Konya, Ankara ve Aksaray sınırında benzersiz maraton

Konya, Ankara ve Aksaray sınırında benzersiz maraton
Aksaray'ın Eskil ilçesinde Tuz Gölü'nün beyaz örtüsü üzerinde gerçekleştirilen Uluslararası Runfire Salt Lake Ultra Trail Maratonu'na katılan sporcular, zorlu parkurda mücadele ederken eşsiz manzara eşliğinde unutulmaz bir deneyim yaşıyor.

Göz alabildiğine uzanan bembeyaz coğrafyada, yakıcı güneşin altında ve izole bir atmosferde gerçekleşen yarışta sporcular, yalnızca rakipleriyle değil, bölgenin zorlu koşullarının getirdiği fiziksel ve zihinsel güçlüklerle de mücadele ediyor.

İklimi ve coğrafi yapısıyla adeta uzay atmosferini andıran parkurda koşan maratoncular, uzun saatler süren yarış boyunca dayanıklıklıklarını ve zihinsel güçlerini sınarken farklı bir deneyim kazanıyor. Dün başlayan organizasyon, yarın sona erecek.

"GEÇEN YILA GÖRE ÇOK DAHA KOORDİNELİ VE GÜZEL HAZIRLANILMIŞ"

Geçen yıl 100 mil (160 kilometre) kategorisinde birinci olan Veli Akbayrak, AA muhabirine, bu yıl 80 kilometre kategorisinde ter dökeceğini ve parkurun mental açıdan büyük bir sınav olduğunu söyledi.

Tuz Gölü'nde koşmanın benzersiz fakat oldukça zorlu olduğunu vurgulayan Akbayrak, şöyle konuştu:

"Bu yarış gerçekten çok zor. Sporcularımız saatler ilerledikçe kesinlikle halüsinasyonlar görecek. Yorgunluk ve serapların etkisiyle karşılarına yürüyen merdivenler ve aşılması gereken duvarlar çıkacak ve bunlara çarpmamak için ekstra çaba sarf edecekler. Tuz Gölü'nde koşmak aslında bulutların üzerinde süzülmek gibi harika bir duygu ancak saatler ilerledikçe bu his fiziki yorgunlukla birleşerek şahane anlara ve unutulmaz anılara sahne oluyor. Organizasyon da harika. Geçen yıla göre çok daha koordineli ve güzel hazırlanılmış."

"BEMBEYAZ BİR ORTAMDA, ADETA UZAYDA KOŞUYOR GİBİSİN"

Geçen yıl kadınlar 40 kilometre kategorisinde birinci olan Özbekistanlı sporcu Farida Abdukadirova ise yarışmanın sıradan bir maratondan öte insanın kendisini sınama alanı olduğunu dile getirdi.

Yeniden 40 kilometre kategorisinde koşacağını aktaran Abdukadirova, "Böyle bir beyazlık içinde tek başınasın ve fiziken çok zorlanıyorsun. Bembeyaz bir ortamda, adeta uzayda koşuyor gibisin. Burada başkalarıyla değil, sadece kendi zihnin ve bedeninle yarışıyorsun. Farklı düşüncelere dalıyorsun, çok değişik bir deneyim. Arkadaşlarımla koşacağım. Hedef koymadım, derece yaparsam ne mutlu bana." ifadelerini kullandı.

"ORGANİZASYONDA HER ŞEY ÇOK MÜKEMMEL DÜŞÜNÜLMÜŞ"

İstanbul'dan katılan ve ilk kez 40 kilometre kategorisinde ter dökecek sporculardan Buket Demirci de alanın büyüleyici ve zorlayıcı atmosferine dikkati çekti.

Antrenmanlara şubatta başladığını anlatan Demirci, şunları kaydetti:

"Servisten iner inmez muhteşem bir doğayla karşılaştım ve büyük enerji depoladım. İlk defa Tuz Gölü'ne geldim. Organizasyonda her şey çok mükemmel düşünülmüş. Kamp kurduk ve çadırda tuzların üzerinde gecemizi geçireceğiz. Burada her şeyden önce mental gücümüzün çok sağlam olması gerekiyor. Dümdüz ve bembeyaz bir alanda, yakıcı güneşin altında kilometrelerce koşacağız. Hem kamp hem yarış hem de muhteşem doğayla iç içe olmak beni çok mutlu ediyor."

Kaynak:Anadolu Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.