tarafına gidiyorum onlara da hak veriyorum. Bu konuyu bence açık açık DSİ ile Bozkırlılar bir toplantıda tartışmalıdır. Bu çok dillendirilmiş bir konu. Ama haklı olunan yönler görüyorum, haksız olunan yerler görüyorum. Yukarıda bir de Sarıot meselesi var. Konu sadece Çağlayan değil. Gittiği zaman DSİ memurlarını tehdit ediyorlar. Yani önce Bozkırlılar kendi içlerinde ne istedikleriyle ilgili hemfikir olmalı ve DSİ ile konuyu görüşmelidir. Ben aracılık ederim, siz de organize edilin. Bundan sonra konuşmayalım gereğini yapalım.
Hasan Ayhan
DSİ KOP’un neresinde yer alıyor? Kurumuş göller, yağışla tekrar toparlandı. Yine de tehlike altında olan göllerimiz var. Kuruyan göllerde KOP İdaresi olarak bir çalışmanız olacak mı? Üçüncü sorum ise TÜYAP’la ilgili olacak. TÜYAP’ta yapılan Tarım Fuarı’na ilişkin yer sıkıntısını çözmeye yönelik bir çalışmanız olacak mı?
KOP denilince DSİ’nin yaptığı sulama çalışmaları ve özünde de Mavi Tünel akla geliyor. DSİ, Türkiye’de suyun kontrollü depolanmasına ilişkin yetkiye sahip tek kuruluştur. DSİ 2023 yılına kadar şu projeleri yapacağım diye bir eylem planı hazırlıyor. Bu eylem planı çerçevesinde genel müdürlüğe gidiyor. Kalkınma Bakanlığı’na projeleri iletiyor. Onay verdiğini yatırım planına alıyor. Biz bir eylem planı hazırlıyoruz, bunun bir ayağı da tarım ve sulama olacak ya, DSİ ile yaptığımız daha önceki çalışmalar neticesini resmi olarak KOP eylem planına aktaracağız. DSİ’ye de yeni bir projeniz var mı diye soracağız. Bu kapsamda dış havzadan da nasıl su getirilebilir konusunda bir planlama yapılacak. Aynı zamanda göller ve su depolamaları da gündeme alınacak. Fuar konusuna gelince TÜYAP'ın daha kullanışlı hale gelmesi için KTO Başkanı ve Büyükşehir Belediye Başkanı ile aynı düşünüyoruz. Biz de gündemimize aldık. Konya tarım fuarı bir dünya fuarı oldu, bunun artık tartışması yok. Yaşanan sorunları hepimiz gördük. Böyle büyük bir fuar için tahsis edilen alan yetmiyor. Bu konuda biz de üzerimize düşen görev neyse yapmaya hazırız.
Hamdi Bağcı
*KOP, idari olarak nereye bağlı çalışıyor? Bir de Konya’nın altında ne kadar boş alan var, ne kadar kapasite var su tutulabilecek?
- Genel Müdürlük seviyesinde statüsü olan bir kurumuz ama müstakil başkanlık olduğumuz için genel müdürlüğün üstündeyiz. Biliyorsunuz bölge müdürlükleri bile valiliğe bağlı değiller. Biz genel müdürlüğün üstünde bir statüye bağlı olduğumuz için valiliğe bağlı olmamız düşünülemez. Yeraltı su kapasitesine gelince, emniyetli yeraltı su kapasitesinin 2.7 milyar metreküp olduğu söylenir. Ama biz bir daha ekleyelim, 3.7 milyar metreküp olur. Bunlar DSİ’den alınan bilgilerdir. Onlar bu konuyu daha ili biliyorlar.
HABER MERKEZİ
Gündem





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.