Kalbi Yoran Manevi Hastalıkların Çaresi (2) (Mutlaka Okuyun İstifade Edeceksiniz)

Şeytan kibre kapılıp, Allah’ın (cc) emrine itiraz ederek, Hz. Âdem’e (as) (saygı için) secde etmemişti.

Hz. Âdem (as) ve Havva validemiz Cennet’te devamlı kalma hırsına kapılarak, yasak meyve ağacından yiyerek, hırsa kapılıp yeryüzüne indirilmişti. Hz. Âdem’in (as) oğlu kabil, kardeşi habili haset yüzünden öldürmüştü.

Bu canlı 3 örneği Kuran-ı Kerim, bize açık olarak anlatıyor. Adeta diyor ki; Siz de aynı hatalara düşmeyin.

Bir an için, günah işlerseniz, bir kötülükten sonra, bir iyilik yapın. Çokça tövbe, istiğfar edin.

Bize düşen görev, emir baş üstüne Ya Rabbi. Senin istediğin gibi kul olmaya çalışacağız. Bunun için de her zaman, her yerde senin yardımına muhtacız. İnşallah bizim son sözümüz, senin Kuran-ı Kerim’de buyurduğun gibi “ Ve ahirü davana, en-il hamdü lillahi rabbil âlemin “ “ Son davamız ve sözümüz âlemlerin Rabbi olan Allah’a (cc) aittir.”

Bu üç hastalıklarla ilgili olarak, Ehli Sünnet âlimlerimizin eserlerinde, çok özetle şu tavsiyelere rastlanır:

Müslüman kibirli olmaz. Zenginde olsa, fakirde olsa mütevazı hal ve hareketleriyle insanlara örnek olur. Şeytanın bizleri aldatmak üzere, hazır beklediğini unutmaz. İnsan neden kibirlenir ki, önü bir damla su, sonu ölüm ve mezar. Büyüklerin diliyle, kundakla kabir arasında bir yolculuk. Söyleyen, ne güzel söylemiş: “ İndim pazara, bir kefen aldım girdim mezara. “ dünyada misafiriz.

Cebrail (as). Hz. Nuh (as) Peygamberimize: “ Sen, ulu-l azim Peygambersin. Çocuklarına dünyayı anlat ta, ders alsınlar. Hz. Nuh (as) Peygamberimiz cevap verdi; Çok güzel bir konak yapmışlar. İki kapısı var. Birinden girip, birinden çıktım. Hepsi bu. Hz. Nuh (as) 950 yıl yaşamıştı. 0, bu yaşa rağmen, bunları söylüyordu. Hakikaten öyle değil mi? İki kapılı bir handan, birinden girip, birinden çıkıyoruz. İnsanoğlu neyine hırs eder? Peygamberimiz (sav) buyurdular ki; “ İnsanın dünyada yediği, içtiği, giydiği bir de ahiret için gönderdiği hayır, hasenat (infak). Onun gerisi varislerin.

Yine Peygamberimiz (sav) buyurdular ki; “ İnsanoğlunun bir dünya dolusu malı olsa, bir ikincisini, bir üçüncüsünü ister. Doymaz. Gözünü ancak bir avuç toprak doyurur.

Peygamber Efendimiz (sav) ne güzel izah etmiş, Peygamberimizin (sav) bütün sözleri, adeta bir mucize kabilindendir.

Şahit ol Ya Rabbi, Kuran-ı Kerime ve Peygamberimizin (sav) bütün sözlerine, bir kez daha inandık ve iman ettik. Bütün ümmet-i Muhammed adına yazıyorum. Şahit ol. Ya Rabbi. Şahit ol Ya Rabbi. Şahit ol Ya rabbi.

Ya Resul Allah, getirdiğin kitap, Kuran-ı Kerim ve senin sözlerini bizim gönüllerimize şifa oldu. Getirdiğin kitabı, senin sözlerini, çok ama çok seviyoruz ve seninle havz-ı kevserin başında buluşmayı ve mübarek ellerinden kevserden içmeyi hep özlüyoruz.

Haset, devası zor, vücutta tahribatı kötü bir huy. Sahibine hiçbir fayda sağlamaz. Kaynak kitaplarımızda bu sözümü teyit eden bir olay anlatılıyor: “Bir kişi Ya Musa, Allah’a (cc) dua et. Bana bir hayvan versin. Hz. Musa (as) Ya Rabbi, kulun istediğini duydun. İstediğini versen olur mu? Ya Musa o kuluma söyle, komşusuna iki, ona bir hayvan vereceğim. Razı mı? Hz. Musa (as) adama geldi. Durumu anlattı. Adamın cevabı, tam bir haset örneği. Aman ona vermesin, ben de istemiyorum. İşte hasetli insanın hali bu.”

Bu ve benzeri hastalıkların tedavisi, hekimlerin yazdığı ilaçlar değil. Onların yeri ayrı.

Manevi hastalıkların tek ve değişmez ilacı, Allah’tan (cc) yardım istemek, gönlü ve hasta kalbi yalnız Allah (cc) muhabbetiyle doldurmak.

Şimdi, sen soracaksın, o kalbi nasıl dolduracağız? Onun ilacı da, çok tövbe, çok istiğfar çok ama çok sabah, akşam, gece seherlerde gözyaşı.

Duamız seherlerde buluşmak dileğiyle. Âmin

Hoşça Kalın. Allah’a (cc) Emanet olun.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sizlerden Biri Arşivi