Kızamık riskine karşı aşı uyarısı

Kızamık riskine karşı aşı uyarısı
Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Aşı Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ateş Kara, kızamığın yüksek bulaşıcılığı ve ciddi sonuçları nedeniyle aşıların eksiksiz yapılması gerektiğini bildirdi.

Prof. Dr. Ateş Kara, aşı konusunda ailelerin tereddüt yaşayabileceğini belirterek, bu durumda doğru bilginin uzmanlardan alınmasının önemine işaret etti.

Türkiye'de uygulanan aşıların klinik kullanıma sunulmadan önce kapsamlı test ve analizlerden geçtiğini vurgulayan Kara, "Aşı takvimimizde yer alan ve bazı özel durumlarda uyguladığımız aşıların çok ciddi testlerden geçmiş olmasını, analizlerin hepsini tamamlamış ve güvenliğinin yüzde yüz olmasını istiyoruz." dedi.

Prof. Dr. Kara, aşıyla mikroorganizmayı vücuda tanıttıklarını ifade ederek, "Aşı uygulamasından sonra ateş olabilir mi? Evet. Bazı aşılarda olur, olmasını da bekliyoruz. Herkes de olur mu? Hayır. Bir grubumuzda olabilir. Bazı aşılarda sadece yüz aşılanandan birisinde olur ama bazı aşılarda bu yüz aşılanandan 15 ila 20'sinde ateş olabilir. Vücuda biz bu mikrobu tanıtmak istediğimiz ve mikrobu verdiğimiz için vücut ona bir cevap veriyor. " bilgisini verdi.

Kızamığın son derece bulaşıcı bir hastalık olduğuna dikkati çeken Kara, bir kişinin hastalığı 12 ile 18 kişiye bulaştırabildiğini belirtti.

Aşı olmadığında kızamığın görülebildiğine ve bulaşının çok kolay olduğuna dikkati çeken Kara, "Kovid döneminde başlangıçta 1-2 kişiye bulaştırabiliyordu. Zaman içerisinde bu rakam 10-12'ye geldiğinde herkes bir anda hastalanıyordu. Kızamıkta neredeyse bu rakam 12-18. O nedenle kızamık bir yere geldiğinde aşısız birisi varsa onu mutlaka hastalandırıyor ya da etrafta aşılılar sayesinde o anda aşısız kişi korunuyor. Toplumun diğerleri aşılandığı için kızamık bir şekilde o gruba girerse hastalanabiliyor." dedi.

Prof. Dr. Kara, kızamığın erken dönemde ölüm, hastaneye yatış ve sakatlığa yol açabildiğini belirterek, "6-8 sene sonrasında bizim yavaş yavaş kişinin tüm zihinsel fonksiyonlarını kaybettiği bitkisel yaşama doğru girdiği ve ölümle sonuçlanabilen bir dönemi yaşayabiliyor. Bu bakımdan kızamık çok korkutucu bir hastalık. Aşılardan asla vazgeçmeyelim." diye konuştu.

ABD'nin birkaç yıl öncesine kadar kızamık vakalarının oldukça nadir görüldüğü bir ülke olduğuna işaret eden Kara, "Aşılama oranları çok iyiydi ve çok ciddi anlamda aşı uyguluyorlardı. Ancak aşıyla ilgili ailelerin yaşadığı tereddütler sonucu aşılanmayan bireylerin sayısı artınca, bu yıl ABD'deki vaka sayısı 5 binin üzerine çıktı ve ne yazık ki can kayıpları yaşandı." ifadesini kullandı.

Kara, Fransa ve İngiltere'de de kızamığa bağlı çocuk ölümlerinin olabildiğini belirterek, "Bizim ülkemizde şimdilik öyle bir durumumuz yok. Türkiye, kızamık aşısı eksik olan vatandaşını telefonla arıyor. Sağlık çalışanlarımız ulaşıyor ve aşısını hatırlatıyor. Lütfen, bu bir fırsat. Bugün bizim dezavantajımız, Avrupa'da, çevremizde, Amerika'da kızamık vakaları olduğu için Türkiye'ye de geliyor. Tek tük de olsa biz Türkiye'de de vakaları görüyoruz. O bakımdan aşımız eksikse hiç tereddüt yaşamayalım, aşı olalım." çağrısında bulundu.

