Kentsel dönüşüm ve afetler modüler yapılara ilgiyi artırdı
Müteahhitlik sektörü son yıllarda hem Türkiye'de hem de küresel ölçekte bir dönüşüm sürecinden geçiyor.
Artan kentleşme, altyapı yatırımları ile doğal afetler ve bölgesel savaşların yol açtığı yeniden yapılanma ihtiyacı, sektörün iş yapış biçimlerini değiştiriyor.
Bu doğrultuda yapı elemanlarının fabrika ortamında üretilip sahada montajının yapılmasına dayanan prefabrik ve modüler sistemler, giderek yaygın hale geliyor.
Müteahhitlik sektöründe hız, maliyet kontrolü, sürdürülebilirlik ve afetlere hızlı müdahale gibi alanlarda önem kazanan prefabrik yapılar, küresel ölçekte yaygınlaşan modüler inşaat anlayışının da etkisiyle geniş kullanım alanı buluyor.
"MODÜLER YAPILAR ÖNE ÇIKIYOR"
Dorçe Prefabrik Yapı ve İnşaat Stratejik Yönetim ve Planlama Direktörü ve Yönetim Kurulu Üyesi Yücel Çebi, geleneksel ve konvansiyonel müteahhitlik sektörünün dönüşümünde modüler yapıların öne çıktığını belirterek, "Geleneksel inşaat sektörü, sürdürülebilirlik ve teknolojinin de etkisiyle modüler yapılara yönelme sürecinde. Bunu destekleyen en önemli faktörlerden biri de gelişen tasarım ve üretim sistemleri ile yapay zeka destekli teknolojiler oldu." dedi.
İnşaat ve müteahhitlik sektöründe yapay zeka destekli çözümler ile saha dışı üretim yöntemlerini bir arada kullanarak şantiye süreçlerini optimize ettiklerini aktaran Çebi, böylelikle kontrollü fabrika ortamında daha verimli üretim gerçekleştirirken aynı zamanda sürdürülebilirliğe katkı sağlayan sonuçlar elde ettiklerini ifade etti.
Çebi, firma olarak da "inşaatı sanayileştirme" yaklaşımıyla şantiye süreçlerini yeni nesil teknolojilerle izlenebilir ve ölçülebilir hale getirdiklerini bildirerek, modüler inşaat anlayışıyla karbon ve su ayak izini, binaların operasyonunda veya işletmesinde kullanılacak ısıtma, soğutma, aydınlatma, havalandırma gibi sistemleri tasarım aşamasında kontrol edebiliyoruz. Geleneksel inşaat sektöründe buna benzer birçok aksiyon şantiye alanında kendini gösteriyor." diye konuştu.
Çebi, modüler yapıların sadece bir konteyner ya da bina yapmaktan ibaret olmadığını, yaptıkları binalarla hem sürdürülebilirliğe hizmet etmeyi hem de gelişen teknolojiye ayak uydurabilmeyi amaçladıklarını söyledi.
"PREFABRİK VERİ MERKEZLERİ ALANINDA TÜRKİYE'DE POTANSİYEL VAR"
Prefabrik veri merkezlerine ilişkin de değerlendirmede bulunan Çebi, ABD, İngiltere ve Avrupa'nın bu merkezlere büyük bütçeler ayrıldığını bildirdi.
Çebi, şunları kaydetti: "Önümüzdeki dönemde modüler veri merkezlerini, yapay zeka teknolojileri ve yeni nesil üretim tesisleriyle birleştirerek özellikle Avrupa, ABD ve İngiltere pazarlarında rekabet edebilen bir ürün geliştirmeyi amaçlıyoruz. Türkiye'de bu alanda önemli bir potansiyel var. Bakanlıklarımız bununla ilgili çok büyük altyapı çalışmaları yapıyor. Bu anlamda birçok teknoloji firmasıyla birlikte şu anda bir yol haritası çizmiş durumlardalar. Bizler de aslında bu yol haritasının içerisindeki en büyük üreticilerden biri olma potansiyeline sahibiz. Ülke ve ürün olarak gitmeye çalıştığımız yer şu anda bu teknolojinin bizi götürdüğü veri merkezleridir."
Kaynak:Anadolu Ajansı





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.