Konya’nın en eski fotoğrafları

Konya’nın en eski fotoğrafları

Bugüne kadar çok sayıda seyyahın yolu Konya’ya düştü. Osmanlı döneminde Anadolu’ya gelen seyyahların çoğu Konya’ya da uğradı. Fotoğrafçı Haynes de bunlardan sadece biriydi

Bu seyyahlar fotoğrafın icadından önce gördüklerini yazarak ve resimleyerek kayda geçiriyorlardı. Bunlardan bazıları yazdıklarını seyahatname olarak da yayınladılar. Bazılarının çizdiği gravürler ve resimler de daha sonraki yıllarda yayınlandı. Osmanlı döneminde yolu Konya’ya düşen seyyahlardan birisi de Amerikalı John Henry Haynes idi.

aziziye-camii.pngAziziye Camii

O yıllarda seyyahlar Osmanlı topraklarına genellikle tarihî eser kaçakçılığı, misyonerlik, ajanlık, faydalı nesneleri ve bitkileri toplamak, Kudüs’e gitmek, bilimsel araştırma yapmak gibi amaçlarla geliyorlardı. Hatta tarihî eser kaçakçılığını ve ajanlığı kolaylaştırmak için Konya gibi bazı Osmanlı şehirlerinde konsolosluklar bile açıldı. 1899 yılında Konya’da Rusya, İngiltere ve Fransa’nın konsoloslukları bulunuyordu. Daha sonra Almanya konsolosluğunun açılmasıyla birlikte bu sayı dörde çıkmıştı. İstanbul-Hicaz arasında demiryolu taşımacılığının faaliyete geçmesiyle birlikte Osmanlı topraklarına gelen seyyahların sayısında da artış oldu. Çünkü tren çok daha konforlu ve güvenli bir yolculuk imkânı sunuyordu. Ama Haynes Anadolu seyahatine çıktığı zaman henüz İstanbul-Hicaz Demiryolu projesi faaliyete geçmemişti. Haynes de Osmanlı topraklarına arkeolojik kazı amacıyla gelmişti. Görünürdeki amacı buydu ama o da pek çok seyyah gibi hayatında karanlık yönleri olan bir batılıydı.

ince-minare.pngİnce Minare

FOTOĞRAFÇI HAYNES KONYA’YA İKİ KERE GELDİ

Haynes ilki 1884, ikincisi 1887 olmak üzere iki kez Konya’ya geldi. Konya’da kaç gün kaldığını bilemiyoruz ama kaldığı günlerde şehirdeki anıtların çok güzel fotoğraflarını çekti. Bu fotoğraflar şu anda tespit edebildiğimiz kadarıyla çekim tarihi bilinen, Konya’nın en eski fotoğraflarıdır. Kuşkusuz Konya’nın 1884 yılından önce çekilmiş fotoğrafları da var ama şu anda çekim tarihi bilinen en eski Konya fotoğrafları Haynes’in ilk seyahati esnasında çektiği fotoğraflardır. Haynes bu seyahatler sırasında Konya’nın yanı sıra Çorum, Ankara, Antakya, Akşehir, Göreme, Sultanhanı, Üçhisar, Binbirkilise, Everek, Midas, Fasıllar, Eflatunpınar, Afyonkarahisar, Kayseri, Bünyan ve Aksaray gibi tarihî yerleşim birimlerini de ziyaret etti.

Haynes’in ilk Konya seyahatinde çektiği fotoğraflar şehrin 137 yıl önceki hâlini belgelemektedir. Bu fotoğraflar Konya şehir tarihi açısından son derece önemlidir. Özellikle fotoğraflar arasında yer alan Zindankale yani Ahmedek fotoğrafı bugüne kadar yapıyı bütünüyle gösteren en kayda değer belgedir. Haynes’in çektiği bu fotoğraf sayesinde kaynaklarda anlatılan Ahmedek’in görüntüsü günümüze kadar ulaşmıştır. Anadolu Selçuklu döneminde inşa edilen Ahmedek, bu fotoğraf sayesinde görsel olarak tarih arşivlerindeki yerini almıştır.

john-henry-haynes-5.png

HAYNES ARŞİVİNE DİJİTAL ORTAMDA ULAŞMAK MÜMKÜN

Sahip Ata Camii, Alâeddin Camii, Karatay Medresesi, Mevlâna Dergâhı, İnce Minareli Medrese, Şerafettin Camii, II. Kılıçarslan Köşkü, Sırçalı Medrese ve Aziziye Camii Haynes’in Konya’da fotoğraflarını çektiği tarihî yapılardan bazılarıdır. Pek çok seyyah gibi Haynes de Alâeddin Tepesi’nin üzerinden tepenin yakınındaki semtleri fotoğraflamıştı.

