Kahraman arıyorsanız Seyit Onbaşı'ya bakın
Konya Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi'nde düzenlenen "Bir Devrin Battığı Yer Çanakkale" konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Saadet Partisi (SP) GİK Üyesi ve Araştırmacı-Yazar Ekrem Şama, Çanakkale Zaferi'nin Türk tarihinin dönüm noktasını olduğunu ve Anadolu'nun kıyamete kadar Türk yurdu olarak kalacağının cevabı olduğunu söyledi. Erol Güngör Konferans Salonu'nda düzenlenen konferansa Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Konya Şube Başkanı Yusuf Güneş, Meram Halk Eğitim Merkezi Müdür Yardımcısı Kasım Yazıcı ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Çanakkale Savaşı'nın bazı çevreler tarafından "centilmenler" savaşı olarak nitelendirilmesine dikkat çeken Ekrem Şama, Çanakkale'de tek taraflı centilmenliğin yaşandığını söyledi. Türklerin Çanakkale Savaşı'nın tek centilmen tarafı olduğunun altını çizen Ekrem Şama, "Türkler hiçbir zaman hastaneleri bombalamadı. Yaralı esir askerleri tedavi etti ve iyileştikten sonra serbest bıraktı. Türk askerleri o kadar kurşunun yağmurunun arasında düşman askerlerinin hayatını kurtardı. Peki düşman orduları ne yaptı? Sargıyeri Şehitliği'ndeki hastanemizi bombaladı. 18 bin yaralı Mehmetçik hayatını kaybetti. İstanbul'a yaralı askerleri taşıyan gemileri bombaladılar. Hediye atıyoruz diye. Konserve kutusu içine bombalı tuzak kurdular. Bu centilmenlik? Çanakkale'de tek centilmen vardı o da Türklerdi" dedi. Çanakkale'de İngilizlerin savaş suçu işlediğini dile getiren Ekrem Şama, "İngilizler, sadece hastaneleri vurmadılar. Sivil yerleşim birimlerini ve camileri bile vurdular. Bu bir savaş suçu olmasına rağmen bugün hiç gündeme getirilmiyor. Bunlar tarih boyunca hep bunu yaptı. Batılı güçler dini mekanlara saldırmaktan zevk alıyor. Irak'ta, Afganistan'da ve Bosna'da bunu yaptılar" ifadelerini kullandı.
SEYİT ONBAŞIYI HERKESE TANITIN
Malazgirt'teki manevi şahlanışın anlaşılmadan Çanakkale'nin anlaşılamayacağını dile getiren Tarihçi Yazar Ekrem Şama, Çanakkale Zaferi'nin kilit ismini olan Seyit Onbaşı'nın daha iyi anlatılması gerektiğini söyledi. Yeni neslin Seyit Onbaşı'yı iyi tanımadığını öne süren Şama, "Etrafımızı sanal kahramanlar kuşattı. Gençlerimiz supermenlerle, rambolarla yatıp kalkıyor. Kahraman mı arıyorsunuz? Alın size Seyit Onbaşı. Ondan daha iyi kahraman bulamazsınız. O bir milletin bir ülkenin kaderini değiştirdi. Edebiyatçı öğrenciler onun hayatını yazın, şair arkadaşlar onunla ilgili şiirler yazın, animasyoncular neredesiniz? Filmciler, Seyit Onbaşı'yı film yapın" diye konuştu. Seyit Onbaşı'nın Çanakkale Savaşı'ndan sonra da savaştığını hatta Kurtuluş Savaşı'na da katıldığını aktaran Şama, böyle bir kahramanın ömrünü fakirlik ve yokluk içerisinde geçirdiğini söyledi. Seyit Onbaşı'nın yeni yeni anlaşıldığını ifade eden Şama, "Seyit Onbaşı'nın hatırlanmasında merhum Necmettin Erbakan'ın büyük rolü olmuştur. Necmeddin Erbakan da Seyit Onbaşı gibi vefatından sonra anlaşılmaya başlamıştır. Seyit Onbaşı, o kadar vatansever bir insandı ki; kendisine bağlanmak istenen maaşı bile reddetmiştir ve 'Ben bu işi Allah rızası için yaptım. Para için değil' demiştir. Böyle bir kahramanı lütfen hatırlatalım ve unutmayalım" çağrısında bulundu
ALLAH TÜRKLERİN YANINDAYDI
Çanakkale Savaşı'nın zaferle sonuçlanmasında Sultan Abdulhamit Han'ın yaptırdığı tabyaların önemli rolü olduğunun altını çizen Şama, şunları söyledi: "Cennet mekan Abdulhamit sağlığındayken tehlikenin farkına varmış, Rumeli tabyalarını yaptırmıştır. Seyit Onbaşı da bu tabyalarda görev yapan bir askerdi. İhtilaf kuvvetlerine bağlı Orchin gemisi mecidiye tabyalarını bombalarken 17 askerimiz şehit olmuştur. Sadece Seyit Onbaşı ve arkadaşı hayatta kalmıştır. Seyit Onbaşı, 276 kiloluk top mermisini 5-6 merdiven çıkarak, namluya sürmüş ve o gemiyi vurmuştur. O geminin vurulması savaşın kaderini değiştirmiştir. Seyit Onbaşı'ya o topu Allah kaldırtmıştır. O kuvveti Allah vermiştir. Çanakkale Savaşı'nın başından bu yana Allah bizim yanımızdaydı. Düşman kuvvetlerinden komutanlarından birisi 'Allah hep Türklerle beraberdi' demişti. Seyit Onbaşı'nın 276 kiloluk top mermisini kaldırması, gemiyi vurması, Nusret Mayın Gemisi'nin mayınları döşemesi ve İngiliz uçaklarının bu mayınları fark edememesi Allah'ın izniyle olmuştur." İngilizlerin Çanakkale'yi geçerek, halifeliği kaldırmak istediğini kaydeden Şama, "Osmanlı Devleti, Balkan Savaşlarının ardından çok yorgun düşmüştü. Hayalet bir orduya dönmüştü. İngilizler için hilafeti kaldırmanın tam zamanıydı. Çanakkale'yi 14 günde geçmeyi hedefliyorlardı. Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı. Türk askerinin imanı ve inancı Çanakkale'nin geçilmesine izin vermedi. Türk askeri Çanakkale'de Allah için, din için, Kur'an için savaştı. Askerlerimiz en ufak bir tereddüdü olmadan ölüme koştular. Savaşlar her zaman üstün silahlarla kazanılmıyor. Türk askeri inançla ve imanla bir destan yazmıştır" diye konuştu.
HABER MERKEZİ




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.