İbrahim Şahin: Rahmetti, azaba dönüştü

İbrahim Şahin: Rahmetti, azaba dönüştü
Konya İnanç Özgürlükleri Platformunun 230. hafta basın açıklaması her hafta olduğu gibi Kayalıparkta platform üyelerinin katılımı ile gerçekleştirildi
Platform adına basın açıklamasını yapan İbrahim Şahin, Suriye'deki Esed rejiminin İsrail’e karşı duruşu ve direniş hareketlerine verdiği destekle olumlu bir intiba bıraktığını belirterek, “Bu harekete rahmet gözü ile bakmakta normal sayılmıştı. Fakat bugün onun saldırıları tuğyana dönüşmüş yatağından taşmış, büyük bir âfet haline gelmiştir. Baasçı Suriye rejimi kendisi için mazeret olarak ileri sürülebilecek her şeyi yok etmiştir. Onun yaptığı katliamları hiçbir mazeret haklı gösteremez. Baasçı Esed rejiminin halkı için halkının faydasına yapabileceği hiçbir reform kalmamıştır. Bir an önce halkını katletmekten vazgeçerek muhaliflerle görüşmeli ülkesini NATO ve haçlı saldırıları için açık hedef haline getirmekten korumalıdır. Bir an önce yönetimden ayrılmalı halkın adalet taleplerini yerine getirecek bir yönetime ülkeyi teslim etmelidir. Hem Esed hem de muhalifler içinde bulundukları bu hassas durumu göz önüne alarak emperyalizme karşı direnişin yanında bir yönetim tesisi için çaba sarf etmelidir” dedi.
Esed ve katillerinin bağımsız, adil bir mahkemede yargılanması gerektiğini bildiren İbrahim Şahin, “Suriye halkının mücadelesini destekliyor yanlarında olduğumuzu beyan ediyoruz. Onları ve tüm direnişçileri emperyalizmin oyunlarına karşı dikkatli olmaya davet ediyoruz. Ülkemizin gündemi dindar bir nesil yetiştirme üzerinden tartışılıyor. Dindar olmayanlar dinsiz mi? Yetiştirilecek nesil kimin ve neyin dindarı olacak? Başbakan yetiştirilecek bu dindar nesli muhafazakâr demokrat olarak nitelendiriyor. Bu dindar nesil neyi muhafaza edecek? Ve demokratlığının sınırları nereye kadar olacak? Bu demokratlığın içini kim ne ile dolduracak? Şerefli doğum gününü andığımız kutlu Nebi ne kadar muhafazakâr ve ne kadar demokrattı? Bu dindar nesil Efendimizin dindarı olacak ise; ne muhafazakârlık ne de demokratlık onun sıfatı olamaz. Yok, başkalarının dindarı olacak ise; bu bize göre dindarlık değil dini darlık olur” diye konuştu.
Önemli bir gündemlerinin de İskilipli Atıf Hoca’nın neden idam edildiği konusu olduğunu ifaden eden Şahin, “Atıf Hoca'nın İslami düşünce ve faaliyetlerinden kimler, neden rahatsız oldular? İskilipli Atıf Hoca gibi bu toprakların değeri ve birikim olan idam edilmiş daha kaç âlim ve insanımız vardır? İstiklal Mahkemeleri misyonunu ve gücünü kim ya da kimlerden alıyordu? Şahadetinin 86. yıl dönümünde İskilipli Âtıf Hoca'nın, O'nun şahsında istiklal Mahkemeleri mazlumlarının itibarlarının iadesini ve İstiklal Mahkemeleri sorumlularının yargılanıp sembolik de olsa yargılanıp cezalandırılmalarını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
HABER MERKEZİ

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.