Konyanın Akdenizi keşfedilmeyi bekliyor

Konyanın Akdenizi keşfedilmeyi bekliyor

3 bin yıllık tarihi İvriz Anıtını bünyesinde barındıran ancak daha ismi bile bilinmeyen Halkapınar ilçesi keşfedilmeyi bekleyen güzelliklerle dolu.

İlçenin tanıtımı ve bir an önce kalkınması için bir şeyler yapılması gerektiğini ifade eden İlçe Kaymakamı Ersin Boylu, Halkapınar’ın yeşil dokusu, gölü ve doğasıyla Konya’nın Akdeniz’i olduğunu söyledi.
Efendim, öncelikle ilçenin tanıtımını yapar mısınız?
İsmim Ersin Boylu, 2010 yılı Nisan ayında Halkapınar’a atandım. Ağustos’ta askere gittim. Bu yıl Şubat ayının başında tekrar gelip görevime başladım. Halkapınar sosyo ekonomik olarak bakıldığında toplam 5 bin civarında nüfusa sahip küçük ve şirin bir ilçe. Bu ilçenin doğa yönünden çevre ilçelere göre bir üstünlüğü var. Burada Akdeniz iklimi daha hakim. Burada bir fidanlık var, hangi tür ağacı istersek dikebiliyoruz. Görsellik açısından avantajlı bir ilçeyiz.
İlçenin gelir durumu, tarım ve hayvancılığı ne durumda?
İlçemize bağlı beldemiz yok ama 15 köyümüz var. Ekonomik açıdan öne çıkmış bir yönü yok. Burada tarım ve hayvancılık yapılıyor. Tarım da bahçe tarımından ibaret, üzüm, kiraz gibi meyve çeşitleri.  Burası iki dağın arasında kalıyor. Öte yüz denilen bir köyümüz var. Bu köyde daha çok nohut türü baklagil tarzı ürünler üretiliyor. Gittikçe nüfus kaybediyor ilçemiz nedeni ise tamamen ekonomik. Tarıma ve hayvancılığa bağlıyız ama bu iki geçim kaynağı da ekonomik sıkıntı yüzünden tam olarak yapılmıyor. Bu da gençlerin geçimlerini sağlamak için ilçeden başka yerlere gitmelerine neden oluyor.
Tarım arazilerinde yaşanan en büyük sıkıntı arazilerin küçük ve parçalı olması. Misal olarak söylemek gerekirse burada 10 dönüm babanızın arazisi var, 5 kardeşsiniz. Size düşen 2 dönüm, sizin 2 çocuğunuz varsa bu 1 dönüme düşüyor fiili olarak parçalanmıyorsa da gelirinin bölünmesi durumu söz konusu. 1 dönümlük tarlayla nasıl geçinilecek. Bu nedenle Ereğli’ye göç oluyor. Daha kısa bir süre öncesine kadar eczane bile yoktu. İnsanlar ilaçlarını dahi Ereğli’den alıyorlardı. Artık insanlar bütün alışverişlerini Ereğli’den yapıyor. Ekonomik gelişme açısından bir dezavantaj, burada ticaret dönmüyor.  Burada bir sanayi kuramazsınız. Bu nedenle insanların geçimini sağlayacak bir meşgale bulmak ancak hayvancılıkla yapılabiliyor.
Hayvancılık yapılıyor mu hangi seviyede?
Tarım Bakanlığı’nın Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’yla ilgili bir projesi var. Aile başına dörder büyükbaş hayvan veriyoruz süt inekçiliği için. Bu çalışmalar şu an da devam ediyor. Daha güzeli Merkez Sulama Kooperatifi’nin 80 aileye dört baş toplu inekçilik projesi var. Şu anda biz aynı projeyi yürütüyoruz. İnsanlarımıza gebe düveleri veriyoruz, bunu belli bir süre sonra eşit taksitlerle ödeyin diyoruz. Hiç borcu olmadan, hayvan sahibi olabilir gebe düvelerin doğurmasıyla. Bizim bu bölgede insanları buraya çekmek değil de insanları dışarıya göndermemek için ne yapabiliriz onu konuşmamız gerekiyor.
Halkapınar’ın en önemli tarihi olan İvriz tanınıyor mu?