Haynes şehir merkezinde çektiği fotoğrafların yanı sıra Konya’nın ilçelerinde de çekim yaptı. Haynes aynı zamanda Beyşehir’deki Eflatunpınar Hitit Anıtını fotoğraflayan ilk kişidir. Üstelik bu fotoğrafların günümüze ulaşması ve tasnif edilerek dijital ortamda araştırmacıların kullanımına sunulmuş olması da işin diğer takdir edilecek bir yönüdür. John Henry Haynes tarafından çekilen Osmanlı coğrafyasının muhtelif bölgelerindeki tarihî şehirlere ait bu fotoğrafların orijinalleri günümüzde ABD’nin Pennsylvania Üniversitesi Arkeoloji ve Antropoloji Müzesi’nde ve Harvard Üniversitesindeki Ağa Han Arşivleri’nde bulunmaktadır. New York şehrindeki Cornell Üniversitesi Kütüphanesi ise fotoğrafları dijital ortama aktararak araştırmacıların hizmetine sunmuştur.

karatay-medresesi.pngKaratay Medresesi

HAYNES ARKEOLOJİ FOTOĞRAFÇILIĞININ ÖNCÜSÜYDÜ

John Henry Haynes 27 Ocak 1849 tarihinde Massachusetts eyaletinin Rowe şehrinde doğdu. John W. Haynes ile Emily Taylor’un en büyük oğluydu. Babası, gençliğinde vefat ettiği için Haynes küçük kardeşlerine bakabilmek için eğitimini bir süre erteledi. 1870 yılında North Adams’daki Drury Academy’ye ve 1872’de Williamstown’daki Williams College’a başladı. 1880 yılında Amerikan Arkeoloji Enstitüsünün ilk başkanı Charles Eliot Norton ile karşılaştıktan sonra Girit’e düzenlenen bir arkeolojik keşif gezisine katıldı. Girit’te fotoğrafçı William James Stillman ile tanıştı ve ondan fotoğrafçılığın temellerini öğrendi. Daha sonra Stillman’ın Atina’daki Akropolis’i belgeleyen çalışmasına yardımcı oldu. Atina’dan Assos’a yapılan bir Amerikan arkeolojik gezisine katıldı ve burada Joseph Thacher Clarke’ın yanında arkeoloji fotoğrafçısı olarak çalıştı.

Haynes 1881 yılının sonunda İstanbul’a geldi ve burada Amerikan Robert Koleji’nde öğretmen olarak işe başladı. İstanbul’da epigraf John Robert Sitlington Sterrett ile arkadaş oldu. Onunla birlikte Kapadokya’ya gitti. 1884 yılında Amerikan Robert Koleji’ndeki görevinden ayrıldı ve Wolfe Sergisi’ne katıldı. Babil’de bir Amerikan kazısı için yer aramaya başladı. 1887 yılında William R. Ware ile birlikte Eflatunpınar, Kapadokya ve Kayseri gibi bölgeleri tekrar ziyaret ettikten sonra Frigya’nın kayalara oyulmuş anıtlarına doğru yola çıktı. Bu yolculuk sırasında Binbirkilise’ye de uğradı ve orayı fotoğrafladı.

mevlana-turbesi.pngMevlana Türbesi

1888 yılında Pennsylvania Üniversitesindeki Babylon Keşif Fonu, Mezopotamya’daki Nippur antik şehrine bir arkeolojik keşif gezisi düzenledi. Bu keşif gezisine Haynes de fotoğrafçı olarak katıldı. Nippur gezisi John Punnett Peters ve Hermann Volrath Hilprecht yönetiminde gerçekleştirildi. Kazılar resmî izin alınamaması sebebiyle 1889 yılına ertelendi. Hilprecht ile Peters arasında tartışma çıktı. 1889-90 sezonunda Peters ve Haynes kazıya geri dönerken Hilprecht İstanbul’da kaldı. Haynes kısa bir süre Bağdat’ta ilk ABD Konsolosu olarak görev yaptı. İki sezon sonra Peters kazılardan ayrıldı ve kazıların başında sadece Haynes kaldı. 1896 yılında Haynes bir süre dinlenmek için ABD’ye döndü. 1898 yılında yeni hanımı Cassandria Artella Smith ile birlikte Mezopotamya’ya döndü. 1900 yılında Nippur Tapınak Kütüphanesi olarak adlandırılan alanı kefetti ve oradan 23 bin tablet çıkarıldı. Bu tabletler sayesinde Sümer edebiyatı hakkında pek çok bilgiye ulaşıldı. Bu keşiften sonra Hilprecht kazı çalışmalarına tekrar katıldı. Evliliği yolunda gitmediği için Haynes 1900 yılında Massachusetts’e döndü. 1905 yılında zihinsel bir çöküntü geçirdi.

