Konya'da yeni halin temeli atılmadı! Biteceği tarih açıklandı
Konya’da bulunan Adnan Menderes ve Karatay sebze hali esnafı yaşanan fiyat dalgalanmasından olumsuz etkileniyor. Yeni hal tartışmalarının da gündeme gelmesiyle hal esnafı mevcut hallerin kapasiteyi kaldırmadığına dikkat çekiyor.
Türkiye ve Avrupa arasında karşılaştırma yapan halciler, mevcut yapıların yetersizliğine vurgu yaptı. 28 gelişmiş Avrupa ülkesinde toplam 71 hal bulunduğunu, Türkiye’de ise bu sayının 170’e ulaştığını belirten Konya Üretim ve Toptancı İşletme Hali Kooperatifi Başkanı Adnan Pirinç, nicelik fazlalığına rağmen nitelik sorunu yaşandığını ileri sürdü.

‘HALLERİ ANLAMAK LAZIM’
Adnan Pirinç, “Konya’da bulunan 2 hal var, biri Adnan Menderes Sebze Hali, diğeri de Karatay Sebze Hali. Hallerin esnaflarının birleşmesiyle, hallerimizi geleceğe taşıyabilmek adına, modern bir hale kavuşmak adına kurduğumuz kooperatif, Konya’mıza, ülkemize örnek olacak, halin ne olduğunun görüldüğü bir proje üzerindeyiz. Ürünlerin fiyatları yükseldiği zaman veya düştüğü zaman haller gündeme gelir. Bizlere, ‘aracılar, fırsatçılar’ denir. Ürünler ucuzlayınca üretici bizi suçlar, pahalı olduğunda zaman tüketici ekonomik şartlardan dolayı bize şikayet eder. Arada kazanan hal esnafı gibi gözükse de durum öyle değil. Halleri anlamak lazım, biz yasayla yönetilen bir sektörüz. Şu an pazar piyasasında hallerin konumu yüzde 15 ve 20 arasında. Bu oranlarda payımızın olduğu yerde fiyatlara müdahale etmemiz mümkün değil. Hal dünya genelinde bir sistemdir. İşleyişi yönüyle Türkiye’de bu sisteme uygun bir hal yok. 28 gelişmiş Avrupa ülkesinde toplamda 71 hal var, Türkiye’de 170 tane hal var. Maalesef 170 hali toplasak bir İspanya’daki Barcelona hali, Madrid hali etmez. Genele bakıldığında aslında Türkiye’de hal yok” diye konuştu.
‘ÜÇ HARFLİ MARKETLER PİYASAYA DİLEDİĞİ GİBİ MAL YÜKLETEBİLİYOR’
“Hallerde işleyiş sistemli olmalı. 2012’den sonra sıkça gündeme gelen ‘haller borsa gibidir’ ifadesi kabul edilemez” diyen Adnan Pirinç, “Haller borsadır. Haller sebze-meyve borsası olarak ilan edilmeli ki, şartlar düzelsin. Mesele ucuzluk veya pahalılık değil, asıl mesele doğru fiyatı, doğru kaliteyi bulmak. İnsan sağlığı ve hijyen çok önemli. Devletin açıklamasına göre; 600 milyon tonla üretimde Avrupa’da ilk sıradayız ama yüzde 25 bir zayiden bahsediliyor. Yüzde 25 zayi demek, maliyetin dörtte bir artması demek. Bir tüketim mekanizması oluşturuldu, 45 bin şube her yere yayıldı. Üç harfli marketler piyasaya dilediği gibi mal yükletebiliyor, tüketimi tekelleştirdiler. Tüketimi ele geçirdikleri gibi şimdi de üretimi ele geçiriyorlar. Eğer üç harfli marketler mal almazsa üreticinin mal satabileceği bir yer kalmadı. En ufak bir sorun da halciler konuşuluyor ama halcinin yapacağı bir şey yok” ifadelerini kullandı.

