İslamla savaşıyorlar

İslamla savaşıyorlar
İnanç Özgürlükleri Platformu adına konuşan Mevlüt Doğan, Mekkeye atom bombası atılması gerektiğini savunan, İslamla savaşan zihniyet, nasıl olur da Türkiyenin dost ve müttefiki olabilir? dedi

Başörtüsüne ve temel insan haklarına özgürlük için verdikleri mücadelede 244 haftaya ulaşan Konya İnanç Özgürlükleri Platformu, mutat olarak düzenlediği basın açıklamalarına bu hafta da devam etti. Kayalıpark alanında bir araya gelen platform üyeleri adına konuşan platform üyesi Mevlüt Doğan, başörtüsü, Suriye’deki olaylar, eğitim ve 28 Şubat postmodern darbesi konusunda açıklama yaptı.

Tesettürün dini bir emir olduğunu ve hiçbir zaman değişemeyeceğini söyleyen Mevlüt Doğan, “Dinin emirleri belli zaman ve mekanlara has kılınamaz. Din bir bütündür, parçalanamaz” dedi. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in bir üniversitede yaptığı konuşmada 12 yıllık kesintisiz eğitimi savunurken, 66. ayını dolduran çocukları okula kaydedeceklerini, kaydını yaptırmayan öğrenci velilerinden bunun hesabını soracaklarını söylediğini hatırlatan Doğan, “Aynı Milli Eğitim Bakanı Gaziantep Şehit Kamil İMKB İlköğretim Okulu öğrencisi Şüheda Çelik’in annesi Güllü Çelik’e kızının eğitim hakkını araması nedeniyle 2 yıl 10 ay hapis cezası verilmesi hakkında ne düşünüyor? Ve çocuğunun eğitimin engelleyenlere de hesap sorabilecek mi? Merakla bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Suriye’de yaşanan olaylara da değinen platform sözcüsü Mevlüt Doğan, “Her 8 saatte bir çocuğun öldüğü Suriye’de Kürtlerin ABD’de destek arayışına girmeleri eş zamanlı olarak ülkemizdeki bir partinin de Amerika’daki çaba ve destek faaliyetlerinin beyhude olduğu, bunun sonuç getirmeyeceği tarafımızdan bilinmektedir. Amerikalı bir yarbayın Mekke’ye atom bombasının atılması gerektiğini savunup, derslerinde bunu anlatması, subay adaylarına İslam’la topyekün savaş dersi verdiği bilinmesine rağmen, nasıl dost ve müttefikimiz olarak kaldıkları sorgulanmalıdır” dedi. Ezanın dinin şiarlarından biri olduğunu ifade eden Mevlüt Doğan, “Namazda gözü olmayanın ezan konusunda söz söyleme hakkı yoktur. Dünya hayatı bu tür kişiler için oyun ve eğlence olabilir. Onlar bu dünyada oyunlarını oynasınlar, unutmamalıdırlar ki, son perde ahrettir” diye konuştu. 28 Şubat post modern darbesinin sözcülüğüne soyunan sivil uzantıları durumundaki tiyatro oyuncusu gibi unvanlar almış bu güruhun son günlerdeki ezan muhabbeti ilgi ile takip edilmekte, ezan karşıtı düşüncelerinin beyin ölümü gerçekleşmiş olup hayat, hayat destek ünitesi fişinin kimin ya da kimlerin eliyle çekileceği merak konusudur” dedi.

Televizyonların da aileyi parçaladığını, RTÜK’ün ise sadece seyrettiğini söyleyen Mevlüt Doğan, “Batı kültürü ile yetişmiş senaristlerin toplumu bozmak için kaleme aldığı çarpık ilişkili dizileri ekrana taşıyan televizyonlar, dini ve aileyi koruma kaygısı olmaksızın yayınlarını sürdürürken, vatandaşların söz konusu dizilere ilişkin şikayetlerini ise uyarı gibi en küçük yaptırımla geçiştirmeye çalışıyorlar. Toplumumuzda aile hayatını yıkıcı dizilerdeki rezilliklerin cezalandırılmasını istiyoruz. onları şiddetle kınıyoruz. Aksi takdirde RTÜK eliyle aile yapımız yıkılmış olacaktır” diyerek sözlerini tamamladı.

İBRAHİM ÇİÇEKÇİ

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.