Konyaya Hz. Ömer yakışır
Siyer Araştırmaları Merkezi Kurucusu Muhammet Emin Yıldırım, “Her ile bir sahabe ismi veriyoruz. Konya’ya en çok yakışan sahabe ismi de, Konya gibi büyük olan Hz. Ömer’dir” dedi
Ribat Eğitim Vakfı ile Siyer Araştırmaları Merkezi’nin ortak olarak düzenlediği ‘Konya, Hz. Ömer (r.a) Adalet timsali’ adlı program çok sayıda vatandaşın katılımı ile geçtiğimiz akşam Alâeddin Kültür Sarayı’nda gerçekleştirildi. Program Kuran’ı Kerim tilaveti ile başladı. Daha sonra kürsüye gelen konuşmacı olarak gelen Siyer Araştırmaları Merkezi Kurucusu Muhammed Emin Yıldırım her ile bir sahabenin ismini verdiklerini söyleyerek, “82 il 82 sahabe diyerek yola çıktık. Türkiye sınırları içerisinde 81 il var ama biz Kıbrıs’ı da ilimiz olarak gördüğümüz için oraya da bir sahabe ismi vermeyi uygun gördük. Bu vesile ile oranın bizim toprağımız olduğunu bir kez daha söylemiş oluyoruz. Bu isimleri vermemizdeki amaç, topraklarımızda var olan nimetleri zayi etmeyelim. Onların imanına yakışır şekilde bir hayat yaşayalım diyerek sahabe isimlerini şehirlerimize verdik. Bu sahabeleri seçerken, illerde mezarı olan sahabelere öncelik göstermeye çalıştık. O illerin Fatihleri’ni seçtik. Bazı illerde de o ille sahabeyi ilişkilendirelim dedik ve bu şekilde illerimizin hepsine yakışır birer sahabe ismi verdik” dedi.
KONYA’YA HZ. ÖMER’İN ADI VERİLDİ
Konya’ya Hz. Ömer’in adının verildiğini söyleyen Yıldırım, “Türkiye’de yüz ölçümü olarak en büyük il Konya olduğu için Konya’ya da en büyük sahabelerden birisi yakışır diyerek Hz. Ömer’in adını burası ile ilişkilendirdik. Konya nice sahabe ve veli yetiştirmiş bereketli bir şehir. Böyle bereketli coğrafyaya verdiğimiz isim âlimleri âlim yapan, insanlara hak ettiği veren Hz. Ömer olmalıydı. Hz. Ömer buralara 10’a yakın irşat öğrencisi göndermiş. Konya’ya iman oların sayesinde gelmiştir” diye konuştu. Hz. Ömer’in hayatının dakikalar ile anlatılamayacağını söyleyen Muhammed Emin Yıldırım, “Hz. Ömer 33 yaşında iman etti. Peygamberimize ilk vahiy geldiğinde Hz. Ömer 27 yaşında idi. O 6 sene sonra iman etti. Onun cahiliye hayatı bile önemlidir. Herekse anlatılması gerekir. O iman etmeden önce peygamberimizin sol yanı boştu. 6 yıl sonra peygamberimizin sol yanı doldu. Solunun adamı oldu. Hilafet günlerinde sıkıntılı günler yaşandı. 2,5 yıl hilafetlik günleri zor geçti. Bugün de Ömer olmadığı için Kudüs, Suriye ve diğer Müslüman ülkeleri bu hale geldi. O olsaydı Müslümanların başı böyle eğik kalmazdı. O Ömer ki, düşmanlarının bile hayran olduğu bir kişiydi” ifadelerini kullanarak Hz. Ömer’in insanlık için önemini vurgulamaya çalıştı.
BAZI YÖNLERİNİ YANLIŞ TANIMIŞIZ
Hz. Ömer hakkında bazı bilinenlerin yanlış olduğunu da söyleyen Yıldırım, “Bizlere öğretilenler gibi Hz. Ömer kendi eli ile kız çocuğunu toprağa gömmemiştir. Cahiliye döneminde birçok kişi o yanlışı yaptı diye bize onu da aynı yanlışı yaptı diye anlattılar. Oysa bunu hiçbir kitapta okuyup göremiyoruz. O dönemde ekonomik durumu iyi olmayanlar ve ilmi bilgileri yüksek olmayan kişiler kız çocuklarını gömerlerdi. Oysa Ömer Mekke’nin en ileri gelen ailelerinden birinin evladı idi. Soy itibari ile bunu yapmış olamayacağı bir gerçektir. O ilmi konularda bilgili olduğu içinde bu işi yapmazdı. Onun 8 evliliğinden 11 çocuğu olmuştur ve bunların içerisinden hiç birinin gömüldüğü konusunda bir gerçek yoktur” ifadelerini kullandı. Hz. Ömer’in 40’ıncı Müslüman olduğu bilgisinin de yanlış olduğunu söyleyen Yıldırım, “Peygamberimiz kendisine ilk vahiy geldiği sırada hiçbir zaman gizli davet yapmamıştır. 6 yıl boyuca muhataplarını belirleyerek dine çağırıp davet etmiştir. İlk günler çok şantajlar, işkenceler gördü. 6 yılda 128 Müslüman peygamberimizin yanında oldu. Hz. Ömer de 129’uncu Müslüman olarak peygamberimizin yanında yerini aldı. Ömer Darul Erkam’ın 40’ıncı talebesi idi ama Müslüman olanların arasında 129’uncu kişiydi” diyerek konuşmasını bitirdi.
MUSTAFA ÖZÇELİK





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.