İvriz’de 3 bin yıllık tarih yatıyor. Buradaki tarihi gün yüzüne çıkarmamız gerekiyor. İvriz’i ne yazık ki başkaları tarafından kullanılan dergi kapaklarında veya belgesellerde görüyoruz. Bunu biz servis etmeliyiz televizyonlara. Halkapınar ve Ereğli’de değil Türkiye’de İvriz’in ne olduğunu bilmeyen insanımız kalmamalı. Bunu anlatamamışız ki bugün burası tahrip ediliyor. İkinci olarak da İvriz’in iyi bir şekilde reklamının yapılması lazım. Burası ile ilgili bir proje var. Belediye Başkanı’nın İvriz’deki tarihi evlerden bir tanesini restore etme projesi var. Buraya gelenleri misafir etmek ve insanların buralarda ikamet etmesini sağlamaya yönelik projelere ihtiyaç var. Ben İvriz’e gittiğimde birkaç defa tur organizatörleri ile karşılaştım. Onlara burada neler yapılabileceğini, turistlerin nelere ilgi gösterdiğini sordum. Tarihe, antikalara merakı olanlar burayı tercih ediyor, görmek istiyor. İşte burada yine bize görev düşüyor. Burayı en iyi şekilde tanıtmamız gerekiyor, reklâm eksiğimizi gidermemiz gerekiyor.
İvriz barajının bölgeye getirisi veya götürüsü ne oldu?
Halkapınar’daki üzüm üretimi eskiden daha iyiydi, şimdi eskisi kadar değil. Bunun nedenini araştırdığımızda barajı hedef gösteriyorlar. Yani üzüm üretimi yapılacak toprak kalmadı. Makro açıdan bakıldığında barajın tabi ki çok büyük faydası var ama Ereğli topraklarına. Su barajdan geliyor, baraj Halkapınar’da ama beslediği toprak Ereğli’nin. Halkapınar bu sudan elektrikle yararlanıyor, Ereğli cazibeli bir şekilde yararlanıyor. Barajın kurulması Ereğli için olumlu bir gelişme oldu ama, Halkapınar’ın tarım arazisine yapılmış baraj. Bu nedenle Halkapınarlılar bundan muzdarip. Bugün Halkapınar halkına sorduğunuzda hepsi bu barajdan yakınır. Barajın gövde hacmi 5 milyon 915 bin metreküp. Gölalanı 4 bin 80 kilometrekare. Baraj, 43 bin 400 hektarlık bir alana sulama hizmeti veriyor.
İlçede esnafların durumu nasıl?
Şimdi burada ticaret olarak bakıldığında, 3–4 tane bakkal, bir tane fırın, bir tane berber, bir tane eczane ve 4 tane de kahve var. Buradan yola çıkarak bir sonuca varabiliriz. Ticaret sadece bu işletmelerden ibaret bir tane de petrol istasyonu var o da yeni açıldı. İvriz’in tarihi özelliğinden bahsederken diğer özelliklerini ihmal ettik. İvriz barajını besleyen kollardan bir tanesi İvriz’den doğuyor. Çok güzel bir manzarası var. O nehir akarken, sağında ve solunda güzel balık restoranları kurulu. Yazın özellikle açık havada bunun keyfi çıkarılabiliyor. Alabalık üretimiyle ilgili bir avantajı var barajın.
İlçede yerleşim nasıl memurların kalacakları yerler nereler?
TOKİ buraya 288 konut yaptı. Bin 500 merkez nüfuslu bir ilçeyiz. Fiyat olarak gerçekten avantajlı olduğu için burada yaşayan insanlar aldı. Bunun yanında Mersin’den Adana’dan Ereğli’den yazlık olarak alanlar da var. Yüksek bir kesimde olduğu için manzarası çok güzel. TOKİ burada yeni bir şehir gibi bir şey oldu. Hatta kışın kaloriferli olması nedeniyle TOKİ’de oturup, yazın Halkapınar’daki evine geri dönenler var. Maddi durumu yerinde olan insanlar da kooperatif şeklinde villalar yaptırdı. Ben öyle tahmin ediyorum ki 10 yıl sonra Halkapınar halkı Ereğli’ye gitmeyecek. Doğal bir ortamda yaşamak varken, neden bir başka yere göç edeyim ki, insanlar burayı keşfetmeye başladı. Halkapınar, çok kısa bir süre içinde Ereğli’ye dar gelecek. Ereğli’den Halkapınar’a göçler başlayacak. Ereğli’de çalışan birisiysem ben, neden Ereğli merkezinde oturuyum ki, 10 kilometre ilerde doğal bir ortam var, yanı başında göl, yeşil alanlar var. Halkapınar, gerçekten doğasıyla Konya’nın Akdeniz’i diyebilirim. Buranın farkına Konyalılar varmamış, daha çok Adana ve Mersin’den gelen birçok insan buradan konut almış.  Bizim arzumuz Konya insanının buralardan yazlık olarak yer almaları ve buraları canlandırmaları.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.