"ÇOCUKLARIMIZIN AŞISININ EKSİK OLMADIĞINDAN EMİN OLALIM"

Aşı ile ilgili çok iddialar ortaya atıldığı ve bilgi kirliliği olduğunu dile getiren Kara, "İnsanlar bazen duyduklarına kolay inanabiliyorlar. Bazen kendilerini belki öne çıkarmak, belki ilgi çekmek için olmadık ifadeler de kullanılabiliyor. Aşılar bu bakımdan en çok zarar gören ürünlerden birisi. Bu kadar hayat kurtarırken böyle şekilde zarar veya işaretler de alabiliyor. Lütfen bunları tartışarak, uzmanlarına sorarak, içimizin rahat olmasını da sağlayalım çünkü her yaşın bir aşısı var." diye konuştu.

Prof. Dr. Kara, kızamığın özellikle çocuklarda çok kolay ve ağır hastalığa gidebildiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: "Çocuklardaki aşı oranlarımız iyi ama büyükler arasında da kızamık aşısı olmayanlarımız varsa ölüm ve kayıp daha yüksek. Her yaş için sorgulayalım. Bir yaşından sonra en az iki doz aşı olduğumuzdan emin olalım. Böyle olursak, kızamığa bağlı en azından ölümün ve hastaneye yatışın olmayacağının garantisini verebiliriz.

Amerika ve Avrupa'da kızamık vaka sayısı çok yüksek. Türkiye'de de tek tük vakaları görebiliyoruz. Türkiye, geliş gidişlerin olduğu bir ülke ve kızamık çok kolay bulaşabilen bir virüs. 100 kişilik grubun içerisinde 95-96'sı aşılı değilse oraya kızamık çok güzel gidiyor. Oradaki kişileri de hasta ediyor. Böyle bir özelliği var. O bakımdan aşımızın eksik olmadığından, özellikle çocuklarımızın aşısının eksik olmadığından emin olalım. Kayıtlarımıza bakalım, şüphemiz varsa da bir doz aşı olalım, çünkü aşı çok güvenilir bir aşı."

"OKULLARDA SUÇİÇEĞİNİN DE BULAŞI ÇOK YÜKSEK"

Suçiçeği aşısının da Türkiye'de rutin olarak uygulandığını ve büyük bir başarı elde edildiğini dile getiren Prof. Dr. Kara, "Suçiçeği aşısını tek doz uygularken ki amacımızı şöyle diyelim, 'çocuk ağır hasta olmasın, çocuğumuz hastaneye yatmasın' asıl amacımız bu." dedi.

Prof. Dr. Kara, suçiçeği aşısı olduktan sonra suçiçeğinin geçirilme ihtimalinin bulunduğunu ancak çok ciddi ateş, halsiz ve yorgunluğun görülmeyeceğini, deri döküntüsünün de bir elin parmağını geçmeyecek sayıda az olduğunu aktardı.

Bazı durumlarda ikinci doz aşıyı önerdiklerini ifade eden Prof. Dr. Ateş Kara, şu değerlendirmeyi yaptı: "Ülkemizde şu anda özellikle 2012 sonrasında suçiçeği aşısını tek doz olarak uyguladığımızda suçiçeği tek tük görülebiliyor ama böyle bir ağır hastaneye yatış ve kayıplarımızı asla görmüyoruz. Bu büyük avantajdır. Bugün ise hem aşılanmamışların arasında hem de su çiçeği aşısı olup böyle tek tük döküntüyle hasta olan çocuklarımız var. Okullarda özellikle suçiçeğinde bulaşı çok yüksek. Suçiçeğinde de rakam 12-18. Okulda bir tek vakanın varlığında bile diğer çocuklar Allah korusun aşısız ise çok ağır geçirip kayıplara ya da hastaneye yatışa kadar gidebilir. Tek doz aşıları varsa orada da şöyle diyelim bir iki döküntüyle aşılı olanların yüzde 10-15'inin de bir iki döküntü ile hafif suçiçeği geçirebiliyor."

Kaynak:Anadolu Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.