Konya'da 'Moğollar Çağı' sempozyumu başladı
Türk Akademisi Başkanı Şahin Mustafayev, bir otelde düzenlenen sempozyumun açılışında Moğol İmparatorluğu'nun dünya tarihinin gelişiminde büyük bir rol oynadığını dile getirdi.
Hun İmparatorluğu ve kavimler göçü ile başlayan daha sonra Göktürk, Hazar, Uygur ve Kırgız hanlıkları ile devam eden tarihsel süreçte, bu zincirin en önemli halkalarından birinin de Cengiz Han ve Büyük Moğol İmparatorluğu olduğunu anlatan Mustafayev, "Moğol İmparatorluğu'nun hem Türk devlet geleneği, Türk ve kültürünün genel tarih içerisindeki yerini hem de her bir Türk halkının tarihindeki özgün rolünü ayrı ayrı belirlemek gerekir. Moğol fetihleri ve Moğol dönemi Avrasya'nın etnik ve kültürel yapısında çok büyük değişikliklere yol açmıştır. Eski etnik toplulukların bir kısmı tarih sahnesinden çekilmiş, yeni siyasi ve etnik oluşumlar ortaya çıkmış, farklı halklar birbirleriyle daha yoğun bir şekilde temas haline girmiştir. Bu süreçte Moğol siyasi ve kültürel unsurları ile Türk unsurları arasında etkileşim de son derece önemli olmuştur." diye konuştu.
Moğolistan İstanbul Başkonsolosu Ankhbayar Danuu da Moğol ve Türklerin hem milletçe hem ülkece yüzyıllara uzanan derin bir tarihi bağları olduğunu söyledi.
Danuu, Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan Türk tarihinin her asrında Moğollarla iç içe ortak bir kültürün paylaşıldığını ifade ederek, "Türkler, Göktürk ve Uygur devletini kurarak siyasi tarihe yeni bir sayfa açmışsa Moğollar da 13. ve 14. yüzyıllarda arasında Anadolu'nun tarihine, kültürüne önemli katkılar bulunmuştur. Burada en önemli husus ise Türk tarihinin duayen isimlerinden başlayarak günümüzde de etkisini korumakta olan eser ise Moğol döneminde Anadolu'nun Türkleşmesi olmuştur." ifadesini kullandı.
SÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Haldun Soydal, sempozyumda sadece Anadolu tarihinde değil, dünya tarihinin en hareketli ve en çetin dönemlerinden birinin konuşulacağını belirtti.
Moğol istilalarının 13. yüzyılda Orta Asya'dan Anadolu'ya, İran'dan Mısır'a, Çin'den Doğu Avrupa'ya ve Hindistan içlerine kadar uzanan geniş coğrafya büyük siyasi kırılmalara, toplumsal dönüşümlere ve yeni güç dengelerine sahne olduğunu ifade eden Soydal, şunları kaydetti: "Bu gelişmeler Türk ve İslam dünyasını sonraki yüzyıllarında derinden etkilemiştir. Bu büyük dönüşümün merkezinde Türk dünyası ve Anadolu yer almaktadır. O dönemde ağır siyasi ve askeri mücadelelere sahne olan Anadolu'da Türk milletinin bu topraklardaki varlığı kök salmaya devam etmiş, ilim, kültür, ticaret ve irfan hayatı bütün zorluklara rağmen varlığını ve canlılığını korumuştur. Selçuklu medeniyetinin meydana getirdiği güçlü birikim, toplumsal yapı ve köklü kurumlar Anadolu'nun yeniden toparlanmasında ve geleceğe hazırlanmasında önemli bir dayanak olmuştur. Bugün üzerinde yaşadığımız bu toprakların tarih hafızasında böylesine güçlü bir medeniyet ve tarih tecrübesi bulunmaktadır. Konya ise bu tarihi hikayenin ve hafızanın en müstesna şekillerinden biridir."
Selçuklu Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Demirci de sempozyumda Anadolu'nun ve İslam dünyasının yaklaşık bir asırlık tarihinin konuşulacağını belirtti.
Kore, Moğolistan, Kazakistan, Özbekistan, Azerbaycan, İran, Mısır, Ürdün, İngiltere'nin de aralarında bulunduğu 11 ülkeden ve yerli katılımcılarla birlikte toplam 63 bilim insanının katıldığı sempozyum yarın sona erecek.
Kaynak:Anadolu Ajansı





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.