Konevi, Gazaliden etkilendi
Meram Belediyesi Konevi Araştırma Merkezi (MEBKAM)'ın düzenlediği 2. Uluslararası Sadreddin Konevi Sempozyumu'na katılan İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölüm Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Cüneyt Kaya ile Sadreddin Konevi ve 13. yüzyıl İslam Düşüncesi üzerine...
* 13. yüzyıl İslam düşüncesinde ilim adamları ve filozoflar arasındaki tartışmalar mevcut. Bu tartışmalar neyden kaynaklanıyor ve Sadreddin Konevi Hazretleri bu tartışmalardaki konumu nedir?
- İslam düşüncesi çok geniş bir konu. Tek bir bütün değil. Biz genellikle İslam düşüncesinin üç ana gelenek üzerinden yürüdüğünü kabul ederiz. Birincisi kelam, diğer tasavvuf geleneği ve üçüncüsü ise özel olarak felsefe geleneğidir. Felsefi daha genel bir adlandırmadır. Aslında kelama ve tasavvufa da felsefe içine de koyabilirdik. Ama zaman içinde İslam düşüncesinde kelam ve tasavvuf geleneği metotlarıyla felsefeden farklılaşmıştır. Hatta üç ana gelenek kendi içinde de farklılaşmıştır. Mesela felsefe içinde İslam düşüncesi ana akım Aristotelesçidir. Bu durum 8. yüzyılın sonlarına doğru İslam dünyasında yayılmıştır. Bu da İslam dünyasında felsefi gelenekte ana damarı oluşturmaktadır. İslam düşüncesinde bu üç gelenek arasında farklılıklar var. Bu farklılıklar; her şeye bakışlarında ortaya çıkmış. Örnek vermemiz gerekirse farklı gelenek içinde olanlar; kullandıkları metotlar ve varlığa bakışları değişik yönlerden olduğu için bambaşka sonuçlar elde etmişler. Bu da ilim adamlarının bazen çok sert bir şekilde birbirlerini eleştirmelerine neden olmuştur.
Mesela felsefe geleneğinde çok öne çıkan isim İbn-i Sina'dır. İbn-i Sinan'ın felsefesi çok kapsamlı, sistematik ve rasyonel felsefe olduğundan birçok ilim adamını etkilemiştir. Hatta diğer gelenekler olan kelam ve tasavvufun görüşlerini de etkilemiştir. Hatta Konevi Hazretleri de bu felsefi görüşten etkilenmiş bununla hesaplaşma gereği de duymuş ve Konevi, İbn-i Sina'yı eleştirmiştir.
'ELEŞTİRİLERİN SEBEBİ YARADAN İLE İNSAN ARASINDAKİ İLİŞKİ'
* Konevi Hazretleri İbn-i Sina'ya hangi görüşlerinden dolayı eleştiriyor?
- Bunun pek çok boyutu var. Ama özel olarak Konevi kelam ve tasavvuf geleneğinin filozoflarıyla olan mücadelesi mevcut. Konevi Hazretleri eleştirilerinin birinde, tanrı ile alem arasındaki ilişkiye dair teorilerini eleştirir. Yani Allah (CC) ile yarattıkları arasında nasıl bir ilişkiye sahip olduklarına dair İbn-i Sina'nın görüşlerine Konevi karşı çıkar. İbn-i Sina, Yaradan ile yarattıkları arasında bir aşkın ilişki olduğunu söyler. Aşkın ilişkiden bahsettiği, tanrı o kadar münezzeh, yüce ve büyüktür. Tanrının yarattığı varlıklar ile bir ilişkisinin olduğu söz konusu ama ilişki birebir bir ilişki değildi bunu içermektedir. Bu bir süreklilik barındırıyor. İbn-i Sina'nın ifadeleri bu ilişkinin daha yukarıdan bir ilişki olduğudur. Yani buna metafizik de diyebiliriz. Ama aşkın ilişki daha doğru bir ifade.
Bu aşkın ilişki kelamcılar ve sufiler tarafından eleştiriliyor çünkü; dindar bir insanın yaradanıyla daha özel bir ilişkisinin olduğunu belirtiyorlar. Yani inan bir insanın ibadet, dua etmesi ve dualarına karşılık bulması durumları olduğu için İbn-i Sina ve bu görüşe sahip olan filozoflar eleştirilmiş.
* Sadreddin Konevi Hazretleri'nin buradaki boyutu ne?
- Konevi, filozofların görüşlerinin kendince hatalarını tespit etmeye çalışıyor. Burada Gazali'den etkilendiği ve beslendiği görülüyor. Yine Konevi, hocası İbn-i Arabi'nin de eleştirilerinden etkilendiği anlaşılıyor. Konevi insanların Yaradanıyla iki tür bir ilişkisinin olabileceğini söylüyor. Bunlardan birincisi, aracılar vasıtasıyla olan ilişkidir. İkincisi ise Vecihas ismini verdiği her bir varlıkla yaratanı arasında özel bir bağlantısının, ilişkisinin olduğunu belirtir. ‘Allah en küçükten en büyüğe, en somuttan en soyuta tüm varlıkları bilmekte ve onları gözetmektedir’ der.
MUSTAFA AKÇA




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.