Kıbrıs'a Erbakan mührü
Kıbrıs, Akdeniz’in 3. büyük adası. 9.251 km. karelik yüzölçümüne sahip. Stratejik özelliği sebebiyle tarih boyu problemsiz dönemi yok gibi. Çok el değiştiren Kıbrıs, 1571’de Osmanlılar tarafından fethedildi. 50 yıl süren 1878’deki Birleşik Krallık Dönemi’ne kadar huzurlu bir dönem geçirdi. Sayıca çok az olan azınlıklar dışta bırakılırsa nüfusun yüzde 70’ini Rumlar, yüzde 30’unu Türkler oluşturuyor. 1. Dünya Savaşı’ndan sonra uluslararası antlaşmalarla çeşitli statüler kazandı. 1960’ta bağımsızlığını elde ederek Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu.
Rumlar, Türklerle ortak bir devlet yürütmeye razı olmadılar. Kıbrıs’ın tüm yönetimine el koymak istediler. Onlar fırsattan istifade Enosis (Büyük Yunanistan) hayallerine ulaşmak istiyorlardı. EOKA terör örgütü eliyle Türklere karşı saldırı ve zulümlere başladılar. Batı endeksli bir dış politika izleyen Türkiye hükümetleri Kıbrıs’ta net tavır ortaya koyamıyordu. Zaman zaman yükselen tansiyon bazen soykırıma dönüşüyordu.
1960’tan sonra İnönü’nün kurduğu koalisyon hükümeti adaya ancak karşıdan bombardıman yapabilmişti. Demirel hükümetleri zamanında 1967 ve 1969’da iki kere asker yola çıkmış, fakat ABD’nin emriyle geri dönmüştür.
O yıllarda Kıbrıs’ta sık sık kabine bunalımı yaşanıyordu. 15 Temmuz 1974’te EOKA’cı Nikos Sampson, Makarios’u devirerek kendini cumhurbaşkanı ilân etti. Türklere karşı saldırılar tam bir soykırıma dönüştü. Kan gövdeyi götürmeye başladı. Köyler ateşe veriliyor, kadın, çocuk demeden insanlar öldürülüyordu.
Başbakan Ecevit, durumu görüşmek üzere İngiltere’ye gitti. Başbakanlığa, koalisyon ortağı Erbakan vekâlet etti.
Erbakan tehlikenin farkındaydı. Batı’nın tutumu da belliydi. Vakit geçirmeden Bakanlar Kurulu’nu topladı ve Kıbrıs’a çıkarma yapma kararı aldı. Kararı, askeri yetkililere bildirdi. Konuyu, Genelkurmay Başkanı Semih Sancar, Kara Kuvvetleri Komutanı Eşref Akıncı, Deniz Kuvvetleri Komutanı Kemal Kayacan ve Hava Kuvvetleri Komutanı Emin Alpkaya ile müzakere ettiler.
BARIŞ HAREKATI BAŞLIYOR
Erbakan, askerin harekât için teyakkuz halinde olduğunu gördükten sonra paşalara şöyle dedi: “- Yarın Cuma’dır. Hayırlı günlerden bir gündür. İnşallah çıkarma harekâtını yapmak için bütün hazırlıkları tamamlamalıyız.”
Genel Kurmay Başkanı kaygısını dile getirdi: “- Sayın Erbakan! 13 senedir birkaç defa yarı yolda “harekât durduruldu” diye geri çevrilmiş bir ordunun kumandanıyım. Bu durumdan çok büyük üzüntü duymaktayım. Harekâta hazır durumda olmamız lazım. Zaten, çıkarma gemilerine eski tank motorlarını taktık. Bunların yüklü bir haldeki hızı saatte 5 mildir. Kıbrıs, Anamur’dan 40 mil uzaklıktadır. Bu da 8 saatlik bir zamana ihtiyaç gösterir.”