serafettin-camii.pngŞerafettin Camii

Amerikan arkeoloji fotoğrafçılığının öncülerinden biri olan Haynes 29 Haziran 1910 tarihinde vefat etti ve ABD’nin Massachusetts eyaletinin North Adams şehrindeki Hillside Mezarlığı’na defnedildi. Mezar taşı üzerinde Nippur antik şehrinde yapılan kazılara ait bir rölyef bulunmaktadır.

ÖLÜMÜNÜN 100. YIL DÖNÜMÜNDE FOTOĞRAFLARI ABD’DE SERGİLENDİ

2010 yılında ölümünün 100. yıl dönümünde ABD’nin Philadelphia şehrinde bulunan Pensilvanya Üniversitesi Arkeoloji ve Antropoloji Müzesinde (Penn Müzesi) “Osmanlı Topraklarında Arkeologlar ve Seyyahlar Sergisi” açıldı. 2010 yılı ünlü ressam, arkeolog ve devlet adamı Osman Hamdi Bey ile Amerikalı arkeolog ve fotoğrafçı John Henry Haynes’in ölümünün 100. yıl dönümüydü. Aynı zamanda 2010 yılı Alman arkeolog Hermann Hilprecht’in kariyerinin de tartışmalı bir biçimde sona erdiği yıldı. Sergide Penn Müzesi’nin 1880 yılında Yakın Doğu’da yaptığı ilk yurt dışı kazısı olan “Nippur Kazısı”nda yolları kesişen Osman Hamdi Bey, John Henry Haynes ve Hermann Hilprecht’in eserleri ve buldukları arkeolojik objeler yer alıyordu. Günümüzde Irak sınırları içerisinde yer alan Nippur şehri, kazı yapıldığı dönemde Osmanlı Devleti sınırları içerisinde olduğu için kazı izni Osman Hamdi Bey’in başında bulunduğu kurum tarafından verilmişti.

zindan-kale.pngZindan Kale

HAYNES’İN FOTOĞRAFLARINDAN OLUŞAN İKİ KİTAP YAYINLANDI

Pensilvanya Üniversitesinde sanat tarihi profesörü olarak görev yapan Robert G. Ousterhout 13 Aralık 2016 tarihinde İstanbul’da Pera Cafe’de “Palmira’yı Hatırlamak: Bir Çöl Şehrinin Fotoğrafları, 1885” başlıklı bir sunum yaptı. Wolfe keşif gezisine katılanlar 1885 yılının Nisan ayında Mezopotamya’dan ülkelerine dönerken Palmira antik şehrinde mola vermişlerdi. Bu keşif gezisinin amacı Babil bölgesinde Amerikalıların kazı yapabilecekleri bir yer bulmaktı. Palmira’da gördükleri kalıntılar, heyette yer alanlar için bir sürpriz olmuştu. Wolfe keşif grubu üyeleri beş gün boyunca kalıntıların ortasında kamp kurmuş ve kitabeleri defterlerine kaydetmişlerdi. Gruptaki fotoğrafçı John Henry Haynes de bu sırada anıtların fotoğraflarını çekmişti. Sunumun ardından Ousterhout “John Henry Haynes: A Photographer and Archaeologist in the Ottoman Empire 1881-1900” adlı yeni çıkan kitabını imzaladı. 2017 yılında ise Benjamin Anderson ve Robert G. Ousterhout tarafından hazırlanan “Palmyra 1885: The Wolfe Expedition and the Photographs of John Henry Haynes” kitabı yayınlandı.

john-henry-haynes-2.jpgJohn Henry Haynes

 

Not: Yazımızda örneklerine yer verdiğimiz John Henry Haynes’e ait Konya fotoğrafları Photographs of Asia Minor, #4776. Nadir ve El Yazması Koleksiyonları Bölümü, Cornell Üniversitesi Kütüphanesi dijital fotoğraf arşivinden alınmıştır.

 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
17 Yorum