‘SUÇLU ARAMAKTAN ÇOK ÇÖZÜM BULMAMIZ LAZIM’
Üretimin planlı olması gerektiğine vurgu yapan Pirinç, şunları söyledi: “Üreticinin zarar etmemesi lazım. Türkiye’de üretmek gerçekten zorlaştı, gübresi tohumu, enerjisi, insan gücü, iş gücü ciddi maliyetler oluşturdu. Petrol fiyatlarının artışı da sektörü olumsuz etkiledi. Ambalaj, nakliye, ısınma, traktör derken petrol maliyeti de olumsuz yansıdı. Bir kadın işçi bin 500-2 bin TL yevmiye alıyor, en fazla toplayacağı 100 kilo biber. 20 TL işçilik bindiği zaman biber 50 TL’ye satılsa ancak para kazandırır ama bu sefer de tüketici isyan ediyor. Tüketici haklı, şartlar belli, aldıkları maaş ortada. Burada suçlu aramaktan çok çözüm bulmamız lazım. Çözüm, hallerin borsa olarak ilan edilip, ürünlerin sistemden geçip kayıt dışı ürün engellenmeli. Zayi oranını asgariye indirmek gerekli. Düşük fiyat, yüksek fiyatı konuşmaktan çok istikrarı sağlamalıyız.”

‘ÜRETİMDE İLKEL DAVRANMAYA GEREK YOK’
Modern hallerin yaygınlaşması gerektiğini söyleyen Adnan Pirinç, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Hal denildiği zaman, içerisinde soğuk hava deposu, ambalaj, entegrasyon, laboratuvar, enerji üretimi bulunmalı. Tarım Bakanlığı denetimler yapıyor, ekipler ürünleri alıp incelemeye koyuyor. O ürün incelenene kadar çoktan satılıyor ve denetlemenin bir anlamı kalmıyor. Bu ürün satışa çıkmadan, hatta üretimden denetlemeler başlamalı. Türkiye’de 170 tane hale ihtiyaç yok, bunun kontrolü de zorlaşıyor. Adı hal olarak geçse de sıralı iş yerleri bir nevi. Haller borsa olarak ilan edilmeli. Bu durum gerçekleşirse; Türkiye, lojistiği ve altyapısı güçlü hallere sahip olur. Aynı şekilde süt borsası, et borsası, sebze-meyve borsası kurulmalı ve devlet bunları takip etmeli. Borsalaşmış halde; laboratuvar, soğuk zincir depo, entegrasyon, lojistik sistem, ambalaj olmalı. Tüm bunlara sahip olununca, sağlıklı, kaliteli ürün ve doğru fiyata erişim artar. Üretici de tüketici de fiyatlara güvenir, bir suçlu aranmaz. Üretimde ilkel davranmaya gerek yok. Artık o işler bitti, teknolojiyi tam anlamıyla kullanmaya başlamalıyız.”
YENİ HAL İÇİN TARİH VERİLDİ
Konya’da uzun yıllardır şehrin gündeminde olan yeni hal için proje hazırlandı. Konya Üretim ve Toptancı İşletme Hali Kooperatifi Başkanı Adnan Pirinç, şunları dile getirdi: “15 yıldır bir uğraş veriyoruz, Konya’da Türkiye’ye örnek olacak bir projeyi gerçekleştiriyoruz. Yeni halde çok yol aldık, Aksaray yolu üzerinde mevcut halin 10 katı büyüklüğünde 560 bin metrekarelik bir hal kuruyoruz. İçerisinde soğuk hava deposu, ambalajı, entegresi, laboratuvarı olan işyerleri daha geniş, lojistik altyapısı gelişmiş, GES sistemi olan bir proje hedefliyoruz. Yeni hazırlanacak hal yasasında güzel maddeler var. Yeni halle birlikte fiyat indi-çıktı kavgasından çok istikrarı nasıl yakalarız, doğru, kaliteli ürünü vatandaşa nasıl ulaştırır, üreticiyi kaybetmeden üretimi nasıl gerçekleştiririz bunlara odaklanacağız. Büyükşehir Belediyesi, Ticaret Bakanlığı destek veriyor. Türkiye’ye örnek olacak modern hali Konya’ya kazandıracağız. Proje tamamlanıyor, imar uygulamaları için birkaç prosedür var, onlar gerçekleştiriliyor. Hafriyat izni alındı, birkaç hafta içinde altyapı çalışmaları için kamyonları göreceğiz. Hedefimiz haziran ayında temeli atmak. Yapı ruhsatını almak birkaç aylık bir geciktirme yaşatabilir. Temel atıp, yapı ruhsatını aldıktan sonra 18 ay gibi bir sürede halin bitmesi hedefleniyor. 2027’nin sonları ya da yaşanabilecek gecikmelere bağlı 2028’in ortaları gibi çalışmanın tamamlanması öngörülüyor.”
Kaynak:Mesut Turan





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.