Erbakan şöyle cevap verdi: “Size diyorum ki, derhal harekâtı başlatın. Sayın Ecevitlerin gelmesini beklemeye lüzum yoktur. Zaten, oradan müspet bir haberle dönmesi gayrı kâbildir.”
Amiral Kayacan sordu: “Sayın Başbakan Vekili! Benim donanmam daha önce iki defa döndürüldü. Bu sefer dönmeyeceğimiz teminatını verebilir misiniz?”
Erbakan kararlıydı: “- Size teminat veriyorum, gazânız mübarek olsun!”
Amiral Kayacan da, “O zaman biz Kıbrıs’a taka ile de çıkarız” diyerek harekât emrini almış oldu. (1974 Kıbrıs Barış Harekâtı, Metin Hasırcı, Sh. 32, Merve Yy.)
20 Temmuz 1974’te Kıbrıs Barış Harekâtı başladı. Ecevit İngiltere’den döndüğünde harekât başlamıştı. Kabullenmekten başka yapacak bir şey yoktu. Üç gün süren harekât sonucu Girne, Lefkoşe, Gazimagosa gibi yerleri içine alan Kıbrıs’ın yüzde 33’ü ele geçirildi. Erbakan Hoca, Hala Sultan’ın (r.a) medfun olduğu Larnaka’yı da almak istiyordu. Fakat, BM’nin ateşkes ilân etmesi bunu engelledi.
Kıbrıs Barış Harekâtı, Kıbrıs’ta 96 yıl gerilim ve kavga şeklinde; 14 yıl saldırı, zulüm ve soykırım olarak devam eden Rumların baskı ve entrikalarına son verdi.
Ayrıca Türkiye; 1683’ten 1974’e kadar geçen zaman diliminde ilk defa bir toprak kazanımı elde etti.
ERBAKAN KIBRIS FATİHİ
Kıbrıs Zaferi’nden sonra, her tarafa Ecevit’in Kıbrıs Fâtihi olduğuna dair yaygın bir poster furyası başladı. Erbakan Hoca edep ve tevazuundan dolayı bu konuda tek kelime etmedi. Hatta Ecevit, oluşan bu havayı oya çevirmek ve tek başına iktidar olmak için tek taraflı olarak başarılı bir koalisyon hükümetini bozdu. Halbuki, Ecevit’in çözüm için gittiği İngiltere’deki devlet arşivleri bile çıkarmayı Erbakan’ın yaptırdığını belgeliyordu.
On yıl boyunca, doktora amaçlı İngiliz Ulusal Arşivi’ni tarayan Sütçü İmam Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin, “Kıbrıs harekâtının mimarı Başbakan Bülent Ecevit değil; dönemin Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan olduğunu” ortaya koydu. “Büyük Güçler, Türkiye ve Kıbrıs Meselesi” başlıklı tezinde şu bilgilere yer verdi: “Ecevit, harekât konusunda isteksiz davrandı. Savaşsız çözüm istiyordu. Ama, yardımcısı Erbakan’ın harekât isteği, Genelkurmay Başkanı Semih Sancar’ın görüşü ile aynı çizgide buluşunca direnemedi. Türk istihbaratı bilgi sızdırmadı, İngilizler harekât tarihinde yanıldı. İngiltere Dışişleri Bakanı James Callaghan askeri harekâtı durdurmayı çok istiyordu. Fakat İngiliz ordusunun buna gücü yetmedi.”
Kıbrıs Barış Harekâtı ancak yerli, millî ve bağımsız bir anlayışla yürütülen dış politikanın başarılı olacağını göstermesi bakımından çok önemlidir. Sömürgeci güçlerle işbirliği yapma üzerine kurulan politikalar Türkiye’nin gelişmesini engelliyor. Kıbrıs Zaferimizin 39. yılında, Kıbrıs’taki zulmü sona erdiren ve KKTC ismiyle bağımsız bir devlet kurulmasının önünü açan Erbakan Hoca’yı rahmetle anıyorum.
Milli Gazete





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.