KOMÜT Başkanı Adem Bulut: "Müteahhitlik güvenin merkezi olacak"

KOMÜT Başkanı Adem Bulut: "Müteahhitlik güvenin merkezi olacak"

Konya Müteahhitler Birliği Derneği (KOMÜT) Başkanı Adem Bulut ile, göreve geldiklerinin üzerinden geçen bir yılı ve sektörün son durumunu konuştuk.

Bulut, müteahhitlik müessesesine eskiden olduğu gibi; ağırlığı olan, saygı duyulan, örnek gösterilen bir noktaya taşıma hedefinde olduklarını söyledi.

Türkiye’nin son on yılında en çok konuşulan meslek dallarından birini müteahhitlik oluşturdu desek yanlış olmaz. Konya özelinde baktığımızda, yap-sat işiyle uğraşan kişi sayısında inanılmaz artışlar yaşandı. Diğer bir deyişle, herkes müteahhit oldu.

Lüks yaşamlar, şaşalı arabalar derken, tüm gözler bu sektör üzerine çevrilmiş, herkes müteahhit olabilmek için arayışlara girmişti. Ancak 2018 kriziyle birlikte şapka düştü ve kel göründü. Mali anlamda alt yapısı sağlam olmayan, gücünün üzerinde işlere kalkışan birçok firma inşaat sahnesinde silinip gitmek zorunda kaldı.

Şimdilerde ise genellikle sağlam adımlarla ilerleyen, gücü nispetinde iş yapan firmaların geriye kaldığını söylememiz yanlış olmaz. Müteahhitlerin yaşadığı sıkıntıları, son dönemdeki çalışmalarını ve sektörün geleceğini KOMÜT Başkanı Adem Bulut ile konuştuk.

2-1.jpg

2019 yılında gerçekleşen olağanüstü genel kurulla KOMÜT yönetiminin başına gelen Adem Bulut, görev süreçlerinin ilk yılını verimli geçirdiklerini söyledi. Ankara İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu (İMKON) ile sıkı diyaloglar kurduklarını, çalıştaylara katıldıklarını, üye ziyaretlerine hız verdiklerini ifade eden Bulut, “Güçlü bir yönetim kadrosu oluşturduk. Pandemi sürecine kadar hedeflediğimiz birçok çalışmaya imza attık. Üye alımlarında titiz davrandık. Her önümüze geleni üye yapmaktan ziyade KOMÜT’ün vizyonuna uygun müteahhitlerimizi üye çatımız altında topladık. Mevcut üyelerimizi ziyaret edip, çalışmaları hakkında bilgiler aldık, sıkıntılarını dinledik. Bunlarla ilgili raporlar hazırladık ve ilgili yerlere ulaşmasını sağladık. İşte Hayat programında alanında uzman insanlarla, üyelerimizi buluşturduk. Yeni çıkan mevzuat ve yönetmeliklerle ilgili üyelerimize sürekli bilgiler veriyoruz. Belediye başkanlarımızla sektörün yaşadığı sıkıntılarla ilgili görüşmelerde bulunduk. İlk yılımızda pandemi sürecine rağmen güzel işlere imza attığımızı düşünüyorum” dedi.

KOMÜT olarak müteahhitlerin belediyelerde yaşadığı prosedür ve yavaş işleyiş sorunlarına yönelik çalışmalar da yaptıklarını ifade eden Başkan Adem Bulut, bu noktada belediye başkanlarıyla sürekli temas halinde olduklarını dile getirdi. Ruhsatları, iskanları 4-5 ay gibi uzun sürelerde alırsak inşaat sürecimiz büyük sıkıntı yaşan diyen Bulut, “Zaman bizim için değerli. Projeyi hemen tamamlayıp insanları ev sahibi yapıp yeni bir projeye geçmemiz gerekir. Ancak resmi prosedürlerde yaşadığımız sıkıntılar sektörü sekteye uğratıyor. Yaşadığımız problemleri belediye başkanlarımızla paylaştık. Sıcak yaklaştılar ve bununla ilgili bizden rapor istediler. Raporumuzu hazırladık birkaç hafta içerisinde belediyelere ileteceğiz. Resmi prosedürlerde yaşadığımız sıkıntılar sadece bizi değil, bizimle birlikte çalışan iki yüzü aşkın sektörü de dolaylı yoldan etkiliyor. Biz işimizi hemen tamamlayıp satacağız ki, bizimle iş yapan sektörlerin de ekonomik olarak sıkıntı yaşamamalarını sağlamalıyız” dedi.

İnşaat sektörünün bir diğer yaşadığı sorun ise arsa bulamamak ya da satışa çıkan arsa sayısının az olması nedeniyle çok yüksek fiyatlardan arsa satışlarının gerçekleşmesi. Belki de sektörün son dönemde yaşadığın sorunların başında bu geliyor. Belediyelerin yeteri kadar arsa üretmemesi, bir iki arsayı ihaleye çıkararak çok yüksek fiyattan satış gerçekleştirmesi, müteahhitlerin elini kolunu bağlıyor. Bir ya da iki arsa yerine on arsanın satışa çıkması gerektiğini ifade eden Adem Bulut, “Belediyelerimiz ‘tatlı satış’ dediğimiz yöntemi kullanarak bir ya da iki arsayı ihaleyle satışa çıkarıyor. Bu da fiyatların çok yükselmesine neden oluyor. Müteahhitlerimizin eli zayıflıyor. Çünkü az sayıda çıkan arsalara inşaat sektöründen olmayan yatırımcılar yüksek meblağlar ödeyerek sahip oluyor. Ama bu arsaları projelerle hızlı bir şekilde ekonomiye kazandıracak olan müteahhitler alamıyor. Yüksek fiyattan alan müteahhitler de yatırdığı miktarı geri alabilmek adına daire ve dükkan fiyatlarını artırmak zorunda kalıyor. Eğer belediyelerimiz arsa üretimini artırır ve satış yapılan sayıyı yükseltirse müteahhitler arsaları gerçek değerinde alıp projelerini hayata geçirip, uygun fiyatlarla insanları ev sahibi yapma fırsatı yakalayabilecekler. Yani işin özü, vatandaşları uygun fiyatlarla ev sahibi yapmak istiyorsak, arsalar gerçek değerlerinde satılmalı ve satılan arsa sayıları mutlaka artırılmalı” diye konuştu.

Piyasada “müteahhitler çok para kazanıyor” gibi yanlış bir algının olduğunu söyleyen KOMÜT Başkanı Adem Bulut, “Eğer müteahhitler çok para kazanıyor olsaydı, 2018 krizinde bu kadar müteahhit işini kaybeder miydi?” diye sordu.

Tabi bu algının oluşmasında bir anda yüksek miktarda paralarla ticaret yapma imkânı bulan kişilerin, lüks arabalar, evler, yaşamlar ile toplum içerisinde çok görünmesi de sebep oldu.

İnşaat sektörünün hızlı olduğu dönemlerde müteahhitlerin belki de en az kazanan kesim olduğunu savunan Adem Bulut, “O dönemde kimler çok kazandı biliyor musunuz; Arsa sahipleri, yatırımcılar, taşeronlar ve bankalar. Bu kazanç tablosunda belki de en az kazanan kesim müteahhitler oldu. Ancak birçok arkadaşımız kazandığı paranın çok üstünde bir yaşam sürme gafleti içerisine düşünce hem işlerini kaybettiler hem de müteahhitleri çok para kazanan, har vurup harman savuran bir sektörmüş gibi gösterdiler. Aslında sektöre büyük darbe vurdular” dedi.

Bundan sonraki süreçte müteahhitlerin kendine çeki düzen verdiğini ve bu yapının devam etmesi gerektiğini hatırlatan Bulut bu konuda da şunlara işaret etti: “Eğer sektör kalitesini korumayı ve yaşamını devam ettirmeyi istiyorsa müteahhitler de kendilerini check etmek zorunda. Peki bu nasıl olacak? Sektör temsilcilerimiz her arsaya sarılmamalı, piyasayı yükseltmemeli, arsanın rayiç ederini vermesi gerekiyor. Minimal planlar yapmalılar. Kısa sürede tamamlanacak projeler yapmaları gerekiyor. Çünkü Türkiye şartlarında maliyet hesabını tam olarak yapmak mümkün değil. Uzun projelerde girdilerde çok büyük değişiklikler olabiliyor. Ve maddi güçlerinin çok çok üstünde risklerden uzak durmalılar.”

Eskiden müteahhit denildiğinde sözünde duran, ekonomik olarak güçlü, ağırlığı ve otoritesi olan insanların akla geldiğini anlatan Adem Bulut, bu ağırlığın tekrar kazanılması gerektiğine dikkati çekti. “Müteahhitlik güç ve otorite ister. Eskiden müteahhit denildiğinde ağırlığı olan, maddi olarak gücü yüksek olan insanlar akla gelirdi. Sözüne güvenilir, taahhütlerini yerine getiren, kimseyi mağdur etmeyen insanlar olarak bilinirdi. Adı üzerinde taahhüt veren kişi demektir müteahhit. Biz de KOMÜT olarak yeniden bu olguyu oturtmak, müteahhitlerin hak ettiği yere gelmesi için çalışmalar yapıyoruz.” diyen Bulut, insanların ev almadan önce mutlaka KOMÜT ile temasa geçip müteahhit hakkında bilgi almasını istedi.

İki ay önce banka kredilerinin düşürülmesiyle birlikte sektörde anlık bir hareketliliğin yaşandığını, son on yılın en düşük oranlarına çekilen konut kredileri birçok satışı da beraberinde getirdiğini ifade eden Bulut, “Devletin desteğiyle kredi olanları çok düştü. Elini çabuk tutan vatandaşlar uygun oranlarla ev sahibi oldu. Ancak daha sonra fiyatlar yükseldi. Bu yükselişi müteahhitler yapmadı ama. Tıpkı araba piyasasında olduğu gibi talep artınca fiyatlar otomatik olarak yükselmiş oldu.”dedi.

İnşaat sektörünün çok hızlı ya da çok yavaş olmasını da istemediklerini, belirli bir seviyede sektörün devam etmesini daha da sağlıklı olacağını vurgulayan Bulut, “İnşaat sektörünün bu kredi yöntemleriyle çok hareketlendirilmesine de karşıyız. Ne çok yavaş ne de çok hızlı bir sektör istemiyoruz. Rölantide işlerini devam ettiren, satışlarını sektörün standartlarında sürdüren bir yapı olmalı. İnşaat sektörü çok hareketlendirildiğinde herkes müteahhitliğe soyunuyor ve sonunda mutlaka hüsran yaşanıyor. Ama bu işin erbabı, ömrünü bu işe adamış insanların devam ettiği bir sektör haline gelirsek inşaat sektörü sorunların yaşanmadığı bir alan haline gelecektir. Zaten devletimiz de müteahhitlik konusunda ciddi adımlar atmaya başladı. 2019 yılında müteahhitlik belgesi ve sınıfı diye bir uygulama başladı. Bu kapsamda geçmişte yaptığın metrekare ve maliyetlere, cirolara göre müteahhitlik belgesi veriliyor. Bu alınan belgeye göre de gelecekte yapabileceğin inşaatların büyüklüğü belirlenmiş oluyor. Çok güzel bir uygulama oldu. Böylece parası olan herkesin girebildiği, tecrübesi olmayan kişilerin müteahhit olmasının önüne geçilmiş olacak. Herkes kendi işini yapmalı, o alanda başarılı olmak için uğraşmalı. Ömrünü inşaata adamış bir kişiyle, başka bir alanda para kazanıp inşaata giren kişi aynı olamaz, olmamalı” dedi.

KOMÜT’ün bundan sonraki hedefleri arasında inşaatlara demir, çimento, tuğla gibi ürünleri alırken uygun fiyat sağlama, tüm üyeler adına pazarlık yapıp işbirliğini artırma gibi planların olduğunu söyleyen Bulut, “150’yi aşkın üyemizle ekonomik olarak büyük bir gücüz. Bu gücü ürün alımlarında kullanmak istiyoruz. Bununla ilgili de planlarımız var” diye konuştu.

Son olarak Konya’da yapımı süren devlet projelerini hep başka şehir firmalarının almasıyla ilgili görüşlerini sorduğumuz Bulut, “Konsorsiyumlar oluşturmalıyız. Konya’da yapılan bazı projeleri yapabilecek güce sahibiz. Ancak bu konuda sanki biraz sektör olarak girişken değiliz. Bu konuyla ilgili de çalışmalar yapmaya başladık. Önümüzdeki yıllarda bazı ihalelere konsorsiyum olarak firmalarımızın girmesi ve bu tür işleri bizim de yapabildiğimizi göstermek adına girişimlerimiz olacak” dedi.